Bir oturuşta ne kadar portakal yersiniz?

24.10.2009 - 15:27 | - Tüm hikayeler
  • Bana göre meyvelerin kralı portakal. Çünkü onu her zaman yemek mümkün değil. Elma mandalina istemediğin kadar var. Ama portakal daha pahalı.

Uzun süredir düşünüyorum. Acaba altı yedi yaşında olan bir çocuk bir oturuşta kaç kilo portakal yer? diye. Merakımın sebebi  o çocuğun ben olmasından kaynaklanıyor.


Küçüklüğümde meyveyi pek seven bir çocuktum. Aslında boğazına düşkün bir çocuk desek her halde daha doğru olur. Annem babam ve ablamla birlikte her hafta yakınımızda kurulan pazarına gidişimi hatırlarım. Pazar her zaman kalabalık. Bense tezgahlara saçılmış meyvelerden aldığım göz hakkımı kullanıyorum. Ses çıkaran yok. Çocuk aklımla bir şeyleri yavaş yavaş kavrıyorm.


“…hımm demek ki çocukların para vermeden meyve alması serbest…”


Bana göre meyvelerin kralı portakal. Çünkü onu her zaman yemek mümkün değil. Elma mandalina istemediğin kadar var. Ama portakal daha pahalı. O nedenle eve fazla girmiyor. Hele o kokusu yok mu? Soyarken ortalığa saçılan o koku. Şimdiler de bu kokuyu her portakal da bulamıyorsun. Bazen düşünmüyor değilim. Madem her şeyin yapayı oluyor bari portakalın kokusunu da icat etsinler de tam kıvamında yesek…


***

Yine bir pazar günüydü. Bu defa portakal almaya kararlıydım. Babamlar önde ben arkada fiyatı ucuz sebzeleri araştırıyoruz. Bir tezgah dikkatimi çekiyor. Sıra sıra özenle parlatılarak dizilmiş portakallar. Diğer tezgahlardaki portakallardan çok farklı bunlar. Hem iri hem parlak. Üstelik özenle dizilmiş. Belli ki bu portakalların ayrıcalığı var. Kimsenin tezgahta durmuyor olması ise garibime gidiyor. Tezgahın önünden geçerken bir portakala bakıyorum bir de tezgahtara. Göz göze geldik. Bakışlardan bir mana çıkaramadım ama neticede portakal alma hakkıma itirazının olması söz konusu olamazdı. Almışken en güzeli olmalıydı. Beğendiğim bir tanesini aldım ve yürümeye devam ettim. Adamın arkamdan bağırmasına anlam verememiştim ama aldığım portakalı bırakmam gerektiğini anlamıştım. Şimdilerde hatırlamıyorum ama herhalde adam fazla ileri geri konuşmuş olacak ki babamın:


“çocuktur, olur” dediğini hatırlar gibiyim.


Tabi bu portakal vukuatının bana çok faydası olmuştur. Zira bir sonraki gün eve bir file dolusu portakal geldi. Teori abimden çıkmıştı.


“Eğer bu çocuğa doyasıya portakal yedirirsek bir daha böyle olaylar olmaz.”


Bak işte bu kısmını hiç unutmuyorum. Babamla birlikte yere oturduk. Portakallar bir leğene boca edildi. Babam elinde bıçak portakalı soyuyor. Bense soyulan portakalları öğütmekle meşguldüm. Bir ara kafamı kaldırdığımda leğende sadece bir portakal kaldığını gördüm. Üzülmüştüm. Bir sonraki güne yiyecek portakal kalmayacaktı.


“ O Kalsın” dedim.


Abim artık portakaldan bıkmış olduğumu düşünerek memnun. Bense ertesi gün de yiyecek portakalım olduğu için memnun bir şekilde oyna daldım. 
  
  
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5492 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
portakal, anılardaki lezzetler

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri