Bilinçdışı tıkınmalar

09.10.2009 - 8:32 | - Tüm hikayeler
  • 16 Eylül 1957 günü ABD’de, New Jersey Eyaletinin Fort Lee Kasabasında bir sinema salonunun sahibi James Vicary 6 hafta süren bir deney yapmıştır. Deneklerin sayısı oldukça fazladır: tam 45.000 kişi. Vicary; Takistoskop Cihazıyla filmin içine “Aç mısınız? Patlamış mısır yiyin”, “Coca-Cola için” yazılı mesajları yerleştirmiştir. Bu iki gizli mesajın sonucunda patlamış mısır satışları %57.5, Coca-Cola satışları ise %18.1 artmıştır.

 “…Böyle olunca, yarı karanlık sınıfta, yarı uykulu bir halde, mütemadiyen not tutan öteki arkadaşlarımı seyrediyor, sıkıntıdan gelişigüzel hayâller kuruyordum. Tam yanımdaki arkadaşın tuttuğu notlara   ister istemez gözüm takılıyordu: Şu anda ismini de hatırlıyorum, arkadaşım şimdi öğretmenlikten emekli olmuş Rânâ Okur idi, hayret ettiğim bir şey, tam benim aklımdan geçen veya hayâl ettiğim şeyleri , bazan aynen bazan da az farklı olarak yazıp duruyordu :

«İnsan melekler gibi uçabilse , beyaz bir bulutun arkasına geçip aşağıları seyretse»,  «sağ taraftaki üç tane ağaç biraz ortada olsa etrafı daha güzel seyredebilir», «kanatlı küçük melekler dağ yamaçlarından su kenarlarına inerler…»
gibisinden pek çok cümle o anda veya birkaç saniye önce hayâlimden geçmiş bulunuyordu! Bunlara benzer, gene aklımdan geçen daha başka tek tek kelimeler üzerine inşa edilmiş daha başka cümleler de arkadaşımın yazdıkları arasındaydı ve ben şaşırmaya devam ediyordum… Bu küçük olgu’yu ne o arkadaşıma ne de başkalarına anlatmaya cesaret edebildim; çünkü o günlerde hepimiz yirmi yaşın birazcık altında, pek çok şeyi ciddiye almayan, alaycı, şakacı, birbirimize takılmak için fırsat kollayan gençlerden ibarettik. “

Yukarıdaki satırlar İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünün unutulmaz hocalarından Prof.Dr. Sabri Özbaydar’ın 1986 yılında basılan “Eşik-Altı Uyarımlar” adlı kitabının giriş bölümünden. Hoca, öğrenci olduğu 1944’lü yıllarda kendisini çok etkileyen ve inanmayıp alay ederler korkusu ile hiç kimseye anlatamadığı bir anısını anlatıyor.
Hocasının slayt gösterisi de yaptığı için ışıkları kapattırdığı karanlık sınıfta, mırıldanarak anlattığı  dersi pek de anlamadan dinlerken, dalıp gittiğine ve yarı uykulu hayâller kurduğuna inanan yazar, hayâllerine yanında not tutan arkadaşının defterine rastlayınca oldukça şaşırmış. Bu rastlantı 14 yıl sonra bu konuyu araştırmaya başlamasına ve sorunu çözümleyeceği bir kitap yazmasına neden olacaktı. Mesele bilincin tam algılayıp değerlendiremediği uyarımları değerlendirme yönteminde yatmakta. Gelen düzensiz ve anlamsız uyarımlara mantıklı bir karşılık arayan beyin, yukarıda anlatılan hayâlleri oluşturuyor. Bu sadece bir kişiye özgü de değil , o uyarımlara maruz kalan herkeste aynı tepkiyi veriyor.

Günlük hayatımızda bir çok uyarıma  maruz kalırız, çoğu araştırıcı bunların binde birini bilinçli olarak algılayıp değerlendirdiğimizi, binde dokuz yüz doksan dokuzunu ise bilinçdışının algılayıp önem sırasına göre işlediğini öne sürmektedirler. Maruz kaldığımız uyarımların en fazlası bize görme duygumuz yolu ile ulaşmaktadır.
 
1910’lu yıllarda Takistoskop adlı bir cihaz kullanılmaya başladı. Bu cihaz saniyenin 1/3000’inde açılıp kapanan objektif kapağı ile görüntülü veya yazılı mesajlar yansıtan bir film projektörüdür. Bu cihazın reklâm sektörünce keşfi için 1957 yılına gelmek gerekti. 
 
16 Eylül 1957 günü ABD’de,  New Jersey Eyaletinin Fort Lee Kasabasında bir sinema salonunun sahibi James Vicary 6 hafta süren bir deney yapmıştır. Deneklerin sayısı oldukça fazladır: tam 45.000 kişi. Vicary; Takistoskop Cihazıyla filmin içine “Aç mısınız? Patlamış mısır yiyin”, “Coca-Cola için” yazılı mesajları yerleştirmiştir. Bu iki gizli mesajın sonucunda  patlamış mısır satışları %57.5, Coca-Cola satışları ise %18.1 artmıştır. 
 
Reklâmcılar hemen bu buluşu günlük yaşama uyguladılar. Bu gün Amerika Birleşik Devletleri’nde Takistoskop ile oluşturulmuş reklâmlar yasaktır. Ancak reklâm sektörü; bir çok dergi reklâmı, bilbordlar, ambalajlar gibi materyallerin  üzerine yerleştirilen ve cinsellik, ölüm, doğum gibi gizli arketipik  figür ve yazılar aracılığı ile birer kurbanlık koyun olarak ellerine teslim edilmiş zavallı tüketicilerin bilinçdışını etkilemeye devam etmektedir¹.
 
Türkiye’de ise bu konuda her hangi bir önlem bulunmamaktadır. Bu nedenle abur cubur yemekten, bol miktarda kola tüketmekten, cips tıkınmaktan şikâyetçiyseniz ve bir türlü buna engel olamıyor iseniz siz muhtemelen bir eşik-altı uyarım kurbanısınız. Bir süre televizyon seyretmediğinizde, haydi bunu yapamadınız, reklâmları izlemekten kaçındığınızda eski iştahınızın kalmadığını göreceksiniz.
 
­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­
¹ Eşik-Altı uyarımlar sadece bu tür zarar verici eylemlerde kullanılmıyor elbette. Bu yolla bilinçdışına bir çok olumlu mesaj vermek ve kişinin özgüveninin, mücadele azminin artmasına katkıda bulunmak da mümkün. Bu konuda internette “subliminal” yazılıp arandığında ilginç bilgisayar programları bulunabilir.  
  

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4795 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
tıkınma, bilinçdışı yemek

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri