Salata sözcüğünün kökeni tuz

17.05.2010 - 12:46 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Yüzyıllarca etlerin, balıkların yanında hep 'ot' kategorisinde görülen, dudak bükülen salata günümüzde artık birçok mekânın yemek listesinde ve ana yemeklerin sayısından fazla...
  • Salata tüketiminde rekor da kişi başına yılda 15 kiloyla Amerikalıların elinde...

Bir dönem, ot diye köşeye itilen salata. bugün sofraların başköşesinde yer alıyor. Dudak bükülen salatanın hızlı yükselişini Ahmet Örs "salata altın çağını yaşıyor" isimli yazısında kaleme almış. "Salata sözcüğünün kökeni tuz" diyen Örs, şu değerlendirmede bulunuyor..

SALATA SÖZCÜĞÜNÜN KÖKENİ TUZ

Salata sözcüğünün kökeni Latince tuz anlamına gelen 'sal'. Yani 'tuzlanarak yenen bir şey'. Bir özelliği de, kökü kesildiği zaman içinden sütümsü bir özsuyu çıkan bitkilerden oluşu. Bu nedenle salatanın İngilizce 'lettuce', Fransızca 'laitue' olan adı, Latince 'lactuca' yani 'sütlü' sözcüğünden geliyor. Binlerce yıldır, insanoğlu, özsuyu sütü andıran bitkilere esrarengiz güçler yakıştırmıştı. Eski Mısır'da yeşil salata, ersuyunu çağrıştıran sütü nedeniyle bereket simgesi olarak özel ayinlerde kullanılıyor, firavun, hasat bayramında iki elinde birer büyük baş salata tutarak bunları tanrılara adıyordu. Bugün yeşil salatadaki sütü andıran özsuyunun cinsellikle ilgili hiçbir etkisinin olmadığı, tersine uykuyu kolaylaştırıcı, hafif uyuşturucu bazı maddeler içerdiği biliniyor. Vatanı Anadolu olan yeşil salatanın bu rahatlatıcı etkisinin eski Yunanlar da farkındaydı.

Nitekim Eubulos adlı yazarın İktidarsızlar adlı antik komedisinde, kocasının iktidarsızlığından yakınan bir kadına, ona salata yedirdiği için kendisinin kabahatli olduğu söyleniyor. Bu gevşetici özelliğini dengelemek için de yeşil salata çok eski zamanlardan beri afrodizyak etkisi olduğu bilinen rokayla birlikte harmanlanarak yeniyordu. Yaprakların hızla pörsümesine yol açtığı için salata sosunun, sofraya getirilmeden az önce katılmasında yarar var. Zira salata yaprakların gevrekliği ve sertliği, hücre sıvısının hidrostatik basıncından kaynaklanıyor. Hücreler suyla doluyken salata tazeliğini ve gevrekliğini koruyor. İçindeki sıvıyı yitirdiği anda da yapraklar yumuşuyor.

Zeytinyağı, tuz, sirke ya da limon katıldığında hücre zarları sıvıyı tutma özelliğini yitiriyor, bir yandan salatanın sosu sulanırken, öte yandan yapraklar pörsüyor. Salata tüketiminde rekor Amerikalılarda. Yılda 3 milyar adet civarında salata tüketiliyor bu ülkede. Çoğunluğu göbek salata dediğimiz cins oluşturuyor. Bu, kişi başına yılda yaklaşık 15 kilo salata tüketildiği anlamına geliyor.

Salatayı ne zaman yemeli?
Eski Romalılar bu soruya epey kafa yormuşlar..

Yeşil salata iştahı açıyor, damağı temizliyor. Peki ne zaman yenmeli? Yemeğin başında mı, sonunda mı? Eski Romalılar bu soruya epey kafa yormuşlar. Ünlü gurme Archestratos salatayı yemeğin sonunda, symposion denen içki faslına geçmeden önce yemeyi önermiş. Alkol ısıtıcı etkisini göstermeden önce, vücutta uygun bir ortam hazırlamak için serin salatanın sona bırakılmasını daha doğru bulduğunu söylemiş. Romalılar da Yunan usulünü sürdürmüşler. Ama Diokletian döneminden itibaren salata yemeğin başında da yenmeye başlanmış. Bunun da nedeni, içkinin artık Yunanlarda olduğu gibi yemeğin ardından değil, yemekle birlikte içilmesi ve salatanın iştah açıcı etkisine inanılması. Kuzey Amerika'da salata ana yemekten önce yenir. Fransızlar ise zengin soğuk başlangıçlardan sonra servis edilen ana yemeğin ardından salatayı yemeyi, böylelikle ana yemekle az sonra sofraya gelecek tatlılar arasında bir geçiş yapmayı yeğler. Bizde salata, ana yemeğin yanında yenir.

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
7882 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek ve yaşam, salata, salata ne zaman yenilmeli, salatanın faydaları, salatanın hikayesi, yemeklerin hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri