Ekmek

22.11.2009 - 7:00 | - Tüm hikayeler

Ne deliyim, ne körüm,

Ne sağırım, ne sayrı,

Mutluyum kısacası

Ve hiçbir şey istediğim yok

Senden felek,

Ama yine de

Ucuz olsun ekmek

Ve pahalı  olsun insan hayatı...

Resul Hamzatov ( 1923 - 2003 )
 

Hayatta en sevdiğin koku nedir diye sorsalar, “taze ekmek kokusu” derim. Avucumda sıcaklığını duyduğum ekmeğin kokusunu hiçbir kokuya değişmem… 


Bir dostum, fırından yeni çıkmış ekmek gibi kokuyorsun dediğinde çok mutlu olmuş, beni gerçekten sevdiğini düşünmüştüm. Nasıl ki kuş sütü eksik sofralar bazen bir lokma somunun yerini tutmaz, gerçek bir dostun boşluğu da dolmaz. Bu yüzden, sevilenin ekmekle özdeşleştirilmesinde şaşılacak bir durum yoktur.   


Seni düşündüm sevgilim şükrederek,

Su gibi aziz olasın her daim,

Ekmek gibi mübarek...

Bedri Rahmi Eyüboğlu

Ülkemizde ekmek genel olarak buğdaydan yapılır. Buğdayın kıt ve pahalı olduğu yerlerde sırf arpa, mısır ve çavdar unundan ekmek yapılabildiği gibi bu tahılların unu belli bir oranda buğday ununa katılarak karışık ekmek de yapılır. Bu tahıllardan özellikle buğday, saf haliyle kullanıldığında, tek başına günlük besin ihtiyacımızı karşılayabilir. Çoğumuz, diyete girdiğimizde ilk önce ekmeği azaltırız. Azaltmamız gereken, un haline getirilirken, besleyici öğeleri elenen, ayıklanan ve zararlı öğeleri katkı maddesi desteğiyle artırılmış sözde 1. sınıf buğday unundan yapılan, suni, yavan ve pufidik beyaz ekmektir halbuki. Bu yönüyle ekmeğin hikayesi, besleyici ve tatmin edici ilişkiler  yaşayamayan insanın hikayesine benzer sanki. Elene elene eleğe dönen insanın…  

Metin Eloğlu’nun İnce Elek adlı şiirini çok severim. Sevdiğine, “Beni aç bırak evsiz urbasız bırak/Beni sensiz bırakma/Beni ne yap biliyor musun?/Beni yont, beni arıt, beni ayıkla” diye seslenir. Ne güzel bir çağrıdır bu. Sevgiliyi nasıl bir yüceltmedir? Ve fakat, günümüzde artık eleği nasıl kullanacağımızı unuttuk. Bu konuda, buğdayın hikayesi öğretici olabilir. Buğdayın dile olsa : “Çerimi, çöpümü ayıkla, ele ama ille beyazlatacağım diye talk pudrası haline de getirme beni!1 derdi herhalde. 

Ekmeğin yapımındaki başlıca üç işlem yer alır. Yoğurma, mayalama ve pişirme. Yoğurma, unu hamura çevirir. Mayalama, hamuru ekşitip kabartır, pişirme ise ekmek haline getirir. Kıymet bilen usta ellerde buğday, ekmek haline gelir. Hayatımızdaki çevresel faktörlerin ve ilişkilerimizin bizi ekmek gibi bu üç işlemden geçirdiğine inanıyorum. Adına hayat  dediğimiz bu cehennemi paylaştığımız insanların  dokunuşları çok önemlidir bu yüzden.          


İkimiz iki sap buğday olsak

Sen benim olsan ben senin olsam

Bir gece vakti aklına gelsem

Uykunu tutsam bırakmasam

Seni kucaklasam kucaklasam

Birbirimizin kalbini dinlesek

Dünyanın kalbini dinlesek

Büyük ateşler yaksalar

İki güvercin uçursalar

Nerede olduğumuzu bilsek 


Attila İlhan

Ne diyordum? Arkadaşım, ekmek gibi kokuyorsun dedi diye çok mutlu olmuştum, diyordum. Bir insanın, birinden duyabileceği en güzel sevgi sözcüğüydü bu. Siz, bu konu hakkında ne düşürsünüz bilmem ama bana göre ekmeğin mutlulukla kesin bir ilgisi var!  
 
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
6171 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 22.11.2009 - 11:29
  • Nihan Özdemir
  • Kokular
  • Sanırım biri de bana "yağmurdan sonraki toprak gibi kokuyorsun" dese çok mutlu olurdum.

    Ekmek kokusu ise, kim sevmez ki.. Hele de fırından yeni çıkmış ve el yakan sıcaklıkta ekmeğin kokusunu.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
ekmek, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri