Nerde o eski bayramlar

21.09.2009 - 10:00 | Bayram - Tüm hikayeler
  • Sene 1970. Ben sekiz, kardeşim altı yaşında. Diğer iki kardeşim dört ve iki yaşında. Anadolu’nun en soğuk illerinden birindeyiz.

Sene 1970. Ben sekiz, kardeşim altı yaşında. Diğer iki kardeşim dört ve iki yaşında. Anadolu’nun en soğuk illerinden birindeyiz. Ancak bir o kadarda sıcak insanlarının olduğu, gelenek göreneklerine sıkı sıkıya bağlı..hayatın her dakikasından zevk alan insanlar.

Babamın görevi gereği bu soğuk doğu vilayetinde bulunuyorduk. Sıkıntılı olduğu kadar keyfli yanlarının da olduğu zamanlardan bir bayramdı.

Bayram gelmeden nerdeyse 15-20 gün önce evlerde hummalı bir temizlik…bir heyecan, telaşe yaşanırdı ki..sormayın gitsin; Bayram tatlıları hazırlanırdı. Komşular bir araya gelip imece usulü baklavalar açıp gelecek olan konuklar için dolmalar sararadı. Ve çocuklar...En önemlisi onların bayramlık giysileri…Ayakkabıları olmazsa olmaz. Bizlerde bayramdan önce kıyafetlerimizi hazırlar baş ucumuza koyardık. Bir de bulunduğumuz yörede değişmez kural her bayram akşamı ellere kınalar yakılır heyecanla uykuya dalar sabahın ilk ışıklarıyla ellerimizdeki kınaları yıkayıp bayram giysilerimizi giyerdik. Bayram sabahı hazırlanıp anne babamızın ellerini öpüp bayram harçlığı aldıktan sonra annemin özenle hazırlamış olduğu kahvaltıyı yapardık.

Taze ekmekler...Börekler…çörekler inanılmaz bir güzellik... Bu arada kapı çalıyor açtığımızda bir dizi çocuk kapıda onlar da bizim gibi giyinip süslenmişler heyecanlı mutlu yarı çekingen bayramınız kutlu olsun. Bizde hemen koşup şekerlikten şeker alıp verirken çaktırmadan ellerimizdeki kınaları göstere göstere benim kınam daha kırmızı olmuş der gibi bir birimize hava basardık. Annemizden izin koparabildiysek bizde şeker toplamaya gelen çocukların peşine takılıp tanıdık tanımadık herkesin kapısını çalıp bayramını kutlar şeker, ceviz, fındık, üzüm yada az da olsa bayram harçlığı toplardık. Bu şekilde bayramlaşma nerdeyse bütün gün sürerdi. Eve geldiğimizde felaket yorgun olurduk. Bir o kadar da mutlu. Herkes kendi topladığı nevaleyi bir tepsiye boşaltıp ben daha çok topladım…ben daha zenginim…derdi..Konuşurken “annemizin bu saate kadar nerde kaldınız ben size geç kalmayın demedim mi?” azarı ile kendimize gelirdik.

Şimdiki bayramlarda çocuklara bayram sabahı yeni kıyafetlerini giydirmek istiyorsun; en azından zamanında senin yaşadığın, zihninde güzel kalan şeylerin onlarında yaşamasını istiyorsun. Ancak aldığın cevap; “anne git işine, ya bir tatilimiz var onu da bırak rahat rahat kafamıza göre takılalım.” Sen ne kadar anlatmaya çalışsan da yaşayıp görmeleri lazım o güzellikleri.
 

tarafından girilen tüm hikayeler Bayram kategorisindeki tüm hikayeler
5802 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
eski bayramlar, bayram, şeker

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri