Küçüktüm aklımda kaldı

06.01.2010 - 16:00 | - Tüm hikayeler
  • Yıl 1977 aylardan Eylül’ün 14’ü ve hatta günlerden Çarşamba’ydı...

Ben küçükken babamın görevi sebebiyle hep uzaklarda olduğumuzdan bayramlar ailece biraraya gelmemiz için vesile olurdu. Bayramları bayramlar gibi yaşadığımız zamanlardı o zamanlar... Hele Ramazan bayramlarında arife gününden yollara dökülür, bayram sabahı mis gibi kokan sıcacık simitle nirvanaya eriştiren kahvaltıyı kaçırmak istemezdik.

Eskiden otobüs yolculukları beni tutardı. Şimdi daha hareket etmemiş otobüse biner binmez sararmamın sebebinin, yolculuk esnasında sigara içme serbestliğinin sonucu olarak, koltuklara, perdelere, tavana kısacası istinasız heryere sinmiş kesif sigara kokusu olduğunu biliyorum. Bu yüzden içinde birkaç saat ikamet etmek zorunda olduğumuz bu hareketli kül tablasına biner binmez hemen annemin veya babamın dizine yatar, zaman zaman sararmış, çoğu zaman daha da kötüleşerek yeşermiş bir suratla uyuklamaya çalışırdım. Eziyetim 2,5-3 saat civarı sürer ve Bolu Köroğlu tesislerinde verilen molayla ciğerlerime ferhalatan çam havasını çekerek kendime gelirdim.

O sene Ankara’daydık... Yıl 1977 aylardan Eylül’ün 14’ü ve hatta günlerden Çarşamba’ydı... (fil hafızası değil google marifeti..) Bense sadece 8 yaşındaydım... Sabah 09:00 otobüsü ile yola çıktık. Annem ve babam 5 saatlik yolculuk için seferi muafiyetinden yararlanmadıkları, ben de hep birlikte yapılacak son iftarın oruçlu olarak hakkını vermek istediğimden kardeşim hariç maaile oruçluyduk. Köroğlu tesislerine vardığımızda ben sözün bittiği noktaya ramak kalmış bir haldeydim.. İndik ve çam ormanlarının kapladığı Bolu dağlarını ayaklar altına alan tahta masaların birine oturup manzara ve temiz havanın tadını çıkartmaya koyulduk. Ne olduysa 5 dakika sonra oldu.. Arka masamıza biz yaşlarda 3 çocuğu olan bir aile geldi..

Aile tam teçhizatlı yolculuk ekibi.. 1 dakika içinde çocukların herbirinin bir eline yolluk olarak hazırladıkları kuru köfte ve oradan aldıkları sıcak ekmekle yaptıkları sandviç ve diğer eline de taze salatalık verip saldılar ortalığa... Anam anam... Bir kuru köfte bu kadar mı güzel kokar, bir salatalığın kokusu bu kadar mı keskindir... Uyduruk bir salatalıkla soğuk kuru köfte bu kadar mı yakışır birbirine.. Koku önce burnuma oradan beynime oradan mideme yani kısaca içime işledi.. Midem avaz avaz “bana daaa, bana daaa..” diye bağımaya başladı. Çıkan gurultuyu açık havada, onca gürültüde karşımda oturan annem bile duydu. Ben bittim... Özenmek ne kelime ağzıma dolan salyaları yutmaktan bir kova su içmiş gibi oldum.. Suratımdaki ifadeyi gören annem çok acıdı ve “isteyeyim mi sana da birazcık, yer misin?” diye sordu. Bu zaafiyetimin kamçıladığı gururla “olur mu hiç anne, ben oruçluyum..” dedim..

Dedim ama hala o gün benim tuttuğum oruçtan pek hayır gelmeyeceği kanaatindeyim... Belki reşit olmamaktan ötürü kurtarabilirim. Hemen Ramazan’dan sonra anneciğimin içine dert olduğundan taze ekmek aldı, içine o nefis köftesinden yaptı-koydu ve salatalıkla verdi.. Iıh dedim onun gibi değil.. bu sefer köfteyi bekletti, belki daha kuruydu diye, ertesi gün yine yaptı sandviçi... hayır yine aynı değildi.. O köfte başka bir köfte o salatalık inanılmaz birşeydi..

Aradan geçti 32 yıl... O gün bugündür her Ramazanda oruçluyken ve hatta ne zaman karnım çok acıksa burnuma o koku triosu (taze ekmek+kuru köfte+salatalık) gelir ve yine ağzım sulanır... Benim için aç olmak kavramının somut ifadesi o koku.. Islah ediliş şeklimde bu herhalde kimbilir..

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5498 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 2 yorum yapılmıştır
  • 05.02.2010 - 20:50
  • müzeyyen
  • ***
  • çok güzeldi :) bir çırpıda okudum.
  • 10.02.2010 - 14:48
  • BD
  • :)
  • Çok teşekkür ederim..

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek ve yaşam, çocukluğumuzdaki lezzetler, çocukluğumuzdaki yemekler, yemek hikayeleri, yemek anısı, hikaye

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri