Taklamakan seyahat

19.06.2010 - 15:30 | - Tüm hikayeler
  • Araba klimasız, gidilecek yol 500 kilometre ve sürücü de hız kurallarını aşmayan bir baba olunca; sabahın beşinden önce yola çıkılıyor.

Araba klimasız, gidilecek yol 500 kilometre ve sürücü de hız kurallarını aşmayan bir baba olunca; sabahın beşinden önce yola çıkılıyor. Sürücü koltuğundaki hariç uykuya devamla geçen iki saatten sonra güneşin ilk sıcaklığı kahvaltı saatini hatırlatıyor. Yavaştan aralanan gözler, uzayıp giden asfalt boyunca kahvaltı molası verilebilecek uygun bir mekanı gözetlemeye başlıyor. Nihayet ufukta görülen ve yaklaştıkça oybirliğiyle durmaya karar verilen bir tesise dalınıyor.

Henüz arabadan inerken gözümüz yiyecek-içeceklerin büyük harflerle yazıldığı camekanda. Kimimiz içinden, kimimiz sesli olarak, yukarıdan aşağıya doğru okuyoruz:

“BÖREK, ÇÖREK, POĞAÇA, AÇMA, SİMİT…
İçinden okuyanlar aynı zamanda fikir de yürütüyor; “Börek, karaköy böreği olmalı. Ben peynirli severim. Açma veya simit fırından çıkalı şöyle 20 dakika olmalı. Ilık ılık güzel olur…” Evden çıkarken aceleyle yıkanan yüzler, bir kez daha soğuk suyla yıkanıp; hepsi boş olan masalardan birisine oturuyoruz. Çocuk yaşlarda bir garson hemen koşup geliyor.
-Börek, ne böreği?
-Börek yok.
-Poğaça?
-Poğaça da yok.
-Peki simit, açma?
-Sadece tost var abi.
-Peki, onları niye yazdınız öyle?
-Bir zamanlar hepsi vardı. Ama pek gelen giden olmuyor buraya…
-Anladım. Çayınız var değil mi?
-Var abi. Yeni demlendi.
-O zaman sen bize çay getir. Bir de su…

-Bana, ne gerek var diyordun? Bak işte, iyi ki böreğimden iki parça koymuşum.
-Ya senin bu basiretin, öngörün ve de uzak görüşlülüğün olmasa biz hepten telef oluruz.
-Geç dalganı.
-Yok ya ne dalgası. Senin lojistik desteğinle, Taklamakan Çölünü bile baştan sona geçeriz.
-Taklamakan mı? Nerde bu çöl?
-Çin’de. Şu meşhur Sincan-Uygur bölgesinde, oldukça büyük bir çöl.
-Sahi, birden bire nasıl çıktı Uygur bölgesi çatışmaları?
-Böyle olaylar, birden bire çıkmaz. Sen güzel börek yapıyorsun ama briç oynamayı bilmiyorsun. Bundan birkaç hafta önce Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin bir araya geldiler. B-R-İ-Ç. Hindistan, “İndian” diye geçiyor. İşte bu briç dörtlüsü oturup, ABD dolarına “kontr” çekmek istediler.
-Eeee?
-Devamı yolda. Hadi bakalım, güneş yükseliyor; biz daha Tuz Gölünü geçemedik. Taklamakan Seyahatin yolcuları, hareket saatiniz gelmiştir. Kuala Lumpur’a kadar ikinci bir molamız yoktur.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5278 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yolculuk ve yemek, çay, simit, açma, molada yemek

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri