Zeytinyağlı, sebzeli tavuk

14.10.2009 - 7:00 | Sebze Yemekleri - Tüm hikayeler
  • İlk yemek denememde içsesimin beni kandırdığını öğrendim ve hüsran yaşadım ki sonraki denemelerimde sonucun hüsran olduğu çok oldu.. Ama yine de vazgeçmedim.

Ailemle yaşadığım zaman dilimlerinde mutfak ile ilişkimiz; annemin pişirdiği leziz yemekleri yemekten ibaretti.. bu duruma sebep, biraz benim tembelliğim, biraz da annemin mutfak ve ev işleri gibi ders çalışmamıza engel olacak aktivitelerden ben ve kardeşlerimi uzak tutmasından kaynaklıydı. O dönemlerde hayata dair sorumluklarımız; ders çalışmak, okulu bitirmek, anne ve babanın gurur duyacağı evlatlar olmaktı..Bizden başka bir beklentileri olmadığı için de mutfak önlüğünü bağladığım anlar hep uzak oldu benden..aslında bu durumdan pek şikayetim de yoktu..Ev işlerini oldum olası sevmem..dolayısıyla mutfakta zaman geçirmeyi de..ama hayat her zaman aynı çizgide ilerlememize izin vermediğinden mecburen mutfağın yolunu öğrendim..

Mutfak yolunda ilerlerken içsesim de sessiz kalamıyordu::
“Aman ne zorluğu olacakmış ki, tencereye yağı koyuyorsun, soğanı kavuruyorsun, salçasını ekliyorsun, et çeşitleri eklenecekse ekliyor sonra da yemek olmaya aday sebzeyi de ilave edip tencerenin kapağını kapatarak, pişmesini bekliyorsun” şeklinde konuşup duruyordu..
 
İlk yemek denememde içsesimin beni kandırdığını öğrendim ve hüsran yaşadım ki sonraki denemelerimde sonucun hüsran olduğu çok oldu.. Ama yine de vazgeçmedim..hali hazırdaki tarifleri yapmayı beceremiyorsam kendimce uyarlamalar yapabilirim dedim ve ezberlenmiş kalıpların dışına çıkarak yemeklerimi yapmaya başladım..Tabi ki çok güzel sonuçlar aldım..Denediğim ve tutturamadığım tariflerdeki en önemli eksiği de artık görmüştüm.. işin sırrı; yaptığım her yemeğe biraz kendi maviliğimden koymam gerektiğiydi..
 
Şimdilerde tek sorunum, ilk kez yaptığım ve tadı damakta kalan yemekleri ikinci kez aynı tat ve kıvamda tutturamıyor oluşum..ehh zamanla bunu da aşacağıma inanıyorum..(yemek acemiliğimi bu kadar dile getirdikten sonra günün menüsü olarak vereceğim tarifi site ziyaretçilerinin deneyeceğinden şüpheliyim ama hadi bakalım hayırlısı..)
 
Mutfak ve yemek yapmakla ilişkim yukarıda belirttiğim gibi kendi halinde iken Sevgili Editörümüz adı “Yemek Hikayeleri” olan bir masalı anlatmaya başladı ve neden bilmem o masalın içinde olmayı çok istedim..Mutfak acemiliğimi ben biliyordum ama ışığım bilmiyordu.. o yüzden site açılıncaya kadar var olan zamanı değerlendirmek için adım attım ve mutfakta hiç geçirmediğim kadar çok zaman geçirmeye başladım.. Bununla kalsa iyi; kaynayan bir tencere gördüğüm her köşede, ilgimi çeken her tarifte, yayılan kokusu ile beni içine çeken her lokantanın önünde ot gibi bitmeye ve yemeklerin yapılışı, hikayeleri ile ilgili bilgiler almaya başladım..Değişik bisürü tarif ve hikaye biriktirdim..Ancak pazartesi günü yemeğe misafirlerim olacağını öğrenince elim ayağım yine birbirine dolandı..

Henüz denemediğim tarifler yerine sonucunu bildiğim ve yaptığım, her seferde aynı tadı tutturabildiğim kolay bir yemeği yazmaya karar verdim..çoğu kişinin bildiği ve farklı şekillerde sunum yaptığı sebzeli tavuk yemeklerinden biri bugünkü yemeğimiz..(Aşağıdaki ölçülerle 4 kişilik bir yemek ortaya çıkıyor, malzemeleri dilediğiniz oranda azaltıp çoğaltarak kendi tarifinizi oluşturabilirsiniz..)
 
Malzemeler:
- 2 adet tavuk göğsü (kuşbaşı doğranacak)
- 1 adet orta boy kuru soğan (yemeklik doğranmış)
- 1 adet orta boy havuç (halka halinde doğranmış)
- 2 orta boy patates (küp küp doğranmış..)
- 1 çay bardağı zeytinyağı (yağını isterseniz azaltabilirsiniz.)
- 1 yemek kaşığı un
- 1-1,5 su bardağı su (ılık )
- Tuz, karabiber
- Üzerine serpmek için kekik, fesleğen

Yapılışı:
Öncelikle soğanları zeytinyağında kavuruyoruz, soğanlar pembeleşince (soğanların pembeleştiğini hiç görmedim ama nedense böyle diyorlar, soğanlar sıcaktan baygınlık geçirinceye kadar diyelim :) 1 yemek kaşığı unu ekleyip topaklanmasına izin vermeden karıştırıyoruz..ardından küp küp doğradığımız patatesleri, halka halka doğradığımız havuçları ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz..sebzelerimiz bir süre kavrulduktan sonra tavukları da tenceremize ekleyip, tavuklar beyazlaşıncaya kadar kavurma işlemini sürdürüyoruz.. Tavuklarımız beyazlaşmaya başladıktan sonra yemeğimizin suyunu, tuzunu, karabiberini ekleyip kısık ateşte havuçlar ve patatesler yumuşayana kadar pişiriyoruz..(yaklaşık 30 dakika- kadar..) servis yaparken yemeğimizin üzerine kekik ve fesleğen serpmeyi de unutmuyoruz..kekik ve fesleğenin yemeğimizle buluştuğu an karşı konulmaz bir lezzet ortaya çıkıyor..
 
Bu yemeği yaptığım zamanlar genellikle menüde sebzeli pirinç pilavı (kurutulmuş sebzelerden) ve mevsim salatası da kendilerine zahmetsizce yer buluyorlar..Bize de afiyetle yemek düşüyor..

Hayat işte; herkes payına düşeni yaşıyor..
 

tarafından girilen tüm hikayeler Sebze yemekleri kategorisindeki tüm hikayeler
6184 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 09.07.2008 - 23:43
  • Maviş
  • Bir...
  • Eylül akşamı gibi geceme hoşgeldin
    Nil Eylül, bu güzel deneyimlerin
    En özel yanını keşfetmişsin ya
    "işin sırrı; yaptığım her yemeğe biraz kendi maviliğimden koymam gerektiğiydi.."
    Ne diyeyim sana vallahi
    Helal olsun.


    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
zeytinyağlı sebzeli tavuk, günün yemeği, bugün ne pişirsem, lezzetli akşam yemeği, tavuklu yemekler

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri