Bugün ne pişirsem acaba?

12.03.2010 - 9:37 | - Tüm hikayeler

Bugün ne pişirsem acaba?
                                        Bugün ne pişirsem acaba?
                                                                                 Bugün ne pişirsem acaba?

Bu gün ne pişirsem acaba sorusunu yalnızken kendi kendilerine soran kadınlar eğer yalnız değilseler yanlarında kim varsa ilgili ilgisiz herkesin fikrini sorarlar. Yemeği yapmak zor değildir. Ama ne yapacağına karar vermek daha yorucu oluyor. Hele de kararsız bir yapın varsa, zor beğenen bir eş ve çocuğa sahipsen ya da evinde malzemen çoksa bittin demektir. Bu seçeneklerin çoğalması demektir.

Bence bu soru kadınların ömründen ömür götürüyor. Kadınlar hep bu sorunun cevabını düşündükleri için mi eziliyorlar diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiği yalanına da ayrıca çok bozulduğumu söylemeliyim. Bu yalanlarla bizi hayatın gerçeklerinden uzaklaştırıp, kendilerine bağımlı hale getiriyorlar. Sanki kadının bütün dünyası evi, çocuğu ve mutfağı. Yine feminist damarlarım kabardı !!. Ama nasıl kabarmasın yaa… arka arkaya zihnime doluyor her şey. Anneler gününde anneye neden daha çok mutfak malzemeleri alınır. Neden reklamlarda kadınlar hep mutfakta yemek hazırlarken ya da banyoda temizlik yaparken görüntülenir. Neden babalar oğullarıyla maça giderler de kızlar evde annelerine yardım eder.
 
Dışarıda gürül gürül akan bir hayat varken, kadınlar oturup bu akşam ne pişirsem acaba diye düşünmesin. Artık www.yemekhikayeleri.com var. İçim daha rahat şimdi.

Acaba bu gün ne pişirsem sorusuna sürekli cevap aramaktan vazgeçmeli ve günün yemeğini abartmamalı. Benim için çorba vazgeçilmezdir. Yazın soğuk çorba, kışın sıcak çorba. Şimdi havalar çok sıcak. Temmuz sıcağında en iyi ne gider içinde buz parçaları da olan ayranlı çorba. Üstüne biraz nane, biraz da zeytinyağı. Ohhhh  değme keyfime. Tamda reklamdaki gibi; sıcak kumlardan serin sulara akmak yani.

Ayranlı çorba için her zaman yarma ( bazı bölgelerde den deniyor) bulmak o kadar kolay olmuyor. Benim formülüm hazır. Bulgur ve semizotunu yağsız bulgur pilavı gibi pişiriyorum. Sonra soğumasını bekliyorum. Daha sonra ayranla karıştırıp, üstüne nane ve zeytinyağı ekliyorum. İşte sana buz gibi ayranlı çorba. Diyet yapanlara şiddetle tavsiye edilir. Bu çorbayı önceden fazlasıyla yapıp dolapta bekletmek daha güzel oluyor. Düşünsenize bir dışarıdan gelmişsiniz. Yorgun ve terlisiniz. Hem de aç. Dolabın kapısını açtınız. “ayyy gözlerime inanamıyorum. Unutmuştum seni çorbacığım.” Tabii bu sizin repliğiniz. Çünkü ben dolapta ayranlı çorba olduğunu asla unutmam. Akşam aç ve yorgun gelmişsem, çorba zaten var olduğundan yanına patlıcan ve biber közlerim. Patlıcan, kırmızı biner, yeşil biber ve domatesi fırında közlemek çok kolay oluyor. Hem terlemiyorsunuz hem de soymak çok kolay oluyor. Közledikten sonra bir güzel soyarım sonra salata gibi karıştırmama gerek yok yan yana büyük bir salata kabına koyarım. Zeytinyağı, limon ve sarımsaktan hazırladığım sosu üstüne gezdiririm. Biberler acı değilse pul biberde atarım birazcık. Aç bir arkadaş grubuyla birlikteysem eğer makarnada yaparım yanına. Ve tabi ki dere otu maydanoz kıvırcık. Yıkanmış, tuz ve limonla serseme çevrilmiş olmaları tercih edilir.
 
Hem afiyet şeker olsun, hem zamanınız size kalsın..
tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
15244 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
bugün ne pişirsem, yemek hikayeleri, günün yemeği, yemek öyküleri, kısa hikayeler

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri