Noel Baba ve Yeni Yıl

31.12.2012 - 13:00 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Ben, Noel Babanın ren geyiklerinin çektiği kızağı, çuvallar dolusu hediyeleriyle gökyüzünden uçarak geldiğine inanırdım.

Noel Baba ritüeli, eğer kökeni yani, ilk olarak nasıl ortaya çıktığı bilinmiyorsa veya çeşitlilik gösteriyorsa; bir anlam taşımaz. İnsan bu ritüeli yaparken, kronolojik zamanın dışına çıkar, nitelik açısından farklı bir zaman, hem en eski hem de sonsuza kadar yaşayacak yarı kutsal bir zamana açılır. Noel Baba öyküsü, kesinlikle gerçek ve kutsal olarak kabul edilir. Çocuklar, hayallerinde yaşattığı birinden, istediği hediyeyi beklemenin heyecanına ve sihrine kapılır. Bu insanlara özgü, anlamlı ve güzel eylemlerin bir örneğini oluşturur. Yaşanan yanıyla göz önüne alındığında, merak, heyecan, sevinç ve coşku yaratacak bir anlatıdır. İnsan uygarlığının temel bir öğesidir, boş bir olaylar dizisi değildir, tersine sürekli başvurulacak olan yaşayan bir gerçektir. Soyut bir kuram yada imgeler gösterisi değil ama, inançların pratik bir düzenlemesidir.

Ben, Noel Babanın ren geyiklerinin çektiği kızağı, çuvallar dolusu hediyeleriyle gökyüzünden uçarak geldiğine inanırdım. Bu inancımın kökeni, belki bir kartpostal veya bir mecmuada gördüğüm resimdi. Nasıl ortaya çıkmış bilmezdim. Görüntüler farlılıklar gösterse de, bir anlam yükler, inanırdım. Geyikleri, kızağı, çuvalı ve şişko göbeği ile bacadan inişinin mucizesine kapılır, kutsal olarak kabullenirdim. Çocuklar hep olmayacak şeylere tüm içtenliğiyle inanır ya!

Yılbaşı, sobaların ısıttığı mekanlarda, kuruyemiş ve meyve tüketen, içki içen, tombala oynayan Kalabalıklar; anılarımda kalan. Televizyona hangi dansözün çıkacağı, saat tam on iki de hangi sanatçının şarkısıyla yeni yıla girileceği merak edilir, heyecanla beklenirdi. Başka ülkelerde, başka şehirlerde yaşayan insanların bu geçişi nasıl yaptıkları canlı yayınlarla gösterilemezdi. Lüks otellerde yapılan eğlenceleri de hiç bilmezdim. Ya tam sıfır anında ışıkların sönmesine ve karanlıkta yapılan öpüşmelere hiç tanık olmamıştım. Anlattıkça çoğalan anılarımda hatırımda kalanlar bunlar.

Her şeyin sil baştan olduğuna inanılmak istenilen o gecenin sabahında, ilk işim: Heyecanla, evimizin hayat kısmında bulunan; bazlamaların yapıldığı, etlerin kavrulduğu, yaprak basarken üzüm yapraklarının kaynar suda haşlandığı ocağa koşmak olurdu. Evimizin en geniş bacası o ocağındı. Yani, Noel Babanın geçebileceğine inandığım, gökyüzüne açılan en büyük delik. Geyiğinin okuyacağı mektubu da yazmazdım ama o hep ne istediğimi bilirdi. Ya kasap kağıdına, yada bir afişe, çoğunluklada Singer dikiş makinelerinin reklam afişlerine sarılmış hediyemi sevinçle alır, paketini parçalarcasına açardım. İçinden kitap çıkan bir yıl hariç, hiç hayal kırıklığı yaşamadım. O kitabi okuduktan sonrada, Noel Babanın bana verdiği en güzel hediyenin o olduğuna, bütün kalbimle inandım.

 

YILBAŞI AĞACI (*)

Telli pullu upuzun bir yılbaşı ağacı,

Sen kırmızı sırça topun içindesin.

Saçların saman sarısı, kirpiklerin mavi.

Onu oraya ben astım, seni içine koyup.

Ak boynun uzundur yuvarlaktır,

Kuşkularım kavgalarım sözlerim umutlarım ve

Okşayışlarımla

Koydum seni sırça topun içine.

 

Yeni Yılın anlamı, iklim, coğrafya, kültür, inanç vb. ile bağıntılı olarak çeşitlilik gösterir. Ne var ki, her zaman için bir çevrim, yeni bir başlangıç ve birde sonu olan bir zaman süresi söz konusudur. Oysa, bir çevrimin bitiminde ve sonraki çevrimin başlangıcında, insan yenilenmesini istediği bir sürü isteklerle ve dileklerle doludur. Bir yeniden başlayıştır. Bu dünya ölümlülerin yaşadığı, zamanla ilgisi olmayan, bozulmayan bir dünya değildir. Yaşayan bir dünyadır. Oluşum, yaşlılık ve ölüm yasasına boyun eğen etten ve kemikten varlıkların yaşadığı ve yıprattığı bir dünya. Bu nedenle belli sürelerde yenilenmeye gereksinimi vardır. Dünya nasıl değişikliğe uğradı, bir yandan zenginleşirken, bir yandan yoksullaştı. Bir şeyin ilk gerçekleşmesi anlamlı ve geçerlidir, birbirini izleyen ortaya çıkışlar değil. Dünya, bildiğimiz ve içinde yaşadığımız dünya. İnsanın dünyası, her insana göre değişiklik gösterir, dolayısıyla çok sayıda dünya vardır.

Bu yıl her şeye rağmen iyi olacak. Hatalarım sürecek. Ama, daha çok öğrenip, daha iyi düşünmeye çalışacağım. Kendimi ve insanları daha çok seveceğim. Daha az kınayıp, daha az kızacağım. Konuştuğum kadar dinleyeceğim. Tabii ağlayacağım, tabii güleceğim, tabii özleyeceğim, tabii aşkı bekleyeceğim.

Ben, hepinizin Yeni Yılını en içten dileklerimle kutlar, kendi dünyanızda umduklarınızı avuçlarınızda ve yüreğinizde bulmanızı dileğiyle; savaşsız, deliksiz, sakinleri çevreye duyarlı, sevgili, aşklı bir dünyada sizlere de aynı tavsiyelerde bulunur, sıhhatli, mutlu ve başarılı bir yıl dilerim.

(*) Nazım Hikmet Yılbaşı Ağacı'nı 1 Ocak 1962'de Estonya'nın başkenti Tallin'de yazdı. 

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
15884 kez okunmuştur. Yorumlar (1) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Toplam 1 yorum yapılmıştır
  • 20.04.2013 - 13:26
  • KARGA
  • NASRETTİN HOCA
  • SALYANGOZ SATIŞLARI BAŞLAMIŞ. SADECE NASRETTİN HOCAYA İNANIRIM.

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yılbaşı, noel, noel baba, yeni yıl

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter