Önce Ekmek

16.06.2010 - 9:00 | - Tüm hikayeler
  • Karbondihidrat besinler nedense pek çok yerde hor görülür. Rahmetli Hacı Amcam, benim çok ekmek yememe kızardı. Çok ekmek yiyenlerin "kafası çalışmaz" derdi.

Karbondihidrat besinler nedense pek çok yerde hor görülür. Rahmetli Hacı Amcam, benim çok ekmek yememe kızardı. Çok ekmek yiyenlerin "kafası çalışmaz" derdi.

O yıllarda ilkokulda çocuklara ekmek ve amerikan süt tozu verilirdi. Ben süt tozunu hiç sevmez, içmezdim ama ekmeği kırıntısına kadar yerdim. Ekmek de ekmek yani. Haftada bir kasabaya inenlerin alıp getirdiği ve köyde herkesin "Pazar Ekmeği" dediği; yuvarlak, pişkin ve çıtır somun. İşte o ekmekten bizim ilkokula her gün gelmeye başlamıştı. Bazı çocuklar yarısın yiyemeyip eve götürdü ama ben hepsini yerdim.

Sanırım Hacı Amcam biraz haklıydı. Bu yaşa geldim, öğrenme ve algılamaya ilişkin bir sorunum yok ama öğrendiklerimin çoğu uçup gidiyor nedense. Bu gün günlerden Cuma. Bir haftayı daha geride bıraktım ve geçen bu haftada neler geçti kafamdan diye şöyle bir düşünüyorum. Onca konuşma, dinleme, okuma, yazma, algılamadan pek bir şey kalmamış kafamda.

Örneğin hafta içinde bir kitap okudum. Ece Temelkuran'ın "Ağrı'nın Derinliği." Koskoca kitaptan aklımda kalan, Erivan Ermenilerin çektiği ekonomik sıkıntıları. Sovyet Modelinin yıkılması, peşinden Azerbaycan ile savaş ve deprem felaketi. Pek çok Ermeni ciddi açlık tehlikesi yaşamış. Kocası ülke dışına çalışmaya giden ve yılda bir kez kocasını gören kadınlardan söz ediyor kitabında, Ece Temelkuran. Bir insanın ekmek bulamaz hale gelmesinden daha önemli bir şeyi almıyor benim bu kafam.

Sonra arabanın radyosundan dinlediğim bir haber kalmış aklımda. Çarşamba veya Perşembe akşamı olabilir. Tacikistan halkının önemlice bir oranının, ülke dışında ekmek parası peşinde oldukları haberini hatırlıyorum. Yine kocasına hasret kadınlar ve babalarını özleyen çocuklarla röportajlar.
Ve bu haftadan belleğimde kalan en son olay İzmit deki Brisa İşçileri. Cep telefonlarına mesaj atılarak işten çıkartılacakları haberi verilen, sendika yöneticilerinin bile ilgilenmediği gözü yaşlı adamlar. Evine ekmek götüremeyeceği için ağlayan bir erkek görüntüsünden daha iç parçalayıcı ne var ki bu dünyada? Hani kadınlar pek çok şey için ağlar, erkeklerse pek akıtmaz gözyaşlarını dışarı derler. Doğrudur. Ama bu ekmek kaygısı var ya.. Hele de o ekmek sadece kendisi için değil karısı için, çocuğu içinse; o erkek nasıl çaresiz kalıp omuzları düşer.

İşte bu kadar gündemi dolu ve haberciler için bereketli bu ülkede son bir haftada aklımda kalanlar. Hepsi de ekmekle ilgili. Ne çok severmişim ben bu ekmeği. Belki açlığımdan çok sevdiğim için o kadar çok yemişim bu ekmeği. Kafam da bu yüzden sadece ekmekle ilgili konularda çalışıyor benim. Başka insanlar için çok daha önemli, çok daha entelektüel, çok daha kutsal, çok daha siyasi ve de tarihi konular olabilir tabi. Ama benim için ekmek hep önemli konu oldu. Yarın sabah fırından alıp geleceğim sıcak ekmeğimi kahvaltıda yerken aklıma Erivan da ekmek bulamayan insanlar gelirse ne yaparım? Ya da Brisanın işten attığı o genç işçinin ağlayan yüzü gözümün önüne gelirse?

Evet, ekmek.

Önce ekmek.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5585 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
ekmek, yemek hikayeleri, pazar ekmeği

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri