Danimarkalı Aşçı

05.09.2011 - 13:00 | - Tüm hikayeler
  • Soluksuz İngilizce çalışarak geçen üç günden sonra nihayet müşerref olduk Danimarkalı misafirimizle.
Üniversite üçüncü sınıftayken aynı evi paylaştığım arkadaşlardan birisinin abisi siyasi tutukluydu. O yıllarda Uluslararası Af Örgütü Temsilcileri sık sık ülkemize gelip cezaevlerindeki durumu inceliyor. İşte bu heyetlerden birisinde yeralan Danimarkalı Jeny'nin, hafta sonu bize misafir olacağı haberi bomba gibi düştü öğrenci evine.

Hemen bekar evini temizlik ve bakımdan geçirip; dört gözle beklemeye başladık Birgitte Nilsen'in hemşerisini. Soluksuz İngilizce çalışarak geçen üç günden sonra nihayet müşerref olduk Danimarkalı misafirimizle. Gerçekten de Birgitte Nilsen boylarında bir kızdı vardı karşımızda. Boy olarak hayallerimiz tam tutmuştu. Fakat en konusunda epey tahayyül ötesi bir gerçekti Jeny.

Henüz ayakkabılarını çıkartırken, bu ziyaretin diplomatik münasebetler dışına asla çıkmayacağı kesinleşmişti. Entelektüel bir sohbet havasında geçen ve öğle saatlerini bulan kahvaltı sofrasından kalkıp odasına çekildi misafirimiz.

Akşama doğru da salona gelip çat pat  türkçesiyle; "Ben size yapmak istiyor yemek…"  demez mi? Jeny'de yediğini inkar etmeyen bir cüsse gördüğümüz için merak ettik, danimarka mutfağını ve hemen istediği malzemeleri alıp geldik.

Hani biz de çok pratik ve çabuk yemekler yapardık ama Jeny' deki hıza şaşıp kaldık. Önce beş altı iri patatesi süratle soyup tencerenin içine rendeledi. Aynı şekilde iki üç havuç da rendelendi patateslerin üzerine. Sonra yarım kuşbaşı eti boca etti tencereye. Üzerine biraz tuz serpip, bir sürahi suyu da boşaltıp ocağı yaktı Jeny.

Birkaç saatlik fokurdama sonucunda tabaklarımıza konulan bulamacın görüntüsü bir felaket. Tıpkı tarihi filmlerdeki zindan mahkumlarına verilen yemek gibi bir şey bu. Bi kere tahta kaşığa yapıştığı için tabağa konulurkenki görüntü bile insanın iştah kesiyor.

Peki ya tadı?

Jeny'nin iştahla yiyişine baksan, dünyanın en lezzetli yemeği sanırısınız. Ama bizim ilk minik lokmamız, ağzımızın ön bölümünden gırtlağa doğru gidecek gibi değil. Ağzımızdaki yemeği bir türlü yutamıyoruz ve bu durumu Danimarkalı misafire çaktırmamak için yüzümüzde sahte gülücükler.

Jeny tabağını ikinci kez doldurmak için mutfağa gittiğinde üç erkek bir an göz göze geldik. Ve o an üçümüzün kafasından da aynı düşünce şimşek gibi geçti. Bu Jeny'nin bize yaşattığı ikinci hayal kırıklığını asla kaldıramazdık.  

Elimizde tabaklar koştuk balkona…

Odaya dönerken yemeklerden kurtulmuştuk. Çöp tenesi de hayli ağırlaşmıştı.

 
tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4301 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
danimarkalı aşçı, yemek hikayeleri, pratik yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri