Orucun faydası

07.09.2009 - 3:29 | - Tüm hikayeler
  • Ramazan ayı girdiğinde pek çok gazete ve televizyonda oruç tutmanın insana kazandırdığı sağlık üzerine yığınla cümle okuyoruz. Oruç tutmanın, inançtan kaynaklanan bir ibadet olduğu ve bu ibadet karşılığında sadece sevap kazanıldığı gerçeği yetmiyor mu? Neden gerek duyuyoruz bu açıklamalara?

Bu yaşıma geldim, ramazan ayında oruç tutan birisine;  “niçin oruç tutuyorsun?” diye sorulduğunu duymadım. Bir insan oruç tutuyorsa, inandığı dinin bir ibadetini yerine getiriyordur. Bu nedenle, böyle bir “nedensellik” sormanın anlamı da yoktur. Çağdaş toplumlarda hiçbir din mensubu da, kendi dinine ilişkin ibadet   ritüeli  bakımından “nedensellik” sorgulamasına tabi tutulamaz. Bunu yapmak, en hafifinden saygısızlıktır. En ağırından ise anayasal suçtur. Ama bizim toplumda “Niçin oruç tutmuyorsun?” sorusunun; bazen zımni-açık, bazen kibarca-sertçe(kimi zaman epey sertçe)  sorulduğunu iyi biliyoruz... 

Son yıllarda  bu iki gereksiz ve anlamsız sorudan birincisinin, bizzat oruç tutanlar tarafından kendi kendilerine de sorulduğunu görüyoruz.

Ramazan ayı girdiğinde pek çok gazete ve televizyonda oruç tutanlar, bu soruyu sorup kendilerince cevaplar veriyorlar. Oruç tutmanın bir ibadet olduğu ve karşılığında sevap kazanıldığı açıklaması insanları kesmiyor galiba. İlaveten oruç tutmanın insana kazandırdığı sağlık üzerine yığınla cümle okuyoruz. Üstelik tıp eğitimi almış, isimlerinin önünde akademik unvan bulunan insanlar bunu söylüyor. Oruç tutmanın insanın sindirim sistemi üzerindeki olumlu mucizevi etkisini anlata anlata bitiremiyorlar.

Sabahın dördünden akşamın sekizine kadar yemeden-içmeden geçen 15-16 saatin insanı  sağlıklı kıldığı iddia ediliyor. Hani başta dediğim gibi bu bir “ibadet-sevap” olgusu. “Ömrü ramazan olanın, ahireti bayram olur.” cümlesi, her şeyi gayet güzel açıklıyor. Ama uhrevi ödüller kesmiyor olmalı ki; bir takım dünyevi ödüllerden de sık sık bahsediliyor artık.

İnsanoğlunun yüzyıllarca eskiye dayanan bir beslenme zaman aralığı var. Sabah, öğle ve akşam. Günde üç öğün yemek yemeye  kurgulanmış bir metabolizmaya sahibiz. Hatta bunun ötesine geçip miktar olarak daha az ama öğün olarak daha sık ( günde beş öğün gibi)  yemek yenilmesinin yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle sıcak yaz günlerinde vücudumuzun bol sıvıya ihtiyacı olduğu gerçeğini, bu yüzden başta su olmak üzere gün içinde bol miktarda sıvı gıda almamız gerektiğini de biliyoruz. Ramazan ayı girmeden her allahın günü televizyonlardan, gazetelerden;

“Hava sıcaklığı gölgede şu kadar yükseldi. Aman sıcaklara dikkat edin! Başta su olmak üzere bol bol sıvı alın…”  öğütlerini dinliyoruz. Ramazan ayı geliyor ve aynı kaynaklardan fetvalar yükseliyor: Oruç tutmak, insan sağlığı üzerine çok olumlu etki yapıyor. Onbir ay çalışan midemiz, bağırsaklarımız bir ay dinleniyor. Vücutta biriken toksinler, aç kalarak atılıyor. Hatta birisi insan karaciğerini, devenin hörgücüne benzetmiş ve oruçlu iken buradaki fazlalıkların yakıldığını filan yazmış.

Yani, sonuçta bir ibadet biçimi, bizzat o ibadeti yerine getirenlerce gereksiz bir “nedensellik” sorgulamasına tabi tutuluyor. Ne gerek var bu dünyevi açıklamalara? Oruç tutmanın, inançtan kaynaklanan bir ibadet  olduğu ve bu ibadet karşılığında sadece sevap kazanıldığı gerçeği yetmiyor mu?

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
6171 kez okunmuştur. Yorumlar (4) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 4 yorum yapılmıştır
  • 14.09.2009 - 10:26
  • Hidayet
  • İnanç, sevap, sağlık
  • İnsanoğlu yaşadığını anlamlandırmazsa, nasıl yaşar? Yapıyorsa inanç deyip geçemiyor işte. Betona çivi de çaksa buluyor bir yerden bir fayda.
  • 14.09.2009 - 10:29
  • Neşeli
  • Sağlık uzmanları
  • Onca uzman yarar reçetesi çıkartıyor, hepsi boşuna mıdır? Yani anlatılmak istenen bu uzmanlar bunca yıl boşuna mı okumuştur. Bir aydınlatırsanız, mutlu olacağım.
  • 16.09.2009 - 16:53
  • Hızır
  • Aydınlanmak
  • Haklısın Neşeli.
    Onca uzman "yararlı" derken, başka onca uzman da "zararlı" diyor.
    İşte bu yüzden, en iyisi inanç bağlamında yapılanları akıl-bilim gibi dünyevi kriterlerle sorgulamamak.
    Gel de bir budisti, Buda nın nilüfer çiçeğinden çıkmadığı hususunda aydınlat?

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
  • 26.09.2009 - 21:43
  • ABDULLAH ROKASEVER
  • NEW ORDER
  • Oruç dediğin şeyin bünyeye bir çok zararı var.En çok "taş" vakası bu dönemde ortaya çıkıyor.Eğer oruç tutulursa zayıflanıcağı inancı vardır fakat bu tamamen yanlış bir olgu.Çoğu insan kilo alıyor.Neden ? Çünkü metabolizmanız yavaşlıyor ve bu sefer yediğiniz herşey kiloya dönüşüyor.(Bkz. Kilonun zararları)
    Siz siz olun bu haberlere inanmayın,herkes yapmak istediğini yapmakta özgürdür.Lakin ki öyle değildir.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri