Ölümcül lezzet: Fugu

02.03.2010 - 10:17 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Fugu Japon İmparatoru’nun yemesinin yasaklanmış olduğu tek gıdadır.
  • Fugu karaciğerinin satışı da Japonya’da yasalara aykırıdır. Hatta atıkları yiyip ölen insanlar olduğundan zehirli atıklar tıbbi atık gibi özel olarak kutulanıp yakılarak imha edilir.
  • Fugu, Guinness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın en zehirli balığıdır ve Japonya’da gıda olarak tüketilmektedir.
  • Fugu ayrıca dünya üzerindeki en zehirli ikinci omurgalı. (birincilik bir kurbağa türüne ait)
  • Fugu fiyatları kışın inanılmaz pahalı olur çünkü bu dönem balığın yağ rezervlerinin dolduğu ve çok daha lezzetli olduğu zamana denk gelir.
  • Tetrodotoksin bir nörotoksindir. Yani sinir sistemini etkileyerek çalışır.
Fugu, Japon İmparatoru’nun yemesinin yasaklanmış olduğu tek gıdadır. Fugu karaciğerinin satışı da Japonya’da yasalara aykırıdır. Hatta atıkları yiyip ölen insanlar olduğundan zehirli atıklar tıbbi atık gibi özel olarak kutulanıp yakılarak imha edilir.

Japonya’da her yıl fugu zehirlenmesinden 100'den fazla insan ölmektedir. 2007 yılında fugu zehirlenmesi şüphesi ile hastaneye başvuran insan sayısı 117. Japonya’da fugu yiyecekseniz Takefugu, Zuboraya gibi ünlü restoranları tercih etmenizde fayda var.

1958 yılında fugu kaynaklı ölümler Japon otoriteleri mutlak bir tedbir almaya itiyor ve bu tarihten sonra fuguyu hazırlamak ve sunmak sadece ehliyetli personel için mümkün oluyor. Fugu şefi olmak için iki-üç yıllık bir eğitim alıyorsunuz ve eğitimin sonunda önce yazılı sınavdan geçiyorsunuz, bundan sonra balığı tanımak üzerine bir sınav ve ardından da hazırladığınız fuguyu kendiniz yiyerek geçmek durumunda olduğunuz bir sınav var. Başvuru yapan her on kişiden üç kişi sınavı geçme şerefine nail oluyor.

Fugu, Guinness Rekorlar Kitabı'na göre dünyanın en zehirli balığıdır ve Japonya’da gıda olarak tüketilmektedir.

Fugu ayrıca dünya üzerindeki en zehirli ikinci omurgalı. (birincilik bir kurbağa türüne ait)

Fugu, balon balığı, kirpi balığı gibi isimlerle anılmaktadır ve dünyada 122’den fazla fugu türü bulunmaktadır. En çok tropik sularda rastlanır ancak son yıllarda Akdeniz’e kadar inmiştir. Fugu çok büyük bir balık olmamakla birlikte 100cm’ye varan birkaç tür bulunmaktadır.

Birçok türü yenilebilir (t. Vermicularis, t. Pardalis) ancak en prestijli olan t. Rupripes, yani torafugu, bir diğer adı ile kaplan balon balığıdır.
Bahar aylarında yakalanan fugular, Pasifik Okyanusu’ndaki çiftliklerde yetiştirilmektedir. Fugu türleri av sezonlarında avlanır ve popülasyon korunmaya çalışılır. Toksisitenin minimalize edilmesi için artık özel balık çiftliklerinde fugu yetiştirilmesi desteklenmektedir.
 
Fugu fiyatları kışın inanılmaz pahalı olur çünkü bu dönem balığın yağ rezervlerinin dolduğu ve çok daha lezzetli olduğu zamana denk gelir. Fugu avlandıktan sonra ölmeden restoranlara getirilir ve burada servis edilene kadar canlı tutulur. Fugu hazırlamak özel lisanslı şeflerin işidir. Ancak hazır da satılmaktadır. Hazır paketlenmiş fugu üretimi de özel izinler gerektirir.
Fugu şık restoranlarda 200 dolardan başlayan fiyatlarla servis ediliyor. Pahalı olduğu için mümkün olduğu kadar tasarruflu hazırlanıyor ve en ince dilimleri elde etmek için özel bir bıçak olan fugu hiki kullanılıyor.

Fugunun karaciğer, yumurtalık ve derisi inanılmaz toksik. Nasıl oluyor da bu kadar toksik madde taşıyan bir organizma kendisine zarar vermiyor sorusunun cevabı fugunun sodyum kanal alıcılarında gizli. Bu sayede balık kendini zehirlemiyor. Peki zehrin kaynağı ne? Büyük bir ihtimalle zehrin kaynağı maddeyi taşıyan su yosunları; dinoflagellatelerdir. Dinoflagellate Latince ürkütücü ve girdap anlamlarındadır. Bu yosunlar çok zehirlidir ve balık kendini koruyabildiğinden balığın vücudunda depolanıp beklerler. Nagasaki Üniversitesi bu konuda özel çalışmalar yapmış. Balık özel ortamda ve özel bir diyetle beslenmiş. Beslenme rejimi değiştirilen balıkların toksisitesi olmadığı görülmüş ve bunun için çalışmalar devam ediyor. Fugu kaynaklı ölümler üzerinde yapılan bir çalışma bu ölümlerin % 50’sisinin karaciğer, % 43’ünün yumurtalık ve % 7’sinin de derinin yenmesi sonucu meydana geldiğini göstermiş.
 
Fugu zehirlenmesinin çok basit bir mekanizması var. Nörotoksin sodyum kanallarını bloke ediyor bu da sinirlerin elektrik sinyalini kesiyor. Felç başlıyor. Ancak burada ürkütücü bir durum var. Zehir kan beyin bariyerini aşmıyor yani bilinciniz açık kalıyor bu olaylar sırasında. Kaslarda başlayan felç sonunda solunumunuzu tamamen engelliyor ve solunum yetersizliğinden ölüyorsunuz. Ölüm maksimum altı saat içinde gerçekleşiyor ancak bir şekilde kurtulacaksanız bunun için belirlenen kıstas yirmi dört saat. Yani balığı yedikten yirmi dört saat sonra hala yaşıyorsanız bu tamamen iyileştiğinizi gösteriyor.

Fugunun içindeki zehir ışık ve ısıya karşı stabil, yani pişirmenin hiçbir önemi yok.

Zehrin adı tetrodotoksin.

Vücudunuza alacağınız kilogram başına on mikrogram zehir öldürücü doz oluyor ve bu zehrin bilinen bir antidotu yok. Daha somut ifade ile toplu iğnenin topu kadar zehir sizi öldürüyor. Başka bir deyişle bir tek balon balığı ortalama 30 insanı öldürebilir ve bu hesap yapılırken balığın her yerinde zehir olmaması detayı olayın ürkütücü boyutunu daha net ifade eder. Tetrodotoksin siyanüre oranla 1200 kat daha zehirlidir. Ancak Japonya’da bir çok tıbbi tesiste antidot geliştirilmesi için çalışmalar yapılıyor ve bazı çalışmalar antikolinesterazların tedavide etkili olabileceğini gösteriyor. Standart tedavi ise yaşam desteği, midenin yıkanması, aktif kömür uygulaması vb…

Tetrodotoksin bir nörotoksindir. Yani sinir sistemini etkileyerek çalışır. Bu sayede kalp, böbrek gibi birçok organınızı geçici olarak ya da sürekli devre dışı bırakabilir. Tetrodotoksin alıp zehirlenen ancak ölmeyen insanların metabolizmayı bazaldan daha yavaş bir seviyeye çekmesi söz konusudur ki sevdikleriniz helvanızı kavururken şansınız varsa sıcak sıcak siz de bir tabak yiyebilirsiniz. Zehrin bir başka türü olan ve kurbağalarda bulunan bufotoksinleri de en az bu madde kadar ilginçtir. Tetrodotoksin ismi balon balıklarının ait olduğu familyaya has bir özellik olan dört dişli ağızdan gelen ve familyayada ismini veren bir kelimeden gelir; tetraodontidae.

En ünlü fugu yemeği sashimi fugudur. Burada tabağın dibini bile görebileceğiniz incelikte dilimler kesiliyor. Üstelik bu dilimlerden herhangi birini tabaktan aldığınızda diğerlerinin şekli bozulmuyor. Sashimi ustaları bazen zehrin çok minik miktarlarını bilerek dilimlerden birkaçına sürerek servis ediyorlar. Böylece dilinizde zehirden kaynaklanan uyuşukluğu hissediyorsunuz ancak bu sadece çok profesyonel şeflerin uyguladığı bir teknik.

Yubiki bir salata türü. Balığın en zehirli bölümlerinden biri olan derisi kullanılarak hazırlanıyor.
En ilginç fugu yemeği balığın zehirli bölümleri kullanılarak, uzun yıllar sake veya tuzda bekletilerek hazırlanan turşular ki bunları heryerde yiyemiyorsunuz ve nasıl hazırlandıkları konusu sır gibi saklanıyor.
 
Tetrodotoksin uzay araştırmalarında suni kış uykusu yaratılmasında test edilen bir madde. Ayrıca bu maddeden kanser gibi kronik ağrılı hastalıklarda kullanılmak üzere bir ilaç bile geliştirilmiş. Migren ve eroin bağımlılığı tedavisinde de kullanım alanları var.
Bu kadar zehirli bir madde neden yenir sorusunun cevabı ise tipik Japon muammasının içinde gizli. Zerafetin, delikanlılığın simgesi fugu yemek. Rus ruleti gibi direk zehirli bölgelerinin tüketilmesi bile söz konusu olmuyormuş. Şehir efsanesidir değildir bilinmez.

Fugu Japon İmparatoru’nun yemesinin yasaklanmış olduğu tek gıdadır. Fugu karaciğerinin satışı da Japonya’da yasalara aykırıdır. Hatta atıkları yiyip ölen insanlar olduğundan zehirli atıklar tıbbi atık gibi özel olarak kutulanıp yakılarak imha ediir.
Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5239 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
fugo, dünya mutfaklarından, japon yemekleri, japon yemek kültürü, yemek hikayeleri, kültür

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri