Hırsızlık bir ekmekle

03.12.2009 - 7:00 | - Tüm hikayeler
  • İlerleyen yaşına rağmen oldukça dinç sayılırdı. Hiç evlenmemişti ve büyük küçük herkes, kendisine "Boncuk Nine" diye hitap ederdi.

İlerleyen yaşına rağmen oldukça dinç sayılırdı. Hiç evlenmemişti ve büyük küçük herkes, kendisine "Boncuk Nine" diye hitap ederdi. Ekmek fırınını yaktığı günlerde köyün bütün çocukları avlusuna doluşurdu. Tek başına yaşadığı halde kocaman bir teknede yoğururdu hamuru. Yarısını somun ekmek olarak pişirir; diğer yarısını da bazlama yapıp bizlere verirdi sıcak sıcak...
Bir keresinde ben geç kalmıştım. Diğer çocuklar, çoktan bazlamalarını yiyip gitmişti. Kapıdan girdiğimde fark ettim durumu ama tam geri dönüp gidecekken seslendi:

-Gel gel...Bir yumak hamurum daha var. Sacın altı da sıcak...

Hemen becerikli elleriyle benim için de irice bir bazlama yapıp koydu sacın üzerine. İşte o anda dikkatimi çekti sağ elindeki tuhaflık. Sağ eli sanki geriye kıvrık gibiydi ve ortadaki üç parmağı hiç hareket etmiyordu.

–Eline ne oldu senin Boncuk Nine?

-Yeni mi gördün? Senin kadar bir çocukken işlediğim suçun cezası olarak böyle kaldı elim.

–Ne suçu işledin ki?

-Hırsızlık...

2. Dünya Savaşının yaşandığı yokluk günlerinde bütün köy bir dönem açlık tehlikesiyle karşı karşıya kalmış. Köyün imamı olan babası Hacı Hafız da gidip hükümetten birkaç çuval ekmeklik buğday alıp getirmiş köye. Değirmende öğütülen ve köyün nüfusuna göre oldukça yetersiz olan  un, Hacı Hafızın ambarında toplanmış. Ve onun fırınında her gün minik minik ekmekler pişirilip; büyüklere birer tane, küçüklere ise yarımşar düşecek şekilde dağıtılırmış.
O zamanlar iştahlı ve gürbüz bir çocuk olan Boncuk Nineye bu yarım minik ekmek yetmediği için geceleri açlıktan uyuyamazmış. Bir gün babası ekmekleri dağıtırken gizlice bir ekmeği alıp koyuna sokmuş. Ama bütün köyün sorumluluğunu üzerinde hisseden, güvenilirliği ile ünlü Hacı Hafız bunu görmüş. Çevredekilerin, "Aman o daha çocuk, bu kadar kızma!" demelerine aldırmamış ve onlara hırsızlığın cezasının dinimizde el kesmek olduğunu hatırlatmış. Sonra da minik Boncuğun elini tutup odun kestiği kütüğe koymuş ve baltanın tersini minik elinin üzerine indirmiş. Annesinin feryadı, Boncuktan fazla çıkınca da ona dönüp:

-Hırsızlık bir ekmekle, kahpelik bir öpmekle başlar!

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4705 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 04.12.2008 - 2:00
  • Cano
  • İçime Oturdu
  • annem cüzdanından iki buçuk lira aldım diye küreğin tahta sapıyla dövüp banyoya kilitlemişti beni. Gerekçesi Hacı Hafız'ınkiyle aynıdı!
    Bugün yerde bulduğum 5 lirayı bile alamam ama ne yediğim sopayla ilgisi var bunun ne de kahpelikle. Hırsızlık, haksızlık yapmaktan ve güvenilirliğini kaybetmektense gözünün bebeği evladına kıyabilen, dürüstlüğe bu derece önem veren bir aileye sahip olmanın etkisi olabilir bak.
    Boncuk nenem muhakkak affetmiştir Hafız babasını ama belki de bir ömrü doğurmadığı çocuklarını aç yatırmamaya atfederek toplumsal bir gerçekliğin ve hiç unutmadımın altını kalın kalın çizmektedir.
    Eline sağlık şeker abi!


    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
hırsızlık, ekmek, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri