Grevde ve krizde mutfak

07.12.2009 - 7:00 | - Zeynep Kaya Tüm hikayeler
  • Krizde mutfak denilince aklıma 1989 yılı mayıs ayı geliyor.

Krizde mutfak denilince aklıma 1989 yılı mayıs ayı geliyor.

Babam İskenderun Demir Çelik fabrikasında işçiydi. Sendika grev kararı aldı.

Grev kararının yılını hangi sınıfa gittiğimi hatırlayarak buldum.

Orta ikideydim.

Ayını hatırlamamın sebebi de okullar başlar başlamaz bitmişti..Geriye doğru saydım.

Benim için okulun çok önemli olduğu yıllardı.

Grev bitmezse nasıl okula giderim diye üzülüyordum.

Grevdeki işçinin başka işte çalışması veya şehir dışına çıkması yasaktı.

Hatta grevdeki işçiler ayırt edilmek için grev bitene kadar sakallarını kesmediler.

Abim ilk defa inşaatlarda çalışmayla tanıştı.

Biraz fakir edebiyatı gibi oldu ama gerçekten yoklukla geçen 4,5 ay yaşadık.

Annem ekonomik mutfak nasıl oluru iyi bilen bir kadındı ama grev onu da aşıyordu.

Şimdi , ilk kimin aklına geldiğini hatırlamadığım bir yemekle tanıştık.

YAĞDA BİBER SALÇASI

Sabahları, ayçiçek yağına biraz biber salçası koyup özeyerek  kahvaltı sofrasına konuluyordu.

Çoğu kahvaltımızın tek besini buydu.(Biber salçası ev yapımı)

Grev sonunda Özal geri adım attı ve babamın maaşı 4 katına çıktı. İkramiyeler ve sosyal haklar da cabası.

Babam maaş farklarını 1.000-TL 'lik banknotlar halinde verildiği için kese kağıdı ile getirmiş, bende yine mi para getirdin bile demiştim. Çocukluk işte..

89 direnişini gerçekleştirenlere selamlarımla.
 

Zeynep Kaya tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
6378 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 2 yorum yapılmıştır
  • 07.12.2009 - 8:48
  • Hatice Şengöçen
  • Bir grev hikayesi: Tepside pişmiş kuru fasulye
  • Zorda kaldığımda yağda biber salçasını ben de yapıyordum eskiden. Şimdilerde kahvaltı mezesi.
    Eline sağlık.

    Bir grev hikayesi de ben ekleyeyim.


    Bir grev hikayesi: Tepside pişmiş kuru fasulye*

    Yıl 1977. Mess'e karşı direnen Maden-İş üyeleriyle dayanışma için grev çadırlarında yemek pişirme kararını almıştık. İlk gün bana düşmüştü bu görev. Kuru fasulye pişirelim dedik. 2 kilo kuru fasulyeyi akşamdan ıslatıp sabah da haşladım, orada çabuk pişsin diye. Ama haşlanan fasulyelerin 4 kilo olacağını hesaba katmamıştım. Neyse, bir elimde fasulyeler, bir elimde yağ, pirinç, salça vb diğer malzemeler, Göztepe'den Pendik E5 yolu üzerindeki Parsan Makine fabrikasına doğru yola çıktım. İki vasıta değiştirip E5'te fabrika yakınında indim. Fabrika yoldan en az bir km kadar içerdeydi. Torbaları yüklenip başladım yürümeye. Grev çadırlarına, kollarım uzamış bir halde vardığımda grev gözcüleri eli kolu dolu bir kadının grev çadırına doğru yaklaşmasına biraz merak, biraz kuşkuyla bakıyorlardı. Grev gözcülerine kendimi tanıtıp, yemek yapacağımı söyleyince, bana küçük bir aygaz tüpü indirdiler, bir bıçak, bir tepsi bulabildiler. Tencere yoktu. Yemeği tepside pişirdim. O gün 10 metal işçisiyle yediğim, tepside pişmiş fasulyenin tadı hala damağımdadır.

    *http://www.petrol-is.org.tr/kadin/html/sayi5/tarihten.htm

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
  • 08.12.2009 - 13:55
  • Ersoy
  • Grev
  • Zor zamanlarmış.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
krizde mutfak, grevde mutfak, yağda biber salçası, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri