Romanlara yemekler nasıl işledi

06.12.2009 - 7:00 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Elinde fransızca yemek kitabıyla mutfağa inen Meftun Bey alafranga yemek tarifleri ile zaten günde kırk elli tabak yıkamaktan bıkmış olan aşçıları daha da bezdirip kaçırtır.

Elinde fransızca yemek kitabıyla mutfağa inen Meftun Bey alafranga yemek tarifleri ile zaten günde kırk elli tabak yıkamaktan bıkmış olan aşçıları daha da bezdirip kaçırtır.

Meftun'un o ev içinde alafrangalık 'forme' etmeye, yetiştirmeye, alıştırmaya uğraştığı kimseler Zarafet'ten, Şaban'dan, eleni'den ibaret değildi. Ailesinin bütün insalarını o yolda eğitmeye karar vermişti.

Eline çatal bıçak almamış bir aileyi alafranganın bütün sıkıcı yükümlülük, bütün zorunlu törenleriyle yemek yemeye alıştırmak, güç olduğu kadar gülünçte olduğubna Mehtun hiç önem vermiyordu.1

Meftun'un Beyoğlunda veya birbaşka yerde birkaç gece kalıp da eve gelmediği günler ailedeki kimseler için bir şenlik günü olurdu.

O zaman kimse alafranga yemek salonunun semtine uğramazdı. Hanımların küçüğü büyüğü Eleni'ye:

-Haydi kı, sofra bezini bul. Oturduğumuz odaya yayıver. Yemek iskemlesini koy. Kışıkları getir! Emirleriyle bildikleri gibi sofra kurdurtur etrafına dizilirler.

-Oooohh, canım alaturka. anandan babandan gördüğünden şaşma. İnsan böyle tatlı tatlı yiyor...İçine siniyor, ne yediğini biliyor...sözleriyle kolları sıvayıp hepsi birden sahana hücum ederek çorbadan pilava kadar bir kapışmadır giderdi.2

Hüseyin Rahmi Gürpınar, 'Şıpsevdi'de bir yandan 'modernite kavramının yanlış anlaşılmasını eleştirirken diğer yandan geleneksel olanı da göstererek eleştirmektedir.

Kasım Efendi'nin kızı, Meftun'la evlenip gelin geldiği evdeki 'alafrangalıklar'dan dostu Azize Hanım'a yakınır: "Ne yediğimi bilmiyorum ne içtiğimi. Hepsi görünüşte Müslüman ama yaşamları bizimkine uymuyor yemeği elle yemiyorlar. Çatal dedikler o zıkkımı kullanıyorlar. Kör olasıyı kaç defa damağıma batırdım ağzım şişti.

Azize Hanım, üzgün üzgün gözlerini süzüp: dünyada o zıkkımla yemek yiyenlere yarın ahrette zebaniler uçları sivri kızgın çatallarla yemek verecekler. Aman Rabbim acımana sığındım. Allah'ın verdiği parmaklar dururken demir parçalarıyla yemek yenir mi?3

1) Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şıpsevdi, İstanbul, atlas Kitapevi s. 54,56; 2) Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şıpsevdi, İstanbul, atlas Kitapevi s. 56;3) Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şıpsevdi, İstanbul, atlas Kitapevi s. 301

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4713 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 03.12.2008 - 2:06
  • Ada
  • şıpsevdi
  • H.Rahmi romanları beni çok güldürürdü eskiden. Okusam
    şimdi de güldürür muhtemelen :)
    Şıpsevdi de en komiklerinden biridir. Meftun'un alafranga dersleri
    ve bu geçiş döneminin sonundaki rezaletler bir alemdi..

    Bir de bunların softada çatal bıçakla tavuk yeme bölümü var ki
    tam komedi :) Kitabı çok eskiyip parçalandığı için attık sanırım,
    olsa yazardım o bölümü...
    -------------
    Admin:

    Eskimiş kitaplar..
    Eskiyip parçalanınca değerleri artıyormuş kitapların.
    Özellikle sofrada çatal bıçakla tavuk yeme bölümleri. :-)
    Eskiyecek kadar bir kitabın elde dolaşması ne güzel.
    Şimdilerde kitaplar genellikle rafları süslüyor.
    Çatal bıçak öykülerini de ancak bir yerden düşerse başımıza armut misali okuyabiliyoruz.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
roman, hikaye, yemek hikayeleri, çatalın hayatımıza girişi, romanlarda yemek, çatal ve günlük yaşam, hüseyin rahmi, şıpsevdi

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri