Masada yemek "medeni" bir dil konuşmayı ister

15.02.2010 - 11:54 | Yemek ve Tarih - Tüm hikayeler
  • Masada çatal ve bıçağın alet olduğu ciddi bir ortamda, medeni bir dil kullanmak gerekir.
  • Sofra tarihinde ilkin bıçağın, sonra kaşığın ve en sonra da çatalın yer aldığını görüyoruz.

İnsanoğlunun hayatına çatal ve bıçak, masada yemek girdiğinde, yaşam tarzı da değişmeye başladı. Zira çatal ve bıçak...Yemek yerken kullandığımız iki alet. Bu güzel ve sevimli yemek aletleri bir anda kullanım amaçlarını aşabilirler. Özellikle de günümüz insanının tahammülsüzleştiği, psikolojik ve sosyal açıdan baskı altında olduğu süreçlerde bu çok daha önemli hale gelmektedir. 

Bugün gazeteleri açtığımızda belki onlarcasına rastladığımız haberlerden biri..

"Bursa Osmangazi ilçesi Demirtaşpaşa Mahallesi İnönü Caddesi Ulu Yol girişinde bulunan bir restoranda, yemek yerken belirlenemeyen nedenle aralarında tartışma çıktı. Çıkan kavga sırasında Suat E. (29) ve Barış K. (36) karşılıklı olarak birbirlerini bıçakladı.
Yaşanan bıçaklı kavga sonrasında Barış K., sağ elinin içinde kesik oluşurken, kaldırıldığı hastanede müşahede altına alınan Suat E.'nin ise hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili tahkikata başlandı."*

Sofra tarihinde ilkin bıçağın, sonra kaşığın ve en sonra da çatalın yer aldığını görüyoruz.

Romalılar kesici bıçağa "cultellus" diyorlardı. Büyükleri, mutfak için olan doğrayıcı bıçaklar "culter coquinaris" adıyla anılıyordu.

Kasapların kullandığı bıçaklar ise şimdiki tiplerine çok yakın biçimdeydi. Bir de ufak kaşık kullanılardı ki "ligula" veya "lingula", yani "küçük dil"di adı. Gerçekten de biçimi insan diline benziyordu. Aslında Antik Yunan'da geliştirilen ve etleri ateşte kızartmak için kullanılan iki uçlu çatalın Romalılarca. da kullanıldığını arkeolojik bulgulardan biliyoruz. Ancak bu alet bugünkü işlevi doğrultusunda kullanılmadığı için "çatal" sayılmıyor.

Avrupa'da ilk çatal XIV. yüzyılda çıkıyor tarih sahnesine. 1328 yılında Macaristan Kraliçesi Klemans'ın eşyası arasında 30 kadar kaşığın yanı sıra bir de altın çatal vardı. Yine Kraliçe Jan Devreaux'nün ölümünden sonra da eşyası arasında bir kılıfa özenle yerleştirilmiş bir adet çatal ile 64 adet kaşık bulundu. Bu iki bilgiden XIII. yüzyılın ikinci yarısında çok özel ziyafetlerde çatalın kullanıldığını, ancak yaygın olarak kullanılmadığı sonucunu çıkarabiliriz rahatlıkla.

Venedik ve Floransa, çatalı XI. yüzyıldan itibaren tanıyordu ama Venedik'te çatal toplumsal bir sorun haline dönüşmüştü. Dini tepkilerle çatal uğursuz kabul edilmişti sonunda!..

Çatalın icadı ve yaygın kullanımı, sofra kurallarının gelişmesi konusunda dönüm noktası olmuş, yeme - içmeyi uygarlaştırmıştır. Bu nedenle çatalı bir reform simgesi sayabiliriz.*


*http://www.samanyoluhaber.com/s_393834_restoranda-yemek-yerken-birbirlerini-bicakladilar.html
http://www.yemekicmek.com/yemegintarihicatal.php

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve tarih kategorisindeki tüm hikayeler
6365 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
masada yemek, çatal bıçak, tarih, yemek ve tarih, çatal ve bıaçğın tarihi, yemek ve medeniyet

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri