Mersindeki mısırları unutamadım

17.09.2009 - 7:33 | - Ece A Tüm hikayeler
  • Annem ve ablam haşlanmış, babam ve ben ise közlenmiş mısırlardan istedik. Plastik sandalyeler ve büyükçe bir su bidonu vardı. Ben bu yaşlı kadın ve oğlunun fotoğraflarını çektim. Mısırları da çektim. Annem, yaşlı kadına işlerinin nasıl olduğunu sordu.

Biz tatilde Mersin’e gitmiştik. Çok güzel bir yerdi. Kampımızı da çok beğenmiştim ama sadece çayları kötüydü. Biz de bu yüzden çay içmek için dışarıda biryerle gidiyorduk.

Kampımızdan az ileride sahilde bir büfe vardı. Önünde de plastik masa ve sandalyeler. İşte oraya çay içmeye giderken yol boyunca mısır satan insanları gördük. Babam bu mısırcılardan birisinin önünde durdu.

Mısırları pişirip satan iki kişi vardı. Yaşlı bir kadın ve orta yaşlı bir adam. Adam galiba o kadının oğluydu. Yaşlı kadın haşlanmış mısırları, oğlu da közlenmiş mısırları satıyordu.

Annem ve ablam haşlanmış, babam ve ben ise közlenmiş mısırlardan istedik. Plastik sandalyeler ve büyükçe bir su bidonu vardı. Ben bu yaşlı kadın ve oğlunun fotoğraflarını çektim. Mısırları da çektim. Annem, yaşlı kadına işlerinin nasıl olduğunu sordu.

Kadın, siftah sizsiniz dedi. Babam a “siftah” ne demek diye sordum. Babam da “Bir iş yapan insanların o gün kazandıkları ilk paraya siftah denildiğini” bana anlattı. Mısırlarımız yerken düşündüm. Bunlar çok para kazanmayan ama iyi ve mutlu insanlardı. Sonra o bidondaki suyla elimizi yıkadık. Arabaya binip çay içeceğimiz o büfeye gittik. Ve o mısırların tadını hala unutamadım.
 

Ece A tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3880 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
mısır, mersin, cocuk gözüyle yemek

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri