Kalaylı güğüm

12.02.2009 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Eski Karadeniz evlerinin kocaman salon-mutfaklarında muhakkak bir kuzine soba bulunur ve bu sobalar yazın bile ekmek ya da yemek yapmak için yakılır.

Eski Karadeniz evlerinin kocaman salon-mutfaklarında muhakkak bir kuzine soba bulunur ve bu sobalar yazın bile ekmek ya da yemek yapmak için yakılır. Kuzine eğer yanıyorsa üzeri asla boş bırakılmaz, muhakkak bir güğüm ya da çaydanlık konur. Sobada yakılan odun kıymetlidir ve israf yapılmadan, sonuna kadar faydalanılır ısıdan.

 

Bu resimdeki de o eski evlerden biri ve kuzine sobanın üzerindeki kalaylı bakır güğüm güneş gibi parlayıp gözünü alıyor insanın. İşte ev sahibi, o eski kadınların “evim eski ama çiçek gibi tertemiz çok şükür, kanıtı da pırıl pırıl parlayan güğümüm” bakışıyla oturuyor sandalyesinde…

Eskiden evlerde kullanılan bakır kaplar mahalleden geçen “kalaaay-cılara” ya da “bakırcılara” götürülür mis gibi kalaylatılırdı. Kalaylatılmamış bakır kaplardan yemek yediği için zehirlenenlerin sayısı şofbenden zehirlenenlerden fazlaydı belki de!


Bir gün gelip de bir bakırcı dükkanında asılı bakraçlara, kalaylı güğümlere zamanda yolculuk yapmış gibi sevinerek bakacağımı söyleseler inanmazdım. Büyük şehirlerde kalaylı güğüm devri son mu buluyor ne?  

tarafından girilen tüm hikayeler Yöresel mutfaklar kategorisindeki tüm hikayeler
7029 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri