Yemek ve Bulaşık

27.01.2011 - 9:48 | - Tüm hikayeler
  • Birini beslemek, doyurmak, öğrenciye bilgi vermek gibi bir şey

Bircan Kırlangıç Şimşek “Cumhuriyetle Büyüyen Kadın: Neriman Samurçay” adlı kitabında, üniversitede benim de hocam olan ünlü psikolog Prof. Dr. Neriman Samurçay’la söyleşiyor. Kitabın pek çok yerinde hocamızın güncel konulara ilgili görüşlerine rastlıyoruz.
Örneğin : “Mutfakla aranız nasıl?” sorusuna şöyle cevap veriyor Neriman Samurçay:

“Birini beslemek, doyurmak, öğrenciye bilgi vermek gibi bir şey.Yemek yapmaya bayılırım ben…Yemek yaparken yeni buluşları severim. Yemek alanı bence bir araştırma alanı. Her defasında uygun, değişik bir şey ekleyip yeni tatlar bulmak hoşuma gider. Bir de yemekte paylaşmak var. Mesela, sevdiğim insanı çoğu kez ben yemeğe çağırırım. Çünkü yalnız yemeği sevmem. Beraber paylaşırız… Mutfak bence vazgeçilecek bir şey değil. Bilakis bir dost yeri, dost beraberliğidir. Ben öyle sayıyorum ve yemek yapmaktan büyük haz duyuyorum”

“Sizin bulaşık makinesi ile aranız yok onu biliyorum.”

“Bir anlamda psikolog temizlik yapandır. Ruh temizleyendir. Sıkıntıları, üzüntüleri, fobileri atan kimsedir. Ben bulaşık yıkarken böyle tahayyüllerim de vardır. Atıyorum, temizlik yapıyorum. Örneğin, o sırada sevdiğim, bana terapiye gelen ya da akrabalarımdan, çocuklarımdan birisini düşünüyorum. İçimden “Seni şimdi temizliyorum. Mis gibi tertemiz olacaksın. İçinde kuşlar, manolyalar, neler bulunacak, bütün bunları koklayacaksın ve ohh, iyi ki dünya varmış diyeceksin” demek geçiyor. Hiçbir şeyi de pis bırakmam. Elim değmeli onlara, okşamalı, yumuşatmalı onları. Ben hiç bulaşık makinesi kullanmadım.”

Bulaşık yıkamakla ilgili hiç böyle düşünmüş müydünüz?

Okurken, “biz eksilttik Allah artırsın, sofrayı kuran kaldırsın” sözü geldi aklıma. Biz evin üç kızı, bulaşık yıkama işini sıraya sokmuştuk da. Sırası gelenin bu espriyi yapmasını yasaklamıştık! Yemekleri pişirdiği için iktidarı elinde tutan annem, ablamın ilk maaşıyla aldığı bulaşık makinesini davetler dışında kullandırmazdı. Söylenirdik. Kullandırsın diye dil dökmekten, hokkabazlığa her yolu dener, ondan izin almadan bulaşık makinesini kullanamazdık. Babam, evin tek çalışan kişisi olmasına ve babaannemin “evde dört kadın varken (kendini saymıyor) sana düşmez” itirazına rağmen bulaşık işine ortak olur, sabah ayazında bize bulaşık yıkatmazdı. Bana göre kılıbık değil, farklı adamdı babam. İyiydi… Babam gibi adamla evlenecektim! Küçüktüm öyle düşünürdüm…

Velhasıl yemek ile iktidar ilişkisi üzerine bayağı kafa patlatmış ama bulaşık üzerine hiç böyle düşünmemiştim. Öğretmenlerin farkı bu demek ki: düşündürmek… Neriman Samurçay’a saygıyla…
 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3512 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 27.01.2011 - 16:59
  • BD
  • Nesli tükenenler..
  • Yapılan her işe külfet görmek yerine mistik bir anlam yüklemekte; sevgiyi hiçbir davranışla desteklemeksizin durmadan söylemek yerine sevdiğine verdiği emekle, onun için yaptığı fedakarlıklar ölçüsünde göstermekte Sayın Neriman hocam gibi, Sedat amcam gibi, Miralayım gibi nesli tükenen çınarlara has incelikler.. işte o yüzdendir ki o kadar aramaya babalarımız gibi adamlar; fırtınaların, kasırgaların yıkamadığı çınarlar bulamadık...

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
bulaşık, yemek, yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter