Yoga ve Beslenme I

13.11.2010 - 6:00 | - Tüm hikayeler
  • Yoga yaşamanın ve ölmenin bilimi, kâinatla bütünleşmenin yolu olarak tanımlanır

 

Diyarbakır’da yaşadığım yıllarda yeni açılan bir güzellik merkezinin reklamları uzun süre billboardları süsledi. Reklamda bir çift yoga oturuşu pozisyonundaydı. O zamanlar yoga yapmak istediğimi fark ettim ancak küçük yerlerde bu tür gruplar / kurslar bulmak kolay olmuyor. Bende çözümü CD ve kitaplar edinerek bu işi kendi kendime öğrenmekte buldum.

Yoga yaşamanın ve ölmenin bilimi, kâinatla bütünleşmenin yolu olarak tanımlanır. Kendini tanımayı öğretir. Dahası kendimize ve çevremize nasıl tepki verdiğimizin farkına varmamızı sağlar. 

Yoganın beş temel prensibinden bahsedilir. Bunlar;

  • Doğru gevşeme ve dinlenme
  • Doğru nefes
  • Doğru beslenme
  • Doğru egzersiz
  • Pozitif düşünce

Bilgi ve sevgi paylaşarak büyür ve çoğalırmış ya bende böyle yapalım istiyorum. Kısa bir zaman önce bir yakınımın bana hediye ettiği, severek okuduğum ve oldukça faydalı olan bir kitap sayesinde yoganın “Doğru Beslenme” prensibini paylaşalım.

Kitabın adı “Güzellik-Gençlik Yüz Yogası” ve yazarı “Lourdes Julıan Doplıto ÇABUK”.

Çabuk’a göre insanın beslenmesi için doğada var olan en sağlıklı yiyecekler meyve, sebze, kuru yemişler, tahıllar, otlar ve bitkilerdir. Başlangıçta bizlere yiyecek olarak bahşedilen hayat dolu çiğ yiyecekleri ya da hiç olmazsa yarı pişmiş ya da tam pişmiş besinleri tüketirsek hem iyi besleniriz hem de hastalık taşıma riski taşımadan sağlıklı yaşarız. Nitekim hayat dolu, çiğ besinlerde hayat enerjisi “prana” bulunur. Pişirilen yiyeceklerde bu enerji ölür. Fakat marketlerin raflarını süsleyen, hormonlu veya ilaçlı yiyecekleri ya da şeker, beyaz un, nişasta gibi işlenmiş gıdaları, pişmiş yiyecekleri ve eti daha az tüketebilirsek yaşamımızı değiştirme şansımız olur. Hastalıklardan uzak, sağlıklı bir yaşama ancak bu şekilde kavuşabiliriz.

Buna ilaveten Çabuk yiyecekleri yutmadan önce iyice çiğneyerek vücudumuza daha faydalı olmalarını sağlamamızı, bol su içmemizi ve midemizi tıka basa doldurmadan sofradan kalkmamızı öneriyor. Böylelikle karın kaslarımız yiyecekleri parçalara ayırıp mide asidiyle sindirilmek üzere hazırlamak için yeterli boş alana sahip olabiliyor.

Ancak öneriler bunlarla bitmiyor…

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4727 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter