"Türkan" Yemeği Düşürdü

25.03.2011 - 17:37 | - Tüm hikayeler
  • Türkan Saylan için misyoner dendi, Hıristiyan dendi... Bunun en büyük nedeni de annesinin İsviçreli olmasıydı... Ama romanında ve dizisinde görüyoruz ki, Saylan çoğu kişinin okuyamadığı duaları bile biliyor...

    Türkan Saylan'ın hayatının anlatıldığı Türkan dizisinde "Türkan" iş hayatında başarılı, evde beceriksiz bir hanımı canlandırıyor.

Usta kalem Ayşe Kulin’in piyasaya çıkan “Tek ve Tek Başına: Türkan” adını verdiği biyografik romanına dayanarak hazırlanan "Türkan" dizisinde, 18 Mayıs 2009’da ölen, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan’ın iç dünyasını mektuplar üzerinden anlatıyor. 

Dizide Türkan,  iş hayatında başarılı, evde beceriksiz bir hanımı canlandırıyor. Dizinin 24. bölümünde Haydar’la Fidan’ın boşalttıkları eve Türkan ile Orhan taşınırlar. Artık ikisinin de evleri vardır, çok mutludurlar. Keyifli bir şekilde evlerini yerleştirmenin telaşı içindedirler. Ancak Türkan evde yemek yapmada zorlanır. Orhan her fırsatta bunu dile getirir.

Bir kadının iş hayatı ve ev hayatının yansımalarını görmek için iyi bir dizi Türkan.

Sen git işte çalış, sonra da eve gel Orhan'a paramağını yalacağı yemekler yap.

Kadın ve erkeğin evlilik başarısı, mutfak masasında yemek oluyor bu dizide.

İşte ‘Türkan’ın kadrosu…

 
O, 74 yıllık yaşamını insanlığa hizmete adamış, yürekli bir kadın. Cüzzamla savaşta, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada örnek girişimlere imza atmış başarılı bir bilim kadını. Engellere, çaresizliğe rağmen vargücüyle çalışıp zoru başaran, bir eğitim gönüllüsü. Kardelenlerin biricik meleği.
Espirili, dışa dönük bir kadın. Hırslı. Oldukça çalışkan… Nüktedan… Mükemmeliyetçi ve hümanist. Sorumluluklarına bağlı… Türkan, her zaman her konuda sadeliğe önem verir. Herkese kendini sevdirmiştir. Her çeşit insanla, onun dilinden konuşabilir. Oldukça cesurdur. Azarlanmaktan, başarısız ilan edilmekten korkar. Kavgadan hoşlanmaz. Aşamadığı bir anne kompleksi vardır. Sıkı bir dini eğitim almıştır. Kurallara da sıkı sıkıya bağlıdır. Kıyafetlerini kendi diker. Sade ama şık giyinmeyi sever. En sevdiği aksesuarı tıp rozetidir. Sofistike bir tarzı vardır. Ama nüktedan kişiliğinden dolayı bu tarzını çok ufak detaylarla, yenilikçi üsluplarla kırmayı sever.
Türkan’ın mektup arkadaşı. Romantik ve yakışıklı bir adam. Kadınların ilgisini çeken biri. Centilmen.. Demokrat ve hümanist. Ama hikayenin başlarında kadın anlayışı dönem erkekleriyle aynı. Kadınların evlenip iyi bir anne ve ev kadını olmasından yana. Siyasal bilimler öğrencisi. Türkan’ın omzuna yaslanıp ağlayabileceği tek kişi. Türkan’a aşık. Mülkiyeli olmasından dolayı kişilikli ve ağır bir giyim tarzı vardır. Cebinde ütülü ve üzerinde baş harfi işli keten mendil taşıyan adamlardandır. Ankara’lı olmasından dolayı Cumhuriyet başkentini temsil ettiğine inanır ve bu inancına uygun bir şekilde giyinir. Tarzı; Maskülen ve gösterişten uzaktır.
Türkan’ın ilk eşi… Türkan’ın üniversite yıllarında asistan. Yakışıklı bir adam. İdealist ve özgüveni gelişmiş bir adam. Ukala ve laf cambazı bir köy çocuğu. Türkan ile arasında büyük bir sınıfsal fark vardır. Asistan maaşıyla geçindiği için giyimine fazla para ayıramaz. Yakışıklılığıyla göz doldurduğunu bildiği için de giyim kuşamı fazla önemsemez. Rahat ve serseri bir havası vardır. Oldukça maçodur. Briç oynamayı sever. Ama bu oyunu sosyal bir konum kazanmak amacıyla değil, zekasını başkalarıyla yarıştırabildiği için sever. Briç klüpünde ki diğer adamların yanında oldukça aykırı durur ama bu aykırılığıyla parlar. Saçı tarak görmemiş erkeklerdendir. Sıkıntılıdır, bu yüzden kravat, papyon gibi şeylerden nefret eder.
Oldukça güzel bir genç kız. Doğuştan bir sağlık sorunu olduğu için Leyla tarafından sürekli korunup kollanır. Bu yüzden Turhan kolayca çevresindekileri kullanır, isteklerini yerine getirtir. Dönemim kıyafetlerine, müziklerine düşkün. Çocukları ve hayvanları çok seviyor. Neşeli ve konuşkan bir genç kadın. Dansa ve yüzmeye meraklı. Liseyi zar zor bitirmiş. Çalışmayı sevmeyen biri. Her zaman bakımlı ve güzel. Ailenin asaleti. Çok güçlü bir belleği olduğundan detayları hiç unutmuyor. Saylan Beyin bu küçük şımarık kızı, denizin koynunda, o saf ve temiz yaşamı, sevgi dolu ilişkileri, her lokmada şükretmeyi, Leyla’ın elleriyle diktiği gülleri budamayı ve tek tek kesip vazolara koymayı, annesi gibi her öğleden sonra uykusuna yatmayı ve saat beş çaylarını alışkanlık edinmiştir. Sonrasında da şimdiki alışkanlıkların devamıyla kedileriyle, gülleriyle, denizin gelgitleriyle, kuş sesleriyle kendine bir dünya oluşturmuştur. Hep uzun saçlı, saçlarını çok yakışan bir topuz yapan, daima sade ama şık giyinen biri.
Aslen Lilly Reinmann. İsviçreli bir teknisyenin kızı. Çok iyi ve disiplinli sıkı bir eğitim görmüş. Her yıl İsviçre’de yaz okuluna gönderilmiş. Fransızca ve Almanca biliyor. Piyano çalıp, şarkı söylemeyi de öğrenmiş. Yeni gelişmelere ve tıbba meraklı bir kadın. İyi bir eğitim almış. Bir yabancı olarak Türk toplumunda kabul görmek için Türk adet ve geleneklerine fazlasıyla bağlanmış. Çocuklarına karşı zaman zaman sert ve disiplinli olabiliyor. Oldukça yardımsever bir kadın. Her zaman bakımlı. Kocası Fasih’e aşık. Çocuklarına çok kıymet verir, bütün çocukları mükemmel çünkü kendisi mükemmeldir… Prens Charles’a ‘Niye avlanıyorsunuz, avlanmak cinayettir.” diye mektup yazacak kadar büyük bir özgüveni vardır. Her şeyin en iyisini, en doğrusunu bilip, hep öğüt verir ve eleştirir. Çayını her gün saat 4 de sütlü olarak içer. Bahçesini güllerle donatmıştır. Çevresindeki çocuklara dersler verir, dünyadaki, ülkedeki haksızlıklara, olumsuzluklara hep karşı çıkar. Şiirler yazar. Mücadeleci ve zorluklar karşısında kolay pes etmeyen bir yapısı vardır. Son derece güzel, bakımlı, avrupai ve zarif bir kadındır. Daima bakımlı, şık ve farklı giyinir.
Yakışıklı bir adam. Oldukça iyi eğitimli. Müteahhit. Zor bir yaşamı olmuş, savaşta yaralanmış, günlerce ölü silah arkadaşlarıyla siperde kalmış. Ama oldukça ketum. Karısına aşık. Tam bir salon adamı. Ama ailesi ile ilgili konularda tam bir Türk erkeğine dönüyor. Gururlu bir adam. Annesi, karısı ve Türkan arasında şımartılan bol kadınlı bir adam. Leyla’yı annesine karşı korur. Her zaman temiz ve titizdir. Parasızlık dönemlerinde bile giyim kuşamına, hal ve hareketlerine dikkat eder. Her zaman ‘jilet’ gibi giyinir. Ailesi Fasih’i hiçbir zaman pijamalı ya da spor bir kıyafetle görmemiştir.
Serbest ruhlu, biraz serseri ve duygusal bir genç kadın. Türkan’ın en yakın iki kız arkadaşından biri. Türkan’ın aşkı bulmasından yanadır ve onun mesleği ile evli olmasından yakınır, hayatı ıskaladığından dem vurur. Türkan’ın, Ali ile evliliğe giden bir ilişki yaşaması için elinden geleni yapacaktır. Üniversite yıllarında Ayhan ile sevgili olur, sonrasında da evlenirler ve arkadaş olarak boşanırlar? Annelerin sevdiği genç kız tipidir. Rahat, sevecen ve tatlı dillidir. Eli çabuk ve beceriklidir. Mutfağa girmeyi, yemek yapmayı sever. Övgülerden hoşlanır. Romantiktir. Aşk romanları ve fotoromanlar okur. En sevdiği karakter Sofia Loren’dir. Alain Delon’a aşıktır. Kıyafet seçimleri de kişiliği gibi rahat ama modaya uygundur. Daha çok elbise tercih eder. Renk kullanmayı sever.
Ali’nin arkadaşı. İstanbul’da eğitim görüyor. Zengin bir ailenin oğlu, yalnız yaşıyor. Esprili, hareketli bir genç. Ali’nin aksine romantik değil fazlasıyla realist. Dürüst ve açık sözlü. Zaman zaman patavatsız olduğu da söylenebilir.
Haydar’ın sevgilisi. Oldukça yoksul bir ailenin kızı. Duru ve sade bir güzelliği vardır. Sakin, eğitimsiz ama zeki bir genç kadındır. Yaşadığı onca sıkıntıya rağmen tevekküllü biridir. Karamsar değildir ancak kadercidir.
Anadolu’dan gelmiş yoksul bir ailenin oğlu. Hem çalışır hem okur. Türkan’ ın tıbbiyeden yakın arakadaşı… Türkan, Haydar’ın çalışkanlığına hayrandır. Öğlen yemeklerini onunla paylaşmak için türlü numaralar yapar. Haydar oldukça mağrur bir adamdır. Türkan onu utandırmadan ona yardımcı olmaya çalışır. Haydar; bir zamanlar sevdiği kız olan Fidan, Cüzam hastalığına yakalandıktan sonra tıbbiyeye girmeye karar vermiştir.
Çelimsiz ama çok yetenekli ve yaratıcı bir genç. Sürekli yeni mucitlikler peşinde. Daha çok küçük yaşlarda makinelere merak salmış. Saatleri, radyoları bozar yaparmış. Turgut Galatasaray’ın katı disipliniyle, ateşli ateşli küfe içinde okula götürüldüğü günlerin de etkisiyle çok titiz, disiplinli, meraklı bir çocuk olmuş. Okulu erken bırakmayı seçse de disiplin anlayışı yer etmiş onda. Sürekli kolalı ve ütülü gömlekler giyer, vücut bakımına önem verir. En yakın arkadaşı kardeşi ikiz gibi büyüdükleri Tuğrul’dur. Dürüst ve duygusal bir insandır. Türkçe, Fransızca okumak ve National Geography dergilerini takip etmek tutkusudur. Ukalalık derecesinde eleştiricidir. Sürekli zengin olma hayalleri kurar ve daima büyük düşünür. İsteyince son derece ağdalı Osmanlıca konuşabilir. Ailenin asaleti Unvanını almıştır.
Sağlıklı, yaramaz, ele avuca gelmeyen cana yakın bir çocuk olarak büyümüş. Yolda, vapurda kız çocuklarına göz kırpmasından çapkın olacağı belliymiş zaten. Ama oldukça cana yakın. Neşeli, keyifli, dik kafalı. Çocuk kalmayı becerebilmiş bir adam. Sorumluluk almayı sevmez. Gezmeyi eğlenmeyi sever. Oldukça bonkördür. Disipline hep karşı gelen biridir. Dağınık olduğu kadar ilgi alanları da çoktur… Genelde yasaklanan şeyleri yapmayı sever. Annesi Leyla onun kötü yola düşmemesi, kötü arkadaşlar edinmemesi için çok mücadele veriyor. Müthiş teknik kafasıyla makineleri onarmayı, eskileri birleştirip yenilerini yapmayı seviyor. Yaşama, yemeye, içmeye çok düşkün. Kimseye belli etmese de gizliden gizliye okumayı da çok seviyor. Hiçbir zaman dertlerini paylaşmayı, sıkıntısını paylaşmayı tercih etmiyor. Giyim tarzı da isyankar yapısı gibi abisi Turgut’un aksine özensiz.
Tembel, yaramaz, hayalperest bir çocuk. Hayvanlara fazlasıyla düşkün. Kelimeleri yanlış kullanmasıyla ünlü.Ufak tefek ve oldukça sevimli. Ailenin cehaleti. Gündüz, okulunun sıkı disiplinine bir türlü alışamamıştır. İlk yıllardaki tembelliği ve dik başlılığı nedeniyle bol bol dayak yemiş ve çok gücenmiştir. Gündüz de ağabeyleri gibi yaratıcı ve el becerileri gelişmiş bir çocuktur. Okumaya değil daha çok gezmeye, eğlenmeye meraklıdır. Aklı muzipliktedir her zaman…
Lakabı Tilki kardeş. Otoriter, inançlı ve despot bir kadın. Zor bir hayat yaşamış, bir oğlunu ve kocasını genç yaşta kaybetmiş. Gelini Leyla ile sürekli bir sürtüşme içinde. Oğluna fazlasıyla düşkün. Kuralcı, disiplinli, prensipli. Kendine has bir espri yeteneği var ve bunu daha çok karşısındakileri iğneleme amaçlı kullanıyor. Her ne kadar ailesine düşkün ve sevgi dolu olsa da bunu göstermeyi pek beceremeyenlerden… Mutaassıp ama şık ve özenli giyinen bir kadın.
Türkan’ ın arkadaşı Saevinç’ in annesi. Oldukça anaç ve kızına düşkün bir kadın. Bilge ve rahat bir kadın. Rahatlığı yüzünden sürekli savruk bir görüntüsü vardır. İki şeyi bir araya getirerek kombinasyon yapmayı beceremez. İyi giyinmeye çalıştığında ortaya daha korkunç bir manzara çıkar. Kolunda her zaman şakırdayan altın bilezikleri vardır. Ayaklarında topuk çökmesi olduğu için terlik ve rahat ayakkabı tercih eder. Hatta zaman zaman ayakkabılarının arkasına basar.
 
Ömrünü cüzzamla mücadeleye adayan Saylan’ın ölmeden önce, kendisinden bir kitap yazmasını arzu ettiğini söyleyen Kulin, “Saylan’ı bir karakter olarak kurgulasaydım kitabıma duygusal ilişkilerini ve flörtlerini de katardım” diyor. Kulin buna neyin engel olduğunu ise şöyle açıklıyor: “Saylan’ı yanlış anlamaya imkân verecek hiçbir cümle yazmak istemedim; çünkü istismara çok açık bir isim. Bilerek kötülük ediyorlar Saylan’a. Onu istismar etmeye hazır, aç kaplanlar gibi bekleyen bir kalabalık var; onların eline malzeme vermek istemedim.” 
kaynak:http://haber.kanald.com.tr
tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3776 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 25.03.2011 - 18:58
  • Mustafa
  • Otursa evinde yemek pişirse öğrenirdi
  • otursa evinde yemek pişirse öğrenirdi yemek yapmayı. bir yemek yapmayı bile beceremiyorsa iseterse ordinaryus profesör olsun neye yaradı ki!

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
türkan, pınar öğün, türkan saylanın hayatı, türkan dizisi ne zaman, türkan dizisi oyuncu kadrosu, türkan dizisi oyuncuları, türkan saylan kimdir, türkan saylanın eşi, türkan saylanın ailesi, türkan dizisi, türkan oyuncuları, ali, saygın soysal, orhan, özgürcan çevik, turhan, damla sönmez, leyla, nesrin kazankaya, fasih, murat göksu, sevinç, idil yener, ayhan fatih koyunoğlu, fidan, bahar selvi, haydar, rüzgar aksoy, tuğrul, bora cengiz, gümdüz, kerem açarsöz

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter