İsim, şehir, yemek..

25.06.2010 - 13:30 | - Tüm hikayeler
  • Okullar tatile girince, çocuklar için zaman geçirme arayışları başlıyor.

Okullar tatile girince, çocuklar için zaman geçirme arayışları başlıyor. Yaklaşık üç ay boyunca sabahtan akşama boş bir günün değerlendirilmesi. Tabi en güzeli evin, hatta şehrin dışında doğayla içi içe zaman geçirmek.

İSİM, ŞEHİR, YEMEK..

Okullar tatile girince, çocuklar için zaman geçirme arayışları başlıyor. Yaklaşık üç ay boyunca sabahtan akşama boş bir günün değerlendirilmesi. Tabi en güzeli evin, hatta şehrin dışında doğayla içi içe zaman geçirmek. Sportif ve turistik etkinliklere katılıp, eğlenme-öğrenme birlikteliğini bu yaşlarda tatmak. Ancak tüm yaz tatilinin böyle doldurulması, çoğu aile için imkansız ötesi. Böyle olunca da ev içinde zaman geçirmeye yönelik arayışlar önem kazanıyor.
Bizim ufaklıklar, bilgisayar ve televizyon dışı zaman geçirme etkinliklerinin benden prim gördüğünü iyi bilirler. Özellikle kendi çocukluk günlerimin imkansızlıklara paralel yararlı ve yaratıcı oyunlarını onlara da öğretiyorum. Bunlardan en beğendikleri de “İsim, Şehir,…” oyunu.

Boş bir kağıda klasik başlıkların ötesinde kendi eklemelerini de yapıp, karşılıklı bilgi dağarcıklarını geliştiriyorlar. Tabi ihtilafa düştüklerinde ombudsmanlık görevi de bana düşüyor. Oyunu, kendi insiyatifleriyle geliştirme-renklendirme çabaları da benim işimi gittikçe zorlaştırıyor. Geçen yaz tatilinde “Bitki” başlığı ile idare edip; seçtikleri harfle başlayan ve bitki başlığı altına giren her kelimeyi kullanıyorlardı. Ama bu sene biraz daha detaya inip Meyve, Sebze, Ağaç gibi yeni başlıklar icat ettiler. Tabi ben de gaza gelip “Yemek” başlığını da koymalarını önerdim. Artık hemen her harfte, ombudsmanın çözmesi gereken sorunumuz garanti.
-Baba. Vişne, ağaç mı; yoksa meyve mi?
-Hem ağaç, hem meyve...
-Ama öyle olunca kolaycılık olur.
-Peki o zaman şöyle olsun: Meyvesi olan ağaçları “meyve” başlığında; olmayanları ise “ağaç” başlığında değerlendirin…

Çözüm böyle palyatif ve baştan savma olunca beraberinde yeni sorunlar/sorular getirmesi de kaçınılmaz.

-Baba, vişnenin reçeli-kompostosu ne olacak?
-Nasıl ne olacak?!..
-Yani hem meyve, hem de yemek yazma durumu var?!
-E yazmak lazım…
-Peki fasülye?
-Fasülye sebze başlığında; taze fasülye ile kuru fasülye yemek…
-Zeytinyağlı fasülye?
-Ama bir fasülye de bu kadar zorlanmamalı…
-Baba!
-Yine ne oldu?
-Baba, tıpkı Levent Kırca gibi bakıyorsun…

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5065 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
çocuklarla yemek üzerine, yemek sohbetleri, yemek diyalogları, sıcak yemek öyküleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri