Susamsız simit, tatlı börek, mısır unundan helva

11.04.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Gidip gördüğüm her şehrin simitinden tatma adetim vardır.

Gidip gördüğüm her şehrin simitinden tatma adetim vardır.

Her yerin simitinin lezzeti farklıdır çünkü.

Ancak Doğu Karadenizin yani bizim Temel’in “kerkel” denen simiti susamsız oluşuyla diğerlerinden hemen ayrılıyor. Henüz hamurken pekmezli sıcak suya sokulup sonra odun ateşinde pişiriliyor.

Sıcakken oldukça gevrek olan bu simit soğuduğunda ayva gibi biraz zor yutulur hale geliyor.

Arhavi’de bulunduğumuz süre içinde sabah- akşam saat 6’da mutlaka simit fırına uğrayıp daha ateş gibiyken kağıda sardırdığımız kerkeli çayın yanında ikişer üçer götürdük. Öyle hafif bir lezzeti var ki kerkelin, bir tanesi asla kesmiyor.

Temel’in simiti farklı simitçisi farklı! Poz ver hele dedik artistlik bir poz verdi. Söylediğine göre böyle poz vermeye alışıkmış. Birçok dergi ve televizyon programı için poz vermiş. Resim nerede yayınlanacak diye sordu üstelik. Şöhret olmak zor tabi!

Gelelim Laz Böreğine. Bu Fadime’nin yaratıcı zekasıyla fıkralara konu olmasına şaşmamak lazım. Mutfakta bile yaratıcı ve eğlenceli baksanıza!
Başka kimin aklına gelirdi tatlı börek yapmak?
İki üç kat baklavalık yufkanın ortasına muhallebiye benzer malzemeyi biraz kalınca döküyorsunuz. Üzerine yine iki üç kat baklavalık yufkayı örtüyorsunuz. Kızdırılmış Trabzon tereyağını gezdirip nar gibi kızartıyorsunuz.

Fırından çıkarınca ılık şerbeti üzerine döküp dinlendiriyorsunuz.


Tatlılardan laf açılmışken bol finduklu baklavayı ve de burmayı (daha pişmemiş) es geçemeyiz tabi…

Efendiiim, gelelim Hemşin Helvasına.

Ben de ilk defa tattım bilmiyordum. Ayder Yaylasına çıktığımızda canımız çayın yanında tatlı bir şeyler çekti. Ne yiyelim ne yiyelim diye bakınırken tezgahta gördüm onu, vuruldum…


İrmik Helvasına benzeyen bir görüntüsü var ama irmikten değil iri çekilmiş mısır unundan yapılıyormuş. Taze tereyağı ve biraz da bal var içinde. Tarifini tam olarak vermediler gaybanalar! Ama çayın yanında sıcak sıcak öyle güzel gitti ki. Burada yer almayı hak etti doğrusu…

 

Sonuç olarak bu kadar yerse, bol oksijeni alırsa, yanında sarılacak sevdikleri de varsa işte böyle mayışır insan…
Karadeniz seyahatım yemek yerken de yüzümü güldürdü. Sizin de oralara yolunuz düşerse tadın; susamsız simiti, tatlı böreği ve mısır unundan helvayı. Ha daha mıhlama var, kara lahananın ve hamsinin bilumum yemekleri var onları daha sonra anlatıcam. Şimdilik bu kadar yemek yeter…
Ağzınızın tadı yüzünüzün gülümsemesi eksik olmasın…  

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4157 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter