Baldan umut

06.01.2010 - 9:35 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • "Yürekten akan sözler yüreğe akar. Ağızdan çıkan sözler ise bir kulaktan girer bir kulaktan çıkar..."

Günümüzde en zor işlerden biri annelerin işi. Özellikle de çocuklarına yemek yedirmeye çalışan, yemek tabağı ile çocukların peşinde dolaşan anneler. Çocukları yemek yemediğinde onlar da yemez; adeta "tığ" gibi ip ince anneler olurlar. Oysaki, peşinden koşturmak yerine mutlaka anlayacağı dili keşfetmeye çalışmalı.

Baldan umut öyküsünde olduğun gibi..

Köyün birinde arıcılıkla uğraşan bir ailenin beş altı yaşlarındaki çocuğu yemeden içmeden kesilivermiş. Su ve bal dışında bir şeyin yüzüne bakmıyormuş. Ne ekmek, ne süt, ne şeker kesinlikle yemiyormuş. Ailenin, akrabaların, arkadaşların, tüm köy halkının çabaları işe yaramamış. Ufaklık balı parmaklıyor, başka hiçbir şeyi ağzına koymuyormuş. Gitikçe zayıflayan çocuğu doktor doktor, hoca hoca gezdirmişler. Büyülere, telkinlere götürmüşler. Para etmemiş. Çocuğun gözü baldan başka bir şey görmüyormuş. Tabii ağzı ve midesi de öyle...

Sonra bir gün bilen kişiler bir erenden övgüyle bahsetmişler. Her gün bir kapıya giden aile, iskelete dönen çocuğu alıp eren kişinin kapısına varmış. Yaşlı adam onları uzun uzun dinledikten sonra bir iç geçirmiş ve demiş ki:
- "Bilmiyorum, belki elimden bir şey gelir ama bana on gün müsaade etmeniz gerekir. Yine de size söz veremem. On gün sonra ne olur bilemem. Belki bir yardımım dokunur."
Ailenin tüm ısrarlarına rağmen yaşlı adam on gün sonra görüşmek üzere onları yolcu etmiş.

On gün boyunca çocuğu kapı kapı gezdiren, ufaklığın hiçbir telkin tınmayan sabit bakışlarını ve iyice güçsüzleşen bedenini umutsuzca izleyen aile, on gün sonra yaşlı adamın karşısına çıkmışlar. Yaşlı adam sabırsızlıkla kendisine bakan anneyle babanın elinden çocuğu tutup yanına çekmiş, ona şöyle bir bakmış:
- "Baldan başka şeyler de yeniyor, daha iyi oluyor..." demiş ve bir parça ekmek uzatmış. Çocuk da başını sallayıp ekmeği kemirmeye başlamış.

O günden sonra her şeyi yemeğe başlayan çocuğun ailesi bayram etmiş tabii. Ama babası bir yandan da büyük bir meraka düşmüş. "Bu dervişin söyledilerini bin kere başkaları da söyledi. Daha güzel, daha etkileyici laflar edenler de oldu. Ama çocuk niye bu adamı dinledi? İhtiyardaki keramet nedir? Dur hele... Belki işime yarar... İşin sırrını öğrenirsem herkese istediğim her şeyi yaptırırım" deyip yaşlı adamın peşine düşmüş. Onu görür görmez dolambaçlı yollardan sorusunu sormuş.

Derviş bu karmaşık laflar içindeki soruyu farkedince gülümsemiş. "Basit" demiş. "Ben de bal düşkünüyüm. Kulübenin arkasında iki kovan var. Bazı günler sadece bal yiyorum. Başka şey yemek hiç canım istemiyor. Zorunluluktan yiyorum. Siz çocuğu getirdiğinizde ağzımdan çıkan sözün sahibi olmak için on gün müsaade istedim ve on gün ağzıma bal koymadım. Zor oldu ama başardım. Gördüm ki baldan başka şeyler de yenirmiş. Bunu söyledim. Çocuk benim kendi söylediklerime yürekten inandığımı hissetti. Bu nedenle inandı" demiş ve keramet avcısı babanın gözlerine bakıp sözlerini şöyle bitirmiş:

"Yürekten akan sözler yüreğe akar. Ağızdan çıkan sözler ise bir kulaktan girer bir kulaktan çıkar..."

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
5775 kez okunmuştur. Yorumlar (2) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 2 yorum yapılmıştır
  • 06.01.2010 - 14:51
  • Cano
  • Balım
  • Arım, balım, peteğim...
  • 06.01.2010 - 15:02
  • Nihan Gümrükçü Özdemir
  • Ne Anlamalıyım?
  • Sevgili Admin,
    Doğduğu günden beri her daim yeme problemi olan bir çocuk annesi olarak, ne kadar yol denediysem, ne diller döktüysem bu uğurda başarılı olamadım. Bu güzel hikayeyi ve sonundaki vurucu cümleyi de okuyunca "ben nerde hata yapıyorum" diye de kendimi sorgulamaya başladım. Bunun üzerinde düşüneceğim diğer taraftan belirtmek istediğim başka bir husus da yazının başında belirttiğiniz; çocukları yemeyince iğne ipliğe dönen anneler kısmı. Ne hikmetse bizde bu tersine işledi, oğlum yemedikçe ben yedim, onun yemediklerini de yedim ziyan olmasın diye. Sonuç; müzmin diyetkolik bir anne.

    Çok güzel bir hikaye idi. Özellikle resmi de çok beğendim.
    Sevgiler...
    -------------
    Değerli yazarımız Nihan,

    Konuştuğumuz uzmanlar, her çocuk için ulaşılabilir bir noktanın mutlaka olduğunu dile getiriyor. Ancak ulaşılabilirlikte çocuk özelinde değişiyor. Her uğraşının mutlaka çocuk üzerinde izleri olduğu dile getiriliyor. Önemli olan, çocuğa özel yemek davranışını tesbit edebilmek. Ne yazık ki bunun için tek bir örnek yok. Tek bir çözüm yöntemi de.

    Çocuk uzmanlarından biri şu önerde bulundu. Çocuk için yemek yeme günlüğü tutulması. Hangi yemekleri tercih ediyor, nasıl tepkiler veriyor? Bugünlükleri bir ay boyunca takip ederek davranış eğiliminin tesbit edilmesi ve çocukta yeme alışkanlığı konusunda nefret unsuru oluşturacak davranış bütününün rafa kaldırılması gerekliliği.

    Eminim ki bir çok yöntemi zaten süzgeçten geçirmişsinizdir, ancak iştahını açacak, ona yemeği oynadığı oyun, izlediği filmden aldığı keyf kadar zevkli hale getirecek yolları denemek, ve herşeyden önce istem noktasında ihtiyaçlarını dile getirme yetisini geliştirmek öneri listesinin başında yer alıyor.

    Gelelim "iğne iplik anneye" Müzmin diyetkolik annemiz, kıyamayıp çocuğunun yemeklerini de yiyor sanırım.

    Kilo konusunda Bünyamin Akkaya'nın güzel bir yazısı vardı. "Mezura ve tartı aletlerini unutun" Yayınlandığında en fazla okunan yazılarımızdan biriydi. Çünkü toplumumuz ölçü tartıyı değil, doğal olanı istiyor.

    Öğünlerde aldığınız gıdayı yarıya indirip, günde 1 saat spor yaptığınızda ve saat 7'den sonra yemek yemediğinizde...özel diyetlere ihtiyaç duymaksızın kesinlikle kilo vereceksinizdir.

    Çocuk yemekleri konusundaki tecrubelerini bizimle paylaşırsan, belki bu konuda sorunu olan başka arkadaşlar için zihinlerinde açılım sağlama imkanı olur.

    Katkılarını zevkle izliyoruz.

    Admin

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
bal öyküsü, bal hikayesi, baldan umut, bal hikayeleri, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri