Kültürel farklılıkların yansımaları

04.10.2009 - 14:57 | - Tüm hikayeler
  • Bizde “biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” anlayışı vardır ve yenilen/içilen herhangi bir şey mutlaka ikram edilir yanındakine. Hatta çoğu zaman ısrarla…
  • Türkiye’ye gelen Alman bir bayanı evimde misafir ettim. 4 hafta süresince dikkatimi çeken Sabine’ nin bana herhangi bir şey ikram etmeyi düşünemiyor olması oldu.

Türkçe öğrenmek için 4 haftalığına Türkiye’ye gelen Alman bir bayanı evimde misafir ettim. Ancak kendi yemeklerini kendisi yapmalıydı ve bunun için mutfağı istediği gibi (temiz olmak şartıyla) kullanabilirdi.

Öyle yaptı, Sabine.

İlk günden itibaren çayını, kahvesini, kahvaltılıklarını, meyve ve sebzesini marketten aldı. Mutfakta ona ait olan yerlere yerleştirdi. Mutfağı hep temiz kullandı. Hem zaten öyle ağır yemekler yapmıyordu. Çoğunlukla sebze ve meyve yemeyi tercih ediyordu.

Ancak kahvaltı onun için belli ki önemliydi.

Benim de öyle ağır yemekler yaptığım söylenemez. Malum yaz olduğu için bol sebze yemekleri ve tabii ki haftada birkaç gün yaptığım ufak krepler ve haftada bir evde mayaladığım yoğurt.

Her yaptığım yemekten Sabine’ ye ikram ettim. Kreplere ve yoğurda bayılıyordu. Gitmeden önce yoğurdu birlikte mayaladık öğrensin diye. Evde kendi yapmayı deneyecekmiş. Bir de şehriyeli pilav, onu da öğrettim.

Yapmayı deneyecekmiş.

Bu 4 hafta süresince dikkatimi çeken Sabine’ nin bana herhangi bir şey ikram etmeyi düşünemiyor olması oldu. Bunun bana göre tek bir açıklaması vardı.

Kültürel farklılıklar.

Çünkü bizde “biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar” anlayışı vardır ve yenilen/içilen herhangi bir şey mutlaka ikram edilir yanındakine.

Hatta çoğu zaman ısrarla…

Öte yandan Sabine olamayacak kadar iyi, nazik ve de duyarlıydı. Sabahları banyoyu meşgul etmemek için bana kaçta banyoyu kullanacağımı soruyordu mesela. Ama bundan önemlisi yaşadıklarıydı. Almanya’da 9 yıldır birlikte olduğu bir Türk vardı. 3 ay önce kanserden vefat etmişti hayat arkadaşı. Son 1 yıldır evde kendisi bakıyormuş hayat arkadaşı Ayhan’a.

Son ayları çok acılı  geçmiş. Sabine hiç ayrılmamış yanından.

“Çok şanslıymış” dedim. Sen varmışsın ve ona bakmışsın.

“Ben çok şanslıydım” dedi. Ona bakabildim.

Tatilinin son 3 gününde Ordu’ya Ayhan’ın ailesini ve mezarını ziyaret etmeye gitti. Ben evde olmayacaktım döndüğünde. Almanya’ya dönerken kapıyı kilitlemesini ve anahtarı komşuya bırakmasını söyledim.

Eski bir arkadaşım “Ona güveniyor musun?” diye sordu.

“Evet” dedim.

“En az senin kadar güveniyorum.”

13 gün sonra eve döndüğümde arkadaşım yoktu. Evde ise fazlası vardı. Ordu’nun mis gibi fındıkları ve Isparta’nın nefis lokumları, bir de Sabine’ nin yazdığı uzunca mektup.

Hep mutlu ol, Sabine…

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
10235 kez okunmuştur. Yorumlar (3) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 3 yorum yapılmıştır
  • 04.10.2009 - 22:29
  • Cemal Fazıl KARAKAŞ
  • Israr !
  • İkram konusunda farklı kültürlerin farklı yaklaşımları olduğu muhakkak.
    Bizim kültürümüzde ısrar, ikramın bir parçası... Israrla ikram edenlerle, ısrar olmadan (yi)yemeyenlerin buluşması gibi, davetlerimiz.
    Misafirinizin kültürel yapısını, kendi iç dünyama uygun bulduğumu itiraf etmeliyim.
    Herşeyden önce teklif neyse ama, ısrar edilmesinden hoşlanmıyorum. Belli bir yaşa gelmiş ve hayat deneyimi elde etmiş insanlara, fikirlerini zorla değiştirtmek olarak görüyorum, aşırı ısrarı. Kendimi de kötü; fikirlerine, kararlarına saldırılmış bir mazlum olarak hissediyorum.
    Hele o ısrar sözcükleri... "Beğenmediniz mi?", "Allah aşkına!", "ölümü ye". Yoksa "öp" müydü :)
    Tabi diğer yanda "bir dilim daha istesem ayıp olur mu? Ev sahibi de ısrar etmiyor ki" diyerek, sofradan aç kalkanlar da yok değil...
    Paylaşımdan bu kadar uzaklaşılan 21. yüzyıl Türkiye'sinde belki bu sözlerim rahatsızlık verici ama başkasına ait olana göz dikmek konusundaki pervasızlığımızı da sizin başlığınız çok güzel özetlemiş: biri yer biri bakar, kıyamet bundan kopar.
    "Acıkmadan sofraya otur, doymadan kalk" olarak özetlenebilecek evrensel sağlık sırrının da bir katilidir ısrar.
    Güzel paylaşımlar; damak tadı ve dostlukla kalın.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
  • 05.10.2009 - 16:09
  • Ayun Özdemir
  • İnsanlığın iki güzel örneği
  • yazıyı okumaya başlarken, sabine hakkında birden farklı düşüncelere kapıldı. olumsuz biri değilim ama sanki olumsuz birşeyler yapacak gibi düşünürken sabine beni çok şaşırttı hele uzun zaman hayat arkadaşına bakması onu ölümünden sonra bile unutmaması, birden sabine aynı hastalığa yakalansa Türk eşi aynı şeyi yaparmıydı yapardı diye düşünmek isteyorum. Sabine ikram ve yemek konusunda ısrarcı olmasada kültür farkılığından dolayı bizim gibi böyle bir adetleri olmasada insan olarak özelleri ve insana olan değer ve sevgisi çok güzelmiş birde inceliği çok hoşuma gitti. sizin yaptığınız ona evinizi açmanızda, iyi niyetle ve güvenerek evinizde misafir etmeniz ağırlamazda takdir edilecek güzel bir insanlık davranışı, şunu anlıyorum hangi kültürde olursa olsun önemle olan insan olmak yani insan gibi insan olmak en güzeli bu bence.....
  • 05.10.2009 - 23:42
  • vesise
  • sohbet
  • yorumları okuyunca sanki arkadaşlarla sohbet ediyormuş gibi hissediyor insan.
    nice sohbetlere...

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemekte kültürel farklılıklar, yemek ve yaşam, alman konuk, yemekte kültürel kodlar

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri