Yumurta Tokuşturmak

10.06.2010 - 8:10 | - Tüm hikayeler
  • İnsanlar genellikle 4-5 yaştan itibaren yaşadıklarını hatırlıyor. Çok fazla net olmayan, flu görüntüler ve yarım yamalak diyaloglar.

Köyde herkesin “İstanbullu” dedikleri, sessiz kocasına inat son derece konuşkan ve atak bir kadın vardı. İşte bu İstanbullu, evin avlusunda yakmış bir ateş ve bütün köy doluşmuş bahçeye.


YUMURTA TOKUŞTURMAK

İnsanlar genellikle 4-5 yaştan itibaren yaşadıklarını hatırlıyor. Çok fazla net olmayan, flu görüntüler ve yarım yamalak diyaloglar. Ama unutulmuyor. Köyde herkesin “İstanbullu” dedikleri, sessiz kocasına inat son derece konuşkan ve atak bir kadın vardı. İşte bu İstanbullu, evin avlusunda yakmış bir ateş ve bütün köy doluşmuş bahçeye.

Ablamın süt dişleri dökülüyor. Öndekileri bir ipe bağlayıp, ipin ucunu kendi çekerek kurtulmuş ama bir azı dişinden bir türlü kurtulamıyor. Köyün bir berberi var. Pek çok köyde olduğu gibi aynı zamanda sünnetçi ve dişçi. Çenesine doğru sarkan gür bıyıkları var berberin. Elindeki kerpeteni arkasına saklayıp, ağzını açması için dil döküyor ablama. Bıyıkları dudaklarını örten köy öğretmeni, elinde iki yumurtayla çıkıp geliyor yanımıza. Ablam dişini çektirirse yumurta tokuşturacak Kürt Hocayla.

Berber ile Kürt Hoca köyün en muzip ikilisi. Ateşin üzerinden atlayan Çolak Müezzine takılıyorlar: “Hadi atladın kurtuldun günahlardan. Gel akşama biraz günah yükleyelim sana.” Çolak Müezzin, gülerek karşıdan bağırıyor: “Biz o yolları bıraktık, çok şükür. Size afiyet olsun.” Ziraatçinin aklı kıt oğlu da kardeşiyle çiğ yumurtayı tokuşturmuş. Kırılan yumurta eline bulaşmış, herkes gülüyor. Fadime Teyze, yeni evlenen kızı Zarife’yi belinden tutmuş bırakmıyor. Zarife, ateşten atlamak için kurtulmaya çalıştıkça Fadime Teyze köpürüyor: “Allahın delisi, düşürecek çocuğu!” Tabi ben, Zarife’nin kucağında çocuk filan yokken; annesinin bu “düşürme” korkusunu, yıllar sonra anlayabilmiştim.

Evet, yıllar geçti. Yaşadığım ülkede anlayamadığım nice gelişmenin olup bittiği yıllar. İnsanların sırf bıyık biçimlerinden dolayı birbirine düşman olduğu yıllar. Etnik köken, inanç ve düşünce farklılığının çatışma getirdiği yıllar. Nice insanımızın birbirine kırdırıldığı yıllar.

Ekranda Amerikan Büyükelçisi ve Kültür Bakanımız. Ateşten atlayıp, yumurta tokuşturuyor. Başka bir kanala geçiyorum, eski ajanlardan Mahir Kaynak konuşuyor: Barış güzel de; buna bizim kendimizin karar vermesi lazım. “Çatış” dedikleri zaman çatışan, “barış” dedikleri zaman barışan bir toplum olmamamız lazım gibi laflar ediyor. Ne çok çiğ yumurta kırdık geçen yıllarda ve hala kıracağımız çiğ yumurtalarımız var. Bizden önceki kuşaklar epey zorluklar görmüş. Savaşlar, yokluklar, kıtlıklar çekmişler. Bizim kuşak ise kıtlıkların en kötüsünü, “akıl kıtlığını” çekti bu ülkede. Ne yazık ki hala çekiyor.
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4850 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yumurta tokuşturmak, sıcak yemek öyküleri, yemek ve yaşam

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri