Turp gibi

17.12.2010 - 13:00 | - Tüm hikayeler
  • Turp gibi maşallah…

Arabaları genellikle her 15 bin kilometrede bir bakıma sokarlar. Yağı, filtreleri, bujileri, ve balataları gibi bazı parçaları değiştirilir. Güvenli bir şekilde hareket etmesini sağlayan önemli bölümleri gözden geçirilir. Ve varsa aksayan yönleri tamir edilir.

Ben de üçüncü 15'i tamamladığım şu günlerde, gittim bir sağlık merkezine ve kontrolden geçtim. Bütün inceleme ve tanı sonuçlarımı alıp götürdüm beni yönlendiren hekime. Gerçi daha elimdeki sonuçlara göz atarak merdivenleri çıkarken anladım; her şeyin yolunda olduğunu. Zira günümüz sağlık teknolojisi, tıp eğitimi almayanların bile anlayabileceği basitlikte döküyor bilgileri üç sayfa kağıda.

Kağıtların birisinde beş küçük paragrafta çok sade biçimde anlatılmış her şey. Böbrek, karaciğer, safra kesesi, dalak ve pankreas diye başlayıp "gözlenmemiştir." diye biten beş rahatlatıcı cümle. Diğer iki kağıt ise yan yana üç sütundan oluşan bir formatta. Birinci sütunda benim için hiçbir şey ifade etmeyen, yani ne demek olduğunu bilmediğim kısaltma veya tıbbi deyimler. Hemen karşılarında rakamsal değerler ve onun yanında da "normal değer aralığı" bulunuyor. İkinci sütunda yazılan rakamlar, yani benim kan değerlerim; ya normal aralığın cuk ortasında bir şey, ya da alt sınırdan biraz yüksek veya üst sınırdan biraz düşük kalmış sevimli sayılar olarak duruyor...

İşte bu sonuçlar elimde girdim keyifsiz bir yüz ifadesine sahip hekimin odasına. Benim merdivenlerde okuduğum rakamlar üzerinde kalemini bir bir gezdirip ve her birisi için en az yüz ifadesi kadar keyifsiz bir ses tonuyla "normal, normal, normal…" dedi hekim bey. En son ekg ve göğüs filmine de bakıp yine aynı ses tonuyla "iyi görünüyor" dedikten sonra gözlüğünün üzerinden ilk kez yüzüme bakıp; "sizin için herhangi bir tavsiyemiz yok." diye konuşmasını noktaladı…

Tıp merkezinin kapısından çıkarken, aklımdan geçenler:

-Acaba bu kadar teknolojik gelişme hekimlere pek fazla insiyatif bırakmadığı için mi böyle davranıyorlar?
-Acaba tıp merkezine yağlı bir müşteri olacak bir önemli hastalığım olmadığı için mi hekim bey keyifsizdi?
-Yoksa onca ızdırap çeken hasta varken, domuz gibi adam gelmiş bizi boşu boşuna meşgul etti diye mi?

Birden aklıma çocukluğumda gittiğimiz doktor Necati Amca geldi. Şimdiki tanı ve inceleme araçlarının hiçbirinin olmadığı bir ortamda yapılan hekimlik. Dakikalarca elle, gözle ve hastayı dinleyerek yapılan muayeneler. Ve sonuçta hem hastaya, hem de yakınına oh çektiren cümle:

-Turp gibi maşallah… 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3747 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter