|
- Mevsim kış. Gerek soğuk havalardan gerekse krizlerden dolayı şifayı kapmış durumdayız!
|
Mevsim kış. Her ne kadar “Nasılsın, iyi misin?” sorusuna, “şükür iyiyiz”, “çok şükür yaşıyoruz” türünden cümlelerle cevap vermek adet olmuşsa da genel olarak gerek soğuk havalardan gerekse krizlerden dolayı şifayı kapmış durumdayız!!
Çevremde morallerin bozuk olduğu gördüğümde genel olarak moral yükseltici bir takım faaliyetlerde bulunmaya çalışırım. Bugün de niyetim neşeli bir yemek hikayesi yazmaktı. Gel gör ki fena halde şifayı kapmış, gözlerim kan çanağına, burnum silinmekten domates güzeline, kulaklarım çınlamaktan fener alayına dönmüşken aklıma nane limon kabuğundan başka bir şey gelmiyor. Nane limon kabuğu nasıl kaynatılırdı hatırlamak için, toprağı bol olsun Barış Manço’ nun şarkısını söyleyip duruyorum içimden: “Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman ha ha ha ha hapşuuu!”
Doktora görünüp ilaç almaya başladım. Bunun yanında taze meyve ve yeşil yapraklı sebzelerden salata tüketimimi artırdım, bol bol ılık su, taze sıkılmış meyve (özellikle nar) suyu, ıhlamur, nane, kekik, limon çayları içiyorum, sık sık ılık suyla elimi yüzümü yıkıyor ve boğaz antiseptiğiyle (tuz-karbonat karışımı) gargara yapıyor, bir de burnumu açık tutmaya çalışıyorum!! İyi nefes alamayınca insanın suratı patates gibi şişiyor varın beyne az oksijen gidince neler olabilir siz düşünün...Sersemlik, uyuklamak, yüksek ateş, dikkat eksikliği..daha neler neler…
Bütün bu önlemleri almış olmak bile yıkılmadım ayaktayımın bir göstergesi olmalı zira hastalık daha da alevlenirse canım hiçbir şey yemek, içmek istemeyecek, annemin yaptığı bol naneli yoğurt çorbası ve nane-limondan başka…
Her türlü hastalığımızda tıbbın, antropolojinin, mutfağımızın, vesairenin nimetlerini kullanmayı bir şekilde öğreniyor, iyi gelen küçük reçeteler bile geliştirebiliyoruz zaman içinde. Aynı somut reçetelerin dünyamızı ve ülkemizi etkileyen krizler için de geliştirilebilir olması dileğiyle hepimize geçmiş olsun!
|