Şifalı Bamya

07.01.2011 - 6:00 | - Tüm hikayeler
  • Seneler önceydi. 13 yaşlarındaydım. Babaannem yaşlanmış ve bir gece uykusunda gelen ani bir felç ile yatağa bağlanmıştı.

Senenin ilk cuma günü. Cuma günlerinin benim için her zaman özel olduğunu daha önce bir yazımda belirtmiştim.
Hafta sonunu cumartesi pazar çalışmayarak yaşayan ben gibiler için çok özel hikayelerim olacak.
İşte ilki;
Seneler önceydi. 13 yaşlarındaydım. Babaannem yaşlanmış ve bir gece uykusunda gelen ani bir felç ile yatağa bağlanmıştı. Annem çalışıyordu. Abilerim ise o yaz evimizin yakınında olan Süreyya Plajında büyük olanı tıp fakültesinde okuduğu için doktorluk, küçük olanı da uzun boylu ve atletik olduğu için cankurtaranlık yapıyorlardı. İlk defa o yaz çalışıyordu abilerim.  
Ben ise evde babaannemin yanında kalıyor hem eve göz kulak oluyordum hem de elimden geldiğince babaannem bakıyordum. Gün içinde teyzem de geliyor hem bana hem babaanneme bakıyordu. Zor günler yaşıyorduk.

Babaannem bilinci açık ama yatalak olmanın verdiği huzursuzlukla hep dua ediyordu. Çok çekmemek ve çektirmemek için.
En son bamya yemeği istedi. Ben pişirmesini bilmiyorum. Teyzem de nedense yapmamıştı. Oysa çok güzel yemek yapar ve babaannemi en az kendi annesi kadar severdi. Teyzemin çocukları da babaanne derlerdi zaten.
Babaannem de bizlerden hiç ayırt  etmeden severdi teyzemin çocuklarını.
Karşı komşumuz babaannem için bamya pişirdi. Bende yanına gittim nasıl yapıyor diye seyretmeye. İlk o zaman öğrendim işte bamya ayıklamasını ve pişirmesini. Yasemin teyze ile birlikte oturup bana gösterdiği şekilde bamyaları ayıklamaya başladım bir yandan d onu dinliyordum.
Bak Maviş bu bamyalar çok derin kesersen pişerken çok ağlarlar. Onlar ağladıkça yemeğin lezzeti azalır. O yüzden sakın derin kesme diplerini ağlatmayalım bamyaları diyor ve devam ediyordu. bamyaları neredeyse teker teker sayacak kadar yavaş saplarını kesiyordum.  Ağlatmamak için elimde geleni yapıyordum ama nede olsa  daha 13 yaşında çocuktum. Arada derin gidenlerde oluyordu. Ayıklama işlemi bittikten sonra sırasıyla Yasemin teyze soğanları ayıkladı ve küçük küçük doğrayıp yağda pembeleşinceye kadar çevirdi. Babaannem için yapılan bu yemek çok önemliydi benim için. Babaannemi çok severdim ve nedense bu yemeği yedikten sonra her şeyin düzeleceğini düşünüyordum.
Soğanlar pembeleştikten sonra -Yasemin teyze soğanları öldürdükten sonra demişti- içine bir miktar kıyma koydu ve devam etti karıştırmaya. Biraz tuz ve limon ekledi. En son domatesini soyup içine kattı. Bana dönerek "bak kızım bu yemek babaannene şifa olacak içine şifa duaları kattım" dedi. En sonunda kaynayan domatesli karışımın için bamyaları ekledi. Kapağını kapattık ve biraz bekledikten sonra altını kıstık.
Yasemin teyze bana dönüp " babaannenin duaları kabul olacak çekmeyecek çektirmeyecek bu yemek ona iyi gelecek merak etme" diyordu.
Oysa bir önceki gece uykusunda bir felç daha gelmişti babaanneme. Bilinci arada sırada açılıyordu. Konuşamıyordu bile babaannem.
Felç sol tarafına gelmişti. Gırtlağı ve dili de etkilenmişti gece gelen son felçten.  Artık rahat yutkunamıyor ve konuşamıyordu.
Bamya yemeğini bir önceki gece uyumadan evvel istemişti. Bunları düşünürken Yasemin teyzenin sesi ile kendime geldim. Tamam pişti bak çok da lezzetli oldu diyişi hala kulaklarımdadır.
Hemen bir çay tabağına azıcık bamya koyduk ve alıp eve geldim. Teyzemle göz göze geldik. Teyzeme hemen " şifa dualı bamya yemeği" diyerek çay tabağını gösterdim. Teyzemin gözleri doldu.
Koşarak babaannemin yanına gittim. Tuhaf sesler çıkararak yarı uyukluyor yarı uyanık yatıyordu öylece. Günlerden cumaydı. Akşam saat 19,00 u geçiyordu. Kapı çaldı annem işten geldi. Ben babaannemin yanında elimde çay tabağı ve çay kaşığı ile ona bamyadan aza azar yedirmeye çalışıyordum. Felçten dolayı yutamıyordu. Ama ağzında bamyayı hissediyordu sanırım. Bana baktı tebessüm etti. Yanakları pembeydi.
Babaannecim bak sana ağlamamış bamya pişirdik Yasemin teyze ile birlikte. İçinde de şifa duaları var. Ölmüş soğanlarla kıymada var hadi ye iyi gelecek sana diyerek yediriyordum.
Yarı yutarak yarı ağzından akıtarak bir kaç çay kaşığı bamya yedi babaannem. Kaşlarını kaldırarak istemem anlamında işaret yaptı. Topu topu yediği yarım çay tabağı bamyaydı.
Bir mucize oldu. Ertesi sabah olduğunda babaannem artık hırıltılı sesler çıkarmıyordu. elekler gibi uyuyordu. Önce çok korktuk ama sonra anladık ki şifalı bamya babaanneme iyi gelmişti.  3 ay kadar sonra babaannem bastonla yürüyordu. Evimizde bayram havası esiyordu. Doktorların ümit kestiği felçli hastamız sevgili babaannem iyileşmiş ve ayağa kalkmıştı.
Yasemin teyze bir kez daha teşekkür ederim babaannemin bizimle iki sene daha birlikte olmasını sağlayan o şifa dualı bamya yemeğin için.
ne zaman bamya görsem hep 1977 senesinin Ağustos ayı gelir.  Çok sıkıntılı, çok zorlu bir zaman dilimini yaşamış ve şifa dualı bamya yemeği ile babaannemi hayata döndürmüştük.
Şimdi ne zaman yatan bir hasta görsem hemen bamya pişirip içine şifa duaları okurum. Laf aramızda her hastaya iyi gelmiştir bu yemek.
Sağlıklı güzel nice yeni cuma akşamlarımız olsun.
Şifalı bamyamız herkese afiyet olsun. 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
4408 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 07.01.2011 - 15:01
  • ilker sarp
  • Harika
  • Yazılarını sürekli takip ettiğim Maviş'e..

    Harika yorumun,olağan üstü cümlelerin ve tadına doyum olmaz tariflerin için teşekkürler.

    Ne şanslıyım ki ellerinle yaptığın yemekleri tatma fırsatım oldu,sadece bu sebeple bile kendimi şanslı görebilirim.

    Hikayelerini ve tariflerini takip etmeye devam edeceğim,umuyorum ki yazılarının arkası kesilmeyecek ve sürekli o eşsiz yorumunu ve tariflerini okuyacağız,
    Buna vesile olan YemekHikayeleri'ne ayrıca teşekkür ederim.

    Bu yorum Site Yöneticisi tarafından düzenlenmiştir.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
şifalı bamya, maviş etkin, maviş etkin hikayeleri, maviş etkin öyküleri, yemek ve yaşam, sıcak yemek öyküleri, yaşamdan kısa hikayeler, 07.01.2011 yemek hikayeleri, 7 Ocak 2011 güncel yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter