Genetik şans faktörü

30.05.2011 - 13:00 | - Tüm hikayeler
  • Yıllar önce bir tatil beldesinde tanışmıştık. Altmış küsur yaşına rağmen oldukça sağlıklı bir bedene sahipti.

Yıllar önce bir tatil beldesinde tanışmıştık. Altmış küsur yaşına rağmen oldukça sağlıklı bir bedene sahipti. Hani beyazlayan saçlarını boyatsa, pekala kırklı yaşlarda bir görünüm de sergileyebilirdi. Uzun yıllar yurt dışında kalmasına ve akademik kariyerin zirvesine ulaşmasına rağmen; Akdeniz sıcaklığından ve Anadolu sadeliğinden zerre kaybetmemişti. Akşamları motel bahçesinde oluşturduğumuz sohbet halkasının değişmez aktörü olmuştu.

-Hocam, bu dinçlik ve gençlik neyin sayesinde?

-Valla külliyen genetik miras. Öyle joging teri filan değil.

-Atadan, deden gelme bir şey ha?!

-Hem de nasıl. Benim babam, dedem ve hatta komple silsilem “maraba” imiş. Bizim oralarda epey köklü feodal aileler var. Bir ağa ve
efradının emrinde yüzlerce “kunta kinte” insan düşünün. İşte bu ağalar, başta buğdayın elenmiş beyaz unundan kendilerine; artan kepek içine lütfettikleri undan da marabalarına ekmek yaptıracak kadar ayrımcıymış. Aynı şekilde peynirin yağlısı kendilerine, yağsızı marabalara; hayvanın löp eti kendilerine, kemik suyu marabalara verilirmiş. E haliyle ağa kısmı öyle ot-yeşillik filan da pek yemezmiş.

-Valla ağaların “lütfu” da hakkaten harika bir lütufmuş…

-Tabi onlar bunu bir lütuf değil, bir tür negatif ayrımcılık olarak yapmışlar. Ayrıca, bütün fiziksel aktiviteleri marabalara yaptırma gibi bir güzel “lütufları” daha olmuş.

-Bütün bunlar da metabolizmalara işleyip, genetik miras olarak size kadar ulaşmış?

-Yani, ben başka türlü açıklayamıyorum. Zira, çok özenli bir beslenme ve sporla iç içe hayatım olmadı. Ama pek çok sağlıklı gıdayı, severek-isteyerek tüketmek gibi bir alışkanlığım var. Bazı insanlar için zorunlu diyet yemeği olanlar, benim zaten sevip tükettiğim besinler.

-Ama hocam, yaşına göre gerçekten mucize bir fiziğe sahipsin.

-Aslında Akdeniz Yemek Kültürü, başlı başına bir mucize. Bu mutfak kültüründe doğup büyüyenlerin, kuzey Avrupalı veya Amerikalı gibi obezite sorunu yaşamasını anlamıyorum ben. Bizlerin, öyle formda kalmak için çok fazla bir şey yapmamız gerekmiyor. Yeter ki kırmızı eti, çok fazla abartmasak; şu sebze-tahıl çeşitliliğini mutfaklardan eksik etmesek ve tabi ağalar gibi yatıp her işi marabalara yaptırmak yerine, biraz kendi işimizi kendimiz yapsak yeter valla.
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4322 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 2 yorum yapılmıştır
  • 23.03.2010 - 14:17
  • Cano
  • Maraba
  • Yaz aylarında memlekete gidince ananeme yalvarırdım beni de çay toplamaya götürmesi için. Çocuğum ya da acemiyim diye ayrımcılık yapmadan çalışmama izin vermesi bene göre bir statü göstergesiydi. Üretime katkıda bulunmak, imecede bir "kişi" sayılmak adam yerine konmaktı...
    Öğlen çeşme başında yere sofrabezi serilir yemek yenirdi. En sevdiğim yemek yarım ekmek arası tahin-helvaydı. Üzerine lıkır lıkır su içer elimin tersiyle ağzımı silerdim. Daha da öğle helva yemedim!
    Çay toplama işi bitince Dayım bizi gün batmadan yüzmeye götürürdü. Bazen deniz değil derede yüzerdik. Bir kız olarak çağlayan derede yüzmek de o zamanlar benim için bir statüydü...
    Düşünsenize hem çalışıp üretime katkıda bulunmanın keyfini yaşıyor hem de zinde kalıyorsunuz!
    Unutmuştum bu duyguyu hatırlattınız.
    Elinize sağlık...

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.
  • 23.03.2010 - 15:03
  • Perşembe
  • Maraba olma isteği
  • Bugünlerde ben de çok maraba olmak istiyorum. Bir iş ilanı assalar kesin başvururdum. Yazı da güzel yorum da. Bir sofra bezi olsa insanın. İçinde iki soğan olsa yeter. Biz hiç çocukken tahin ve helva yüzü görmedik. Tahin olsa helva olmazdı. Helva olsa tahin. Peynirin yağsızı bile olsa öyle güzel oluyor ki. İnsanın kemikleri gülümsüyor.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
sağlıklı beden, diyet yemek öyküleri, yemek hikayeleri, kısa hikayeler, kısa yemek hikayeleri, sağlık hikayekeri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri