Haşhaş

24.09.2009 - 7:02 | - Tüm hikayeler
  • Herkes, “Amerika yasaklatmış.” diyordu. Amerika, çağırmış Başbakan Nihat Erim’i ve “Ekmecen gali bu haşeşi. Benim gencim zehirleniyo, bu haşeş yüzünden." demiş.
  • Oysa mor gelincikler ne güzel kaplardı, baştan başa bozkır tarlaları.

Herkes, “Amerika yasaklatmış.” diyordu. Amerika, çağırmış Başbakan Nihat Erim’i ve “Ekmecen gali bu haşeşi. Benim gencim zehirleniyo, bu haşeş yüzünden." demiş. Ecevit, daha sonra yeniden serbest bıraktırmış ama eskisi kadar çok ekilmeyecekmiş…

Oysa  mor gelincikler ne güzel kaplardı, baştan başa bozkır tarlaları. Yetişmesi kolay, kullanımı ise oldukça çok yönlüydü. Bazı bölgelerin neredeyse tek geçim kaynağıydı. Baharda gelinciğe benzeyen çiçekleri açardı. Sonra içinde haşhaş taneciklerinin geliştiği kapsüller boy verirdi. Kobak, daha doğrusu “gobak” derlerdi bu mandalina büyüklüğündeki kapsüllere. Yeşil gobaklar belli bir büyüklüğe erişince “afyon alma” hasadı başlardı.  Kolluk kuvvetlerinin gözetiminde, ilaç sanayi için haşhaş kapsüllerden afyon alma işlemi.

Şu dondurma kaşıkları gibi bir kaşık ve bunun üzerine monte edilmiş konserve açacağı gibi bir sivri kanca. Kanca ucuyla yeşil kapsül çizilir ve dışarı sızan beyaz afyon kaşıkta toplanır. Ağzı-burnu tülbentle kapalı kadınlar ve bellerinde ilaç firmalarının verdiği ağzı kapalı kavanozlar.
Sonra kavurucu yaz sıcakları başlar ve gobaklar çıtır çıtır kuruyup, sarımtırak bir renk alırdı. Haşhaş kapsülü artık tehlikeli olmaktan çıkmış, hatta içindeki taneciklerin kuru kapsülde çıkardığı sesten dolayı bebeklerin elinde çıngırak olmuştur.  Kapsülün tepesindeki tacı andıran çıkıntılar kırılınca da haşhaş tanecikleri dışarı dökülür. İncir çekirdiği büyüklüğünde, koyu sarı renkte haşhaş tohumları. Yüksek oranda yağ içeren bu tohumlardan, son derece besleyici bitkisel yemeklik yağ çıkardı. Yağ çıkartma işleminden geriye kalan atık posalar da hayvan yemi olarak değerlendirilirdi.

Her yıl hasattan belli bir kısım tohumluk olarak ayrılır.  Tohumlukların bir kısmı da evde gözleme, börek, pide yapımı için kullanılırdı. Bir kase haşhaş tohumu, 2-3 tepsi börek yapmaya yeterdi. Haşhaş tohumları önce bir tavanın içinde kuru kuru kavrulur. Böylelikle, nemi alınan ve ısınan tanecikler kolayca ezilecek kıvama gelirdi. Sonra her evde bulunan haşhaş sürtme taşında ezme işlemi başlardı. Evin çocukları kasap önündeki kediler gibi haşhaş taşının etrafında doluşurduk.

Yastık büyüklüğündeki düz taşın üzerine bir kaşık kavrulmuş haşhaş tohumu dökülür ve  araç koltuklarının boyunluk kısmı gibi ağır bir taşla sürtme işi başlardı. İki elle tutulan ağır taş, yavaş yavaş taneciklerinin üzerinden geçtikçe haşhaşın nefis kokusu bütün evi kaplardı. Ezilen haşhaş tohumları daha koyu bir renge bürünür, tıpkı şokella gibi alttaki taşa sıvaşırdı. Bu aşamada çocukların yağması başlar ve herkes elindeki ekmekten kopardığı parçayı taşa sürtüp iştahla ağzına götürürdü. Bazen çocuklar bu yağma işini abartır, haşhaş sürten kadının hoşgörüsünü sonuna kadar kullanırdı. Taşa konulan her bir kaşık haşhaş sürtülür ama ortada börekler için sürtülmüş haşhaş yoktur. Nihayet zılgıt gelir:

-Yetti gali, hadi dışarı! Amerika’dan kurtardık, sizden kurtaramadık be…
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
6939 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
haşhaş, haşhaş tarlası, haşhaş hikayesi, nihat erim, haşhai tohumu

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri