Samsak

20.04.2010 - 3:26 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Kimi yörelerde sarımsak, kimi yörelerde samırsak; bizim evde ise “samsak” derlerdi. Yöremin insanı pek çok kelimede olduğu gibi sarımsak kelimesinde de kendince kısaltmaya gitmiş.

Pek çok yemekte lezzete lezzet katmak için her daim el altında bulunurdu sarımsak. Günümüzdeki gibi ölçülü-tartılı yemek tarifleri yapılmadığı için genellikle “iki diş” ölçüsü kullanılırdı sarımsak için.

 

SAMSAK

Kimi yörelerde sarımsak, kimi yörelerde samırsak; bizim evde ise “samsak” derlerdi. Yöremin insanı pek çok kelimede olduğu gibi sarımsak kelimesinde de kendince kısaltmaya gitmiş. Söylemekte zorlandığı “r” harfi ile gereksiz bulduğu “ı” harfini çıkartıp; üç heceden iki heceye düşürdüğü, “samsak” kelimesini kullanmış. İşte bu samsağı soyduktan sonra ezmek-döğmek için kullanılan alete de “samsak dövceği” denirdi.

Dayanıklı bir ağaç türünden yapılmış, üzerinde antik çağlardan kalma gibi nakışların bulunduğu bir “samsak dövceğimiz” vardı. O yıllarda oturulan evlerin yapı malzemeleri de, pek çok mutfak gereci de hep ahşaptan olurdu. Sokak kapısı, merdiven, taban-tavan döşemesi, gömme dolaplar, tel dolaplar…Tahta kaşıklar, hamur teknesi, tabla, oklava, pişirgeç…Ve tabi samsak dövceği. Böylesi ahşap yoğun evlerin tavan aralarında, mutfak pencerelerinde veya kuru merdiven altlarında asılırdı sarımsak örgüleri. Tıpkı soğan gibi, patates gibi, tarhana gibi, bulgur gibi bu evlerin olmazsa olmazıydı sarımsak.

Pek çok yemekte lezzete lezzet katmak için her daim el altında bulunurdu sarımsak. Günümüzdeki gibi ölçülü-tartılı yemek tarifleri yapılmadığı için genellikle “iki diş” ölçüsü kullanılırdı sarımsak için. Her bir sarımsak dilimine diş denilirdi ve günümüzdeki sarımsak dişlerinden daha küçük ama daha lezzetliydi. Bu gün artık hemen hemen tüm meyvelerin ve sebzelerin ebatı eskiye göre daha büyük. Büyük ama tatsız, lezzetsiz, sağlıksız besinler çağındayız.

Geçen gün büyük bir markette, incecik fileler içinde draje şekerler gibi dizilmiş, muntazam görünümde sarımsaklardan aldım. Sarımsağın biçimi öylesine düzgün, kabuğunun şekli öylesine biçimli ki; sanki birebir ölçüsünü almış bir terzi tarafından giydirilmiş. Soyması da bir o kadar kolay. Ama soyulduktan sonra ortaya çıkan tuhaf bir şey. Elinizdeki sanki sarımsak değil de mandalina. Havana koyup ezdikten sonra bile sarımsağın şanına yakışır o meşhur kokudan eser yok.

Eskiden mutfağa, hatta bütün eve yayılan o muhteşem kokulu sarımsakla hiç ilgisi olmayan bir şey. Yerken de ağzınızda yine sarımsağın kendine özgü acımtrak tadından hiçbir eser yok. Nerede o yıllar öncesinin kırmızımtrak çizgili kabuklarından binbir güçlükle soyulan, ince ve küçük ama şanına layık kokusu-tadı olan sarımsakları?! Şimdi gelin de, “sarımsaklasakdamıyesek-sarımsaklamaksakdamıyesek.” tekerlemesini söyleyin. Sanki ne fark edecek?

 

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yöresel mutfaklar kategorisindeki tüm hikayeler
9741 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 20.04.2010 - 10:08
  • Cano
  • Sarmısak
  • Biz de, sarmısak diyoruz sizin samsağa! O, tadıyla, kokusuyla, herkesin üzerinde anlaşamadığı adıyla, başıyla, dişiyle, sırf ona tahsis edilen sarmısak döveceğiyle gerçekten bir yazı konusu olmayı hakediyor. Elinize sağlık...
    ----------
    Admin:
    Sarımsak doğal bir antibiyotik aynı zamanda.
    Bir de hayatımızın doğal antibiyotikleri var.
    Nefes almak, su içmek gibi yaşam enerjisi verenler.
    Böyle düşününce sarımsak bir yazı dizisine bile dönüşebilir.
    Soğanı, maydanozu, yeşil enerjisi ile ıspanağı sofraya taşımalı.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
sarımsak, samsak, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri