Benimle Çekirdek Çitler Misin?

04.08.2010 - 15:00 | - Tüm hikayeler
  • Ay çekirdeği, yurdum insanının bir araya gelebilip, yapabildiği nadir eylemlerden birinin, toplu çitleme faaliyetinin müsebbibidir.

Adına ister çekirdek diyelim ister çiğdem, bir iki derken yemeğe başladığınız anda kendinizi kolay kolay alıkoyamayacağınız bir “çitleme” faaliyeti içerisinde bulabileceğiniz ay çekirdeği hakkında ne çok şey yazılabilir aslında…
 

Benimle Çekirdek Çitler Misin?

Adına ister çekirdek diyelim ister çiğdem, bir iki derken yemeğe başladığınız anda kendinizi kolay kolay alıkoyamayacağınız bir “çitleme” faaliyeti içerisinde bulabileceğiniz ay çekirdeği hakkında ne çok şey yazılabilir aslında…

Ay çekirdeği, yurdum insanının bir araya gelebilip, yapabildiği nadir eylemlerden birinin, toplu çitleme faaliyetinin müsebbibidir. Sırf bu yüzden bile uzun uzun yazılabilir hakkında…

Ay çekirdeği, adına neden “ayçiçeği” dediğimizi bir türlü anlayamadığım, güneşe sevdalı, güneşe benzeyen, taç yaprakları onun gibi sarı “günebakan” çiçeğinin yenilebilir tohumlarıdır. Bakan herkes, yüzü güneşe dönük bu çiçeği güneşe benzetebilir. Bu benzerlikten ötürü, mesela İngilizcede adının sunflower olduğunu biliyorum. Günebakan, en güzel, en cuk oturmuş kelimelerinden biriyken Türkçemizin, neden tutup ayçiçeği deriz ki ona? Nitekim usta şair Can Yücel’e "şiirde üslup nedir?" sormuşlar, bu en sevdiği çiçek ile vermiş cevabını:

"ben de dedim ki bazıları
ayçiçeği diyorlar günebakana
bazıları da günebakan diyorlar ayçiçeğine...
ben, günebakanı yeğliyorum
belki de güne yöneldiğim için yine…"

Günebakanın güneşe bağımlılığı için “takıntılı aşk” yorumunu yapanlar olabilir, ben onlara katılmıyorum. Günebakanın güneşin gözünün içine bakmasının sebebi yaradılışından, ona olan ihtiyacının belki diğer çiçeklerden daha fazla oluşundan… İşte bu bal gibi aşk, takıntı değil! Çünkü aşk “sana ihtiyacım var” demektir biraz da… Zira birinin sesine, nefesine, kısacası varlığına ihtiyacımız yoksa aşk vardır diyebilir miyiz?

Geçenlerde Yasemin Pulat’ın “Birinin Kadını Olmak İstiyorum” adlı yazısını, e-postayla yollamış bir arkadaşım. Başlık bana ters, ne yalan söyleyeyim hoşlanmadım önce… Ama okuyunca sevdim yazıyı. Tamamını internetten bulabileceğiniz yazının bir yerinde şöyle diyor yazar:

“Birinin kadını olmak istiyorum! Başka hiç kimse tarafından dokunulmamak, konuşulmamak, bakılmamak hatta! Biraz korunmak, biraz şımarmak.. Bir kaç çeşit yemek yapmak, İstiklal caddesinde sıkı sıkı elini tutmak, belki film izlemek ama mutlaka çekirdek çitlemek, bir yerlerde çay içmek, Pazar sabahı kahvaltısı etmek uzun uzun, sahilde yürüyüş yapmak gibi küçük ama zor heveslerim var! Neden mi? Herkesin eli tutulmaz, herkesle film seyredilmez, herkesle çekirdek çitlenmez, herkesin kadını olunmaz da o yüzden!”

Ben de hiç anlamam zaten, bir kadını etkilemek için son derece lüks restoranlarda yenen akşam yemeklerini. Tamam çok istiyorsanız o da olsun da, hiç dikkat ettiniz mi biriyle çekirdek çitleyebilmek, bir yaz gecesi, duvarın üzerinde oturmuş bir yandan çıtır çıtır çekirdek çitlerken bir yandan tatlı tatlı muhabbet eden mahalle arkadaşlarının, hiç bitmesin istenen muhabbetlerinin, tam da en tatlı yerinde, ebeveynlerden birinin “artık eve gel!” anlamına gelen seslenişiyle bölünmesi gibi tanıdık, samimi, saf bir şey değil mi?

Sahi benimle çekirdek çitler misiniz?

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
6885 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 18.08.2010 - 11:24
  • kurabiye
  • ay çiçeği
  • Ayçiçeği bana gençliğimizin o süre kısıtlaması olmayan(yorgunluktan uyuakalma dışında) sohbetlerini hatırlatır.Köye babaannemin ve akrabalarımızın yanına gittiğimizde her Gönen'e inen (köy dağda çünkü) elinde en az 1 kiloluk çekirdekle gelirdi.Yoksa o kalabalığa yetmezdi ki bu da zulüm olurdu.Çakır Amca'mız da coşkuyla katılırdı buna TV nin önünde göbeğinin üzerinde uzanıp çitleyerek...Artık ahali gittikten sonra evi süpürecekler düşünsün değil mi? Köy çeşmelerinden birinin başındaki çekirdek keyiflerimiz ayrı...Kolayca da paylaşılması en güzeliydi.Ama artık o eski tohumluk yağlı ayçiçekleri de bulamıyoruz o sohbetleri de...

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek ve yaşam, ay çekirdek

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri