Yumurtalı ekmek hikayesi

06.12.2009 - 18:47 | - Tüm hikayeler
  • Zenginlik böyle bir şeydi işte. Peynir ekmek kesmiyor da. Bir de yumurtalı ekmek diziyordun sofraya…

Sabah kahvaltısını hazırlamaya, çay suyu koyarak başlayan kadın, ekmekliğin önüne gelince duraksadı: Pazar günleri bakkal ve fırın açık olmadığından evin ihtiyacı olan iki günlük ekmek önceden alınmış ve haliyle biraz bayatlamıştı. Pazar kahvaltısında dört çocuğuna ve kocasına bayat ekmek yedirtecek değildi. Nimeti azcık bayatladı diye ziyan edecek kadın değildi evelallah! Konuyu çözüme kavuşturmak iki dakikasını bile almadı. 
     
Tek maaşla dört çocuk büyütmek zordu, zordu ya oturdukları ev kendilerinindi çok şükür. Dikiş diker, örgü örer çocuklarının kılık kıyafetini kendi elcağızıyla hazırlardı, en güzelinden. Çocuklar  boy boy olduklarından birbirlerinden ufalanları giyerlerdi. Kılık kıyafet masrafından, gezme tozmadan kısarlar ama boğazdan kısmazlardı şükür. Hatta bazen para bile artırırlar, Devlet Tiyatrolarına oyun izlemeye giderlerdi beyiyle.

Kocası iyi adamdı, çalışıp kazandığı parayı kumarda, orda burada yemez, getirir onun eline sayardı. Doğrusu, parayı çar çur etmeme konusunda gözüne girmişti beyinin. Hafta içi çalıştığı yetmiyormuş gibi, Pazar günleri pazara gidip alışveriş yapar meyveyi-sebzeyi eksik etmezdi evden. İyi adamdı, iyi daha ne olsun! Bazen iki tek aslan sütü atardı ama ona tek fiske atmışlığı yoktu. Gerçi hele bir atsındı!! Onu da içmese pek iyi olacaktı ya, evde içerdi efendi efendi. Pek keyifli olur çocukları iyice bir öpüp, severdi. İyi hadi iç diye sofralar kuracak hali yoktu, hatta biraz da mızmızlanırdı ama iyi adamdı beyi, daha ne olsundu!    
 
Evde yemek yapacak erzak varken çoluk çocuğu doyuramamak da neyin nesiydi? Bayat ekmekleri ekmeklikten alıp tahtanın üzerinde dilimledi. Üç-dört yumurtayı derince bir kapta güzelce çırpıp, bir fiske tuz,  azcık da süt ekledi. Tavaya  koyduğu çiçek yağı kızsın diye ocağın altını yaktı. Bir yandan çayı demleyip içerideki kızlarına seslendi: “Kızlar hadi masayı hazırlayın!” Çok şükür kızları “bana ne” bilmez, bir sözünü ikiletmezlerdi, öyle yetiştirmişti. Cıvıl cıvıl koşturdular, “Anne yumurtalı ekmek mi yapıyorsun?” diye sevinçle. Büyük kızı ekmekleri yumurtaya banmasına yardım etti. Bir güzel kızarttı yumurtalı ekmekleri arkalı önlü. Kokuyu duyan mutfağa koştu!

Zenginlik böyle bir şeydi işte. Peynir ekmek kesmiyor da. Bir de yumurtalı ekmek diziyordun sofraya…
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
10376 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 06.12.2009 - 20:12
  • Neşeli
  • Bir de sarımsaklısı var ki
  • Yumurtalı ekmeğin bir de sarımsaklısı var ki, yeme de yanında yat. Böyle senginliği hiç bir şeye değişmez insan. Sahanda yumurta boşuna padişah sofralarının gözdesi olmamış.

    Sıcak yazıların yumurtalı ekmek gibi :)

    Sarımsaklı yumurtalı ekmeği bu tarifle yaptım.
    Kesinlikle denemelisin.

    Malzemeleri
    3 adet yumurta
    Birkaç damla 2 çay kaşığı ezilmiş sarımsak
    Tuz ve karabiber
    6 yemek kaşığı zeytin yağı
    6 dilim ekmek

    Hazırlanması
    Yumurtaları kırıp biraz sıcak su ile çırpın. Ezilmiş sarımsağı da ekleyip baharatını ayarladıktan sonra iyice karıştırın. Genişçe bir kızartma tavasında yağı kızdırın. Ekmek dilimlerini yumurta karışımını batırın ve kızartın.

    Sofrada bir çay olsun bir de sarımsaklı yumurtalı ekmek olsun.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yumurtalı ekmek, zenginlik, yemek hikayesi

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri