Dikili ağacım var

02.05.2011 - 13:00 | - Tüm hikayeler
  • Birbirinden güzel ağaçların bulunduğu bir korulukta dolaşırken, ağaçlara baktığım kadar toprağa da dikkatle bakıyorum artık. Özellikle ağaç gövdelerinin çevresindeki toprağı mercekle inceliyorum.

Yazın başladığı bu günlerde yolunuz şehir dışına düşebilir. Piknik, tatil veya başka bir amaçla yaşadığınız şehirden uzaklaşıp; kısa bir sürede olsa doğayla iç içe olabilirsiniz. Sınırlı zamanla da olsa, bu gezegende yaşadığımızı daha bir hissettiğimiz ortamlarda bulunmak. İçimizdeki doğa sevgisinin ve yeşile olan özlemin,  bizi günlük rutinimizden alıp götürmesine izin vermek.

İşte böyle anlarda çoğu insan toprağın üzerindeki otlara, çiçeklere ve ağaçlara dokunmayı sever. Hatta bazı insanlar, bu sevgisini beğendiği bir çiçeği kopartarak veya bir ağacın ince dallarından birisini hatıra niyetine kırarak gösterir. Benim de yıllar öncesinde böyle sevgi gösterilerim olmuştu. Tabi insan, zaman içinde sevgisini nasıl göstereceği konusunda biraz mesafe alıyor. Şimdilerde böyle sevgi depreşmelerimi daha zararsız ifade edebiliyorum.

Birbirinden güzel ağaçların bulunduğu bir korulukta dolaşırken, ağaçlara baktığım kadar toprağa da dikkatle bakıyorum artık. Özellikle ağaç gövdelerinin çevresindeki toprağı mercekle inceliyorum. Pek çok ağacın tohum veya çekirdeğinin, bu dar alanda toprağa düştüğünü ve orada yeni bir hayatın başladığını görüyorum. Bu yeni fidan adayları, eğer ağaçtan belli bir mesafede ise sorun yok. Ama ağacın gövdesine çok yakın olanların; ileride hem kendisine, hem de atası olan ağacın gelişimine engel olacağını düşünüyorum. İşte böylesi durumlarda müdahale etme gereği duyuyorum. Hemen elime kuru bir dal parçası alıp taze fidanın çevresini kazmaya başlıyorum. Bir yandan da fidanın incecik gövdesini yavaşça çekiştiriyorum. Kök kısmına zarar vermeden çıkarttığım fidanı alıp daha uygun bir mesafedeki boşluğa dikiyorum. Tabi üzerine ilk can suyunu dökmeyi unutmuyorum. Arada bir çok sevdiklerimi de alıp getiriyorum eve.

Bir süre saksılarda büyütüp sonraki yıllarda iyi bakılacağını umduğum yeşil mekanlara dikilmesini sağlıyorum. Büyük ihtimalle ömrüm, içimdeki doğa özlemine rağmen yaşadığım bu şehirde geçecek. Ben de pek çok kent insanı gibi sürekli hayalini kurduğum pastoral hayatı göremeyeceğim. Ama bu sözünü ettiğim ve kendi kendime “vaftiz babalık” olarak isimlendirdiğim yöntem sayesinde pek çok ağacım olacak. Bu dünyada dikili ağacı olmak ne büyük ayrıcalık.
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4718 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
dikili ağaç, bitkiler ve insanlar, bitkiler ve yaşam, ahaytımızdaki ağaçlar, yemek hikayeleri, yemek öyküleri, kısa hikayeler, kısa öyküler

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri