Sakıza, simite muhtaç ekonomi

02.09.2009 - 5:19 | - Tüm hikayeler
  • Son günlerde ekonomiyi canlandırmak için bir reklam kampanyası başlatıldı: Bir simit alın, bir sakız, bir gül alın ekonomi canlansın.
  • Bakkal Deniz Gökçe; “Sakız satılırsa bakkal kazanır. Bakkal kazanırsa toptancı kazanır. Toptancı kazanırsa üretici kazanır. Üretici vergilerini öder devlet kazanır. Ekonomi kazanır. Krizin kalan son etkileri de ortadan kalkar. İyisi mi ekonomik krizi sakinleştirmek için siz de bir sakız alın” diyor.

Son günlerde bir reklam kampanyası başlatıldı. Hani şu bizi teğet geçen küresel  ekonomik krizin piyasayı durgunlaştıran etkisinden kurtulmak amaçlanıyormuş. Reklam filminde Deniz Gökçe, Meliha Okur, Akın Güngör, Yaman Törüner gibi ünlü ekonomistler rol almış.

Bakkal Deniz Gökçe; “Sakız satılırsa bakkal kazanır. Bakkal kazanırsa toptancı kazanır. Toptancı kazanırsa üretici kazanır. Üretici vergilerini öder devlet kazanır. Ekonomi kazanır. Krizin kalan son etkileri de ortadan kalkar. İyisi mi ekonomik krizi sakinleştirmek için siz de bir sakız alın” diyor.

Simitçi Akın Öngör de; “Simit alırsanız simitçi kazanır. Fırın da kazanır. Unu yapan üreticinin değirmeni döner. Sonuçta memleket kazanır. Çıtır çıtır sıcacık paranın döndüğü bir ekonomi için durmayın siz de gevrek bir simit alın” mesajı veriyor.

Meliha Okur ise çiçek satan “Roman Gacı” tiplemesinde, bir gül almamızı istiyor…

Simit, sakız ve sokak satıcısından ucuz bir gül. Ve canlanacak bir ekonomi.

Bence de ülkemiz insanı için üç önemli harcama kalemi. Gerçekten bu üç kalem ürünü satın alırsa yurdum insanı ekonomiye can verir.
Simitten başlayalım. Hatırlar mısınız, Başbakanın iktidara gelmeden önce televizyonlarda bol bol yaptığı bir simit-çay hesabı vardı? İşte o dört kişilik bir ailenin (henüz asgari 3 çocuk tavsiyesini yapmamıştı) üç öğün simit-çay hesabını yapın önce. Sonra asgari üç çocuğa sakız parası harçlık hesabını ve Meliha Gacıya bir gül için vereceğiniz parayı ekleyin üzerine.

Ne oldu?

Pardon duyamadım?! Asgari ücretiniz yetmedi mi? Emekli maaşınızın hepsi gitti mi? Geriye para kalmadı mı?  Ev kirası, elektrik, su, telefon mu dediniz? Peki, dinleyin o zaman.

Bundan yıllar önce bu ülkede Edirne’den Kars’a kadar, değişik sektörlerde faaliyet gösteren devlet işletmeleri vardı. Adına Kamu İktisadi Teşebbüsleri denirdi. Burada sendikalı, toplu sözleşmeli iyi ücret alan işçiler çalışırdı. Aldıkları maaşlarla yaşadıkları şehrin, kasabanın esnafını ihya edecek harcama yaparlardı. O vakitler memurlar, emekliler de günümüze nazaran daha iyi maaş alırlardı.

Sonra bu Deniz Gökçe gibi ekonomistler çıkıp ekranlara konuşmaya başladılar. Yok efendim bu kuruluşlar iyi işletilmiyordu, ücretler yüksekti, devlete kamburdu filan demeye başladılar. Bu devlet işletmeleri bir an önce satılmalı veya kapatılmalıydı. Özel sektör bu işleri daha iyi yapardı. Hem işletmeler verimli olacak, hem de daha fazla istihdam yaratılacaktı filan. Hepimiz bu ekonomiyi iyi bilen adamlara inandık. Memur, işçinin maaşını kıskandı. Sokaktaki işsiz, memurun aldığın çok gördü. Hatta ürününe destekleme fiyatı verilen köylüye bile laf etti fesat ağızlar. Tarımsal ürünleri bir bir kuruttuk. Milyonlarca insan çifti çubuğu bırakıp köyden büyük şehirlere göç etti.  Özelleştirme adı altında kamu  işletmelerinin % 90’ından fazlasını elden çıkarttık. Geriye kalan KİT lere ait işyerlerinde, belediyelerde ve hatta bakanlıklarda hızlı bir taşeronlaşmaya gittik.

Şimdi pek çok kamu hizmetini asgari ücretten adam çalıştıran bu taşeron firmalar yapıyor ülkemizde. Ücretler artık fiks asgari ücret. Üstelik bu düşük ücreti bile ödemeyenler/ödeyemeyenler var. Geçen Marmaray Projesinde çalışan işçilerin taşeron firmadan 3 aydan beri maaş alamadıkları haberi vardı televizyonlarda.

Yaa, işte durum-vaziyet böyle ülkemizde.

Bir simit alsak, bir sakız alsak, bir gül alsak canlanacak ekonomi diyorlar. Doğrudur, canlanır.

Siz yeter ki kira, elektrik, su, ısınma, ulaşım, sağlık, eğitim gibi zorunlu giderlerin üzerinde simit-sakız-gül alacak bir parayı verin insanlara da canlansın ekonomi. Merak etmeyin bu halk,  verilen parayı harcamayı bilir. Bu canlar, yemesini-içmesini de; gerektiğinde bir gül alıp vermesini de bilir. Zira bu Canlar, yüzyıllardır demişler ki:

“Müfsidin bir de gammazın,
Malı olup da yemezin,
İkisin de namazın,
Kılanında…”

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4436 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek ve yaşam, alın verin ekonomi canlansın

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri