Temelin Balık Keyfi

26.04.2010 - 9:38 | - Erol Tosuner Tüm hikayeler
  • Hamsinin gözünden reçel yapan 100 çeşit de yemek yapar.

Temel demişki (hani şu karadenizin dünyaca ünlü temeli) biz hamsiden 100 (yüz ) çeşit yemek yaparız. Karşısındaki demiş; "atma temel hamsiden 100 çeşit yemek olur mu?" Olur demiş temel istersen sayayım. Say demiş adam Temel başlamış saymaya "1.) Hamsi gözünden reçel" der demez adam demiş dur!


TEMELİN BALIK KEYFİ

Temel demişki (hani şu karadenizin dünyaca ünlü temeli) biz hamsiden 100 (yüz ) çeşit yemek yaparız. Karşısındaki demiş; "atma temel hamsiden 100 çeşit yemek olur mu?" Olur demiş temel istersen sayayım. Say demiş adam Temel başlamış saymaya "1.) Hamsi gözünden reçel" der demez adam demiş dur!

Hamsinin gözünden reçel yapan 100 çeşit de yemek yapar.

Evet hamsiden 100 çeşit yemek yapılabilir mi bilmem ama balıkların tamamı ile bundan fazla yemek yapıldığını biliyorum.

Doktorlar ısrarla kırmızı etten kaçınıp beyaz ete yönlenilmesi gerektiğini söylesede Türkiyenin kırmızı et tüketimi üye olmaya çalıştığı avrupa birliği üyelerininkinden oldukça düşük.

Benim asıl anlatmak istediğim kırmızı etle beyaz etin arasındaki rekabetinden çok, balıkla yapılan yemekler üzerine. Balık oldukça sağlıklı bir besin olmasına karşılık denizlerimizdeki kirlenme onları da vuruyor. Özellikle dip balıları(Barbun, mezgit, kefal gibi) denizin kirliliğinden an fazla etkilenenler. Marmaradan çıkan bir mezgit vatdır ki, lokum gibi eti olur, tadına doyum olmaz. Ama bu güzelim tadı yerken denizin dibinden aldığı zehirleri düşündükçe insanın iştağı kaçıyor. İllede yemek istiyorsanız nu balıkların kılçığından ve baş kısmından uzak durun zehir en fazla bu bölgelerde toplanır. Bunları yazarken aslında hormonlu besinlerle beslenmiş hayvanlardan elde edilen kırmızı ete deniz çiftliklerinden elde edilem somon ve çuprayla karşılaştırmıyorum bile. Bu da başka bir yazının konusu olsun.

Hala asıl anlatmak istediğim yere gelemedim. İsteğim; haddinden fazla hafif, tavada bir hamsi tarifi yapmak . (Bu anlattığımı belki yapanlar vardır. Ama benden önce yamadıkları için ilk ben yapmışım gibi okusunlar).

Yağlı değil bildiğimiz A4 kağıdının üzerine temizlenmiş hamsileri dizin, üzerini diğer A4 kağıdı ile kapatın ve fazla açık olmayan ocağın üzerine koyun. Bir süre sonra kapakla ters çevirin ve diğer tarafını kızartın. Merak etmeyin kağıt yanmaz. Çünkü balığın içine akıtığı yağ bu işi çözer. Kimisi bu işlemi özel yağlı kağıtlarla yapabilir ama inanın hiç gerek yok kendi yağı ile pişmiş hamsiyi sofraya koyun ve afiyetle yiyin.

Şimdi sıra geldi salataya. Salata balığın olmazsa olmaz ikizidir. Soğan salatası marul salatası (hayır mevsim salata değil) çoban salata, sadece roka ve maydanozdan oluşan bol limonlu bir tabak ... nasıl yaparsanız yapın ama mutlaka bir salata olsun, yoksa ardınızdan ağlar. Kimi bira içer kimi rakı, kimi kola, kimi meyve suyu yanına bir de içecek olsun ki..mideniz rahat hazmetsin yediklerinizi. Şimdi ayran da olabilir diye yazacağım ama hemen itirazlar gelecek balığın yanında yoğurt yada ayran olur mu diye. Tabiki olur. Yoğurdun balığa hiç bir zararı yoktu. Balık bayat sa yoğurt olsada zezirler olmasada. İçimde kalmış bazı ukteler var ama bunların hepsini aynı yazıya sığdıramam. Örneğin çocukluğumun hamsi partileri... yanılmıyorsam 12-15 yaşalarında çocuklardık. Kimimiz mangal yakar kimimiz hamsiyi temizler, kimimiz pişirir, kimimiz evden aşırdığı soğanların kafasına bir yumruk vurur ve başlarız mahallenin tüm çocukları yemeye... neyse uzun hikaye, bir de salata kültürü ki onları sonra yazacağım şimdilik bu kadar yeter herkese afiyet olsun.

Erol Tosuner tarafından girilen tüm hikayeler Akşama balık var kategorisindeki tüm hikayeler
11391 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
balık keyfi, akşama balık var, balık hikayeleri, yemek ve yaşam

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri