Çocukluğumun en sevdikleri

18.09.2009 - 9:47 | - Tüm hikayeler
  • Aslında dönüp baktığımda çok basit şeyleri olduğunu görüyorum sevdiğim yemeklerin.
  • Çorba varsa ona hayır demezdim.

Aslında dönüp baktığımda çok basit şeyleri olduğunu görüyorum sevdiğim yemeklerin. Hala da öyle. En fazla 2 değişik yemekle sofradan kalkabilecek kadar sade bir yemek zevkim! var. Bunun çocukluktan gelme bir şey olduğunu düşünüyorum. Ha annem çeşit yapmaz mıydı? Yapardı evet hakkını yiyemem ama birine dadandım mı diğerini unutacak kadar sade yerdim. Çorba varsa bi ona hayır demezdim hiç gerçi ama asıl yemekten sonra geriye pek bişey yemek gelmezdi içimden. Çünkü o ana dek çoktan doymuş olurdum. Çorba demişken en sevdiklerim tarhana, süzme mercimek, yayla, ezo gelin favorilerim di. Hele ki soğuk kış günlerinde hangi çorbayı dediğinde annem hiç düşünmeden tarhana derdim. Kendisi yapardı tarhanayı. Hele biraz acısı fazla kaçtı mı iştahımı aça aça en az 2 tabak götürürdüm.
 
Basit dedim ya hani yemekle ilgili bu basitlerden biri de omlet ve üzüm hoşafı idi. Benim için muhteşem ikiliydiler. Hele o sıcak hoşafın soğumasını sabırsızlıkla beklemek çok zordu. Bir de feci acıktıysam. Eskiden karlı geçerdi kışlar İstanbul'da. Bizim bahçede diz boyu kar olurdu. Sabredemeyince soğumasını beklemeyi tencereyi karların üstüne koyar bir an önce soğusun isterdim. Hala canım çekmiyor değil.
 
Diğer bir sevdiğim şeyse dedemin özenle hazırladığı domates salatasıydı. Kabuklarını özenle soyarak hazırlardı. Ve yağı mutlaka tam kıvamında olurdu. Belkide rahmetliden bana kalan en güzel şeydi salatayı zevkle yapmak. Sanki her yaptığımda özen göstermesem onun yaptığı gibi yapmasam ona haksızlık edecekmişim gibi hissediyorum.
 
Sevdiğim en tatlı yemekse babaanemin baklavasıydı. Her bayram tam bir bayramdı benim midem için. Yemeğin bitmesini ve o koca tepsinin masaya gelmesini sabırsızlıkla beklerdim. Ortasından başlaması çok güzeldi. Şerbeti tam kıvamında damlatmadan üstüme olmazdı. Bayramlığı baklavaya feda ederdim hep. Umrumda değildi.
 
Aslında tek tek saymaya kalksam bir çok yemek var daha. Köfte - kızarmış patates, kuru fasulye ve pilav. Ama çocukluğumda tatmadığıma deli gibi pişman olduğum sütlaçı söylemeden geçemeyeceğim. Nasıl olurda böyle bir zevkten kendimi mahrum bırakmışım anlamıyorum. İşte hep bu ön yargılar. Pirinçle şeker süt bir arada olamaz sanki. 25 yaşıma kadar boşuna yaşamışım ben sütlaçsız. Çocukluğumun en sevdiklerinin yanında kaçırdıklarımı da atlamak istemedim.
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3967 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
çocuk, yemek, çocukluğumun en sevdikleri, anılardaki lezzetler

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri