Öz Vitamin'de dost sohbeti

02.05.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Ankara’nın merkezi Kızılay’da Zafer Çarşısının hemen arkasında eski bir mekan..

Ankara’nın merkezi Kızılay’da Zafer Çarşısının hemen arkasında eski bir mekan..
Öz Vitamin Piknik.
Özellikle mevsim yazsa, öğlen arasında ekonomik, hafif ve temiz bir şeyler yemek isteyen biz Ankaralı memurlar için böyle bir piknik salonu biçilmiş kaftandır.

İşyerine yürüyerek beş dakika mesafede bulunan mekana kafa dengi birkaç arkadaşla beraber giderseniz, öğlen arasında sadece karnınızı doyurmakla kalmamış olursunuz ayrıca…

Hadi vakit kaybetmeden menüye göz atalım. Bakmayın öyle..
listede hep ciğer tava, kiremitte köfte gibi ağır et yemekleri yoktur.
Benim gibi her daim diyette olanlar için kepek ekmeği, beyaz peynir, domates..
biber ve kekikli tost, az yağlı menemen, mantar sote gibi alternatifler de var…

 


Pratik,
Hızlı..
Lezzetli..
Üselik sohbetin koyusunun yaşanabildiği bir yer..
yemek deyince şöyle bir durmak gerekiyor.
Öyle her yerde ağzınızın tadını bulamıyorsunuz.
Biraz özen..
Biraz tecrube..
Biraz emek istiyor.
Özvitamin eski bir dost gibi vefalıdır. Uzun zaman gitmemiş olsanız da hatırlanır, buyur edilir, ayaküstü iki satır kelam edebilirsiniz...

Tostlarımız hazır...
Ve taze sıkılmış bol vitaminli meyve suyu…

Bazıları ağır sever ki bunlar genelde Serengeti Vadisinin erkek aslanları olup Ayvalık Tostu tercih ederler

Her ne kadar yiyecek ve içeceklerin hazırlanması kısa, muhabbet tatlı olsa da yemekler masaya geldiği anda saldırılıp,

acele tarafından götürülür Siz yemeğinizi yemekle meşgulken bir taraftan çaylar hazırlanır.

Evde, işte, restoranda, kahvede ikramın son noktası tavşan kanı çaydır.
Bir çay çek usta! denilir illaki.

Şair demiyor mu;

En iyi çayla gidiyor düşünmek seni
Sen çay gibi sıcak
Çay sen gibi
Sıcak yudumlarda hüznün ve matem
Sensin bardak bardak
Sensin dem dem
Süzülen keder boğazımdan
Tadın çıkmıyor damağımdan.


Elbette ki ne içilirse içilsin suyun yeri ayrıdır. Su demişken size bir su hikayesi anlayatım...

Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
ilk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su'ya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "sırf senin hatırın için ey su" diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur. Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek, suya "seni seviyorum" der. Su, "ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "seni seviyorum" der. Su, yine "ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "seni seviyorum" der.
Su da ona "söyledim ya ben de seni seviyorum" der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık..rengi solmuş, çehresi sararmıştır. Yataklardadır artık. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek, suya der ki; "seni ben, gerçekten seviyorum." çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye... Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. sonra şöyle der: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der. Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "seni seviyorum" demek yetmemektedir...Hayatımızda değer verdiklerimize çiçek ve su'dan çıkan ders özeninde bakmalıyız belkide. Öz vitamin'de bardağa akan ince bir su ile çiçek ve suyun sevgisi ile beslendik..

Dostlarla ve karnı tok olmak ve de güler yüzle karşılanıp, gülen yüzlerlerle uğurlanmak şahane….


AFİYET OLSUN!

Yüzümün tekrar gülmesini sağlayan sana, tüm dostlarıma ve aileme selam olsun! 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3430 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter