Kilo almak

06.07.2010 - 11:50 | - Tüm hikayeler
  • Günümüz insanı genellikle kilo verme sorunuyla uğraşır.

Günümüz insanı genellikle kilo verme sorunuyla uğraşır. Kilo alabilmek için çabalayanlar pek azdır. Yolun yarısını devireli epey zaman oldu ve kilonuz hala lise yıllarında kalmışsa artık kilo verme probleminiz yok demektir.

KİLO ALMAK

Günümüz insanı genellikle kilo verme sorunuyla uğraşır. Kilo alabilmek için çabalayanlar pek azdır. Yolun yarısını devireli epey zaman oldu ve kilonuz hala lise yıllarında kalmışsa artık kilo verme probleminiz yok demektir. Hatta bazen birkaç kilo almak için çaba bile sarf edersiniz. Bedensel ve zihinsel yorgunluğun tavan yaptığı üç dört haftanın sonunda bir de hastalık kapınızı çalarsa birkaç beden küçülmeniz kaçınılmaz. Kronik kilo fazlası olanların aylarca uğraşıp veremediği 7-8 kilo sizden uçup gitmiştir. Pantolon belde durmayıp düşer, halsizlik ve iştahsızlık hiç gitmeyecekmiş gibi gelip metobolizmaya kurulur. Peki, giden kiloları geri çağırmak, biraz kanlı-canlı görünmek için ne yapmalı? Mümkünse, hemen bir tatil derim. Derhal hava değişikliği, mekan değişikliği, seyahat. Öyle sınırsız ve ölçüsüz tıkınılacak açık büfe oteller, tatil köyleri şart değil. Bir hısım-akraba, eş-dost ziyareti mesela. Hele de gidilecek böyle bir mekanda pek çok yiyecek doğal ve ev üretimi ise maksat hepten hasıl olmuştur. Normalde iştahsızca oturulup zoraki atıştırılan kahvaltı sofrası bile kalori depolamanızın ilk basamağı haline gelir. Kahvaltı öncesi dalından kopartılıp yenilen meyvelerin ise müthiş bir iştah açıcı etkisi oluyor. Bahçedeki zengin meyve çeşitlerinden benim tercihim Kara Dut oldu. Gerçi dutun her canlı da iştah açıcı etkisi olmazmış. Mesela aynı kuluçka döneminden çıktıkları halde diğerlerine göre zayıf ve bodur kalan şu piliçlerin çok dut yedikleri ve bu yüzden kilo alamadıklarını öğrendim. Ama bende tam bir iştah şurubu etkisi yaptı Kara Dut. Kahvaltı sofrasında ne var ne yoksa silip süpürdüm ve öğleden sonraki mangal ziyafetine kadar aldığım tek bir kaloriyi ziyan etmemek için bahçeye nazır divana uzandım. Öğün aralarının çoğu zamanı böyle geçti diyebilirim. Arada bir okuduğum kitaptan başımı kaldırıp bahçeye bakındığımda ise hep yemekle ilgili şeyler düşündüm. Fasülyeler, patlıcanlar, domatesler, salatalıklar, biberler…Üçüncü gün yaptığım yegane bedensel aktivite olan yenilecek sebzeleri toplarken fark ettim ki; yurdum erkeğinin “balkon” diye övündüğü göbek hafiften çıkmış. Hemen basküle çıktım ve son otuz yılımım optimum kilosunu gördüm: 78,5 E artık yavaştan fiziksel aktivitelere başlayabilirim. Mesela bahçe sulamak, engebeli arazide yabani çilek arama gezileri, bitki türlerini incelemek, çiti aşan tavukları kovalamak gibi…

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
6792 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek ve yaşam, diyet, yemek

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri