İyi ki açtın çiçek

06.06.2009 - 8:00 | - Tüm hikayeler

Yirmibir Temmuz ikibinsekizde, uzun bir mektup aldım. Bir gece önce, şafak sökerken yazdığım bir e-postaya cevaben yazılıp, yollanmıştı.“Bir şeyler yap!” diyordu başlığında. “Hayatta ne yaparsan yap, üret.. Bir şeyler üret. Bir şey üretmedikçe, üretimsiz insanların kölesi olacaksın. Kapanma üret, deli gibi üret. Gel yemek hikayelerinde yaz. Sırf bu yaptığın salaklık yüzünden yediğin her yemeğin tarihini, adam gibi öğren yaz gönder. Gör insanlar ne şartlarla yaşamış ne haltlar yemiş. Yada boş ver tarih marihi..Git Ankara'nın bildiğin bilmediğin en lüks, en beter lokantalarına.Yemek hikayelerinin yazarıyım de. Bulduğun her vakitte insanlarla sohbetler yap, yayınlayalım. Biraz insan yüzü gör. Millet ne şartlardan hangi noktalardan gelmiş, neler yapmış anla. Damak tadını geliştir. Damak tadın gelişirse sanıyor musun bu soğan oğlanı, seni tatmin edecek!” 

İşte böylece ben de Yemek Hikayeleri dedim ve Temmuz 2008'de ilk yazım yayınlandı. Bildiğim-bilemediğim yemeklerin hikayelerini okudum. Bol bol toprağımızı ve kendi kendimi eşeledim. Hikayelerin içinde anamı, babamı, kardeşlerimi, dostlarımı, en önemlisi kendimi buldum. Kültürümüzün, yani bizi biz yapan değerlerin en önemlisinin Yemek Kültürümüz olduğunu gördüm. Bu yüzden adminimizin de dediği gibi ne kadar bilinmeye ve öğrenilmeye layık olduğunu anladım. Böyle zengin bir kültürün mirasçısı olmanın ve yemek hikayelerinin gücünü hep hissettim…

Bu sayfada, dönüp okuduğumda “daha iyisini de yazabilirmişim” dediğim 74 yazım yayınlandı. Ne sarmasını beceremediğim sarmalar sarmışım, ne pilavlar pişirmişim az pişmiş. Girişi, gelişmesi, sonucu olmayan yazılar da var içlerinde, edebiyat öğretmenlerim okusa haklarını helal etmezler! Ama ne anlatmışsam büyük bir içtenlikle anlatmaya çalışmışım. Yapmaya çalıştığım, bir dilim taze ekmeğin üzerine çilek reçeli sürebilmek, bir damlasını ziyan etmeye gelmez, bilmişim…

 

Yüzlerce yazı ve bir o kadar da yorum okudum burada. “Niye daha sık yazmıyorsun?” diye soran arkadaşlar bulmuşum.  Kaç yaşında ve nerede yaşıyor olursak olalım konu yemek olunca ne kadar benzediğimizi görmüşüm. Günün farklı saatlerinde, hep aynı hevesle açtığım bu sayfalardan  meğer ben ne çok beslenmişim…    

Daha vakit var diye

dönüp de bir gün

kaldığımız yerden, hepsini birden

yaşarız sandık

oysa emanetmiş bizim sandıklarımız

içlerinde kilitli kalmış onca şeyle

günü geldi

aldılar …


Murathan Mungan


Öyle bir yerdeyim ki, daha vakit var, daha iyisini yazarım diye sandıklara saklamaya niyetim yok cümlelerimi. Burada olmaktan, çorbaya iki çimdik tuz olmaktan dolayı çok mutluyum. İyi ki doğdun yemek hikayeleri. Yeni yüzünü merakla bekliyorum…

tarafından girilen tüm hikayeler Hamur işleri kategorisindeki tüm hikayeler
7174 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri