Yaprak Dolması

07.03.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Yaprak dolma kadın gibidir içi başka, dışı başka bir alem…

Yaprak dolması bence mutfağımızın en leziz yemeklerindendir. Yapımı el becerisi ve sabır ister, yenmesi çerez gibi iki dakika alır.

Güzel dolma saran kadını gözümde bir hayli büyütürüm bu yüzden. Hele avuçlarının içinde tek elle sarmazlar mı bayılırım izlemeye. Ankara'nın Beypazarı ilçesinde öyle güzel etli yaprak dolması yaparlar ki üç tanesi benim bir dolmam eder, incecik olur. Gıpta ederim…

Dolma sarmak kadın eline nasıl yakışırsa dolmanın içi kadın gibi dolmanın tadını veren kısmıdır.Yani incecik, körpecik sarılmış dolma göze hitap etse de içi damağa hitap eder!

Yaprak dolma kadın gibidir içi başka, dışı başka bir alem…
Onun için onu pişirirken tıpkı bir kadına göstereceğin ilgi ve şefkat gibi yağı ve tuzu kadar suyunu da iyi ayarlayacaksın. Pirinçler ne çok diri kalacak, ne de sütlaç gibi olacak. Pirincin diriliği yaprağınki ile mütenasip olacak.

Ocağın ısısını iyi ayarlayacaksın ki, harlı ateşte pişirirsen dibi tutar, hızlı pişirirsen içi diri kalır, ateşte çok tutarsan lapa olur…
Pirinci dolmanın içine tıkıştırmayacaksın. Az koyarsan daha fena, yaprak yemiş gibi olursun…

Bazı yörelerde yalancı dolmanın (etsiz dolma içi, bol domatesli, maydanoz ve taze naneli) içi kavurulup, hafif pişirilir, yaprak da ayrıca haşlanır, hafifçe sarılıp tekrar pişirmeden yenir. Bu biraz hüner ve deneyim ister. Yani hakikatli aşçılar dolmayı çiğden bile yedirir insana…

Dolmanın sarılması da önemlidir. Ne öyle çok sıkı sarıp boğacaksın ne de gevşek bırakacaksın. İki saatte sardığın dolmanın iki dakikada tüketilmesine sevinecek kadar kalender olacaksın…
Ve en önemlisi sen sen olup, bir kadından daha iyi dolma sardığını iddia etmeyeceksin!

Bu kadar bilgiçliğin üzerine bir dolma yap da yiyelim dediğinizi duyar gibi oldum. Şimdi dolma yapamayacağıma göre en iyisi bir anı ile noktalayayım sözlerimi.

Arkadaşım Ömer bahçelerindeki asmalardan topladığı yaprakları eşi Zuhal'e: "Haydi yapta yiyelim" diye verdiğinde Zuhal'in tepkisi "Ay Ömeeer yine mi, bıkmadın mı Allah aşkına ?" oldu. Şaşırdım, pazar pazar dolma yaptıracak sandım kızcağıza.

Zuhal yaprakları güzelce yıkadı haşladı, dolma içini bol soğan, domates, maydanoz ve taze nane ile kavurup az suyla, biraz dirice pişirdi. Sonra yaprakları ve dolma içini sıcak sıcak ortaya koydu. Haşlanmış yaprakları dolma içine daldırıp daldırıp, iki dakikada mideye indirdik.

Meğer Ömer, küçükken annesi dolma sararken içinden çiğ çiğ yemeyi severmiş. Annesi, "oğlum dolmayı daha pişirmeden bitirdin" diye çıkışırmış Ömer de annesine: " görürsün evlenince karıma dolma içi yaptırıp yaptırıp yiyeceğim" dermiş. Bu yirmi küsür yıldır aralarında bir espri olarak kalmış. Ve görünen o ki kimse dolma yemekten bıkmamış. 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3456 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 11.03.2011 - 17:23
  • BD
  • Ömer haklı..
  • Dolmanın yapılmasını beklerken içinden çalmak o kadar keyiflidir ki.. Demek sadece ben değilmişim sicilinde dolmaiçi hırsızlığı kaydı olan.. :)

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter