Lokantada ilk yemek

23.01.2009 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • klımda hep bir ilk yemek hikayesi yazmak olduğundan akşam yemek bahsi açıyorum evde.

Aklımda hep bir ilk yemek hikayesi yazmak olduğundan akşam yemek bahsi açıyorum evde. Halam ve eniştemin bir haftadır bizde misafir oluşu, fırsatı ganimete çevirebilir diye düşünüyorum çünkü. Yaşları 60 ila 76 arasında değişen bu dört aile ferdini bir arada bulmuşken durmadan soruyorum; eskilerde kahvaltıda ne yerdiniz, okula beslenme olarak ne götürürdünüz, işyerlerinde yemek nasıldı, dışarıda ilk yemeğinizi ne zaman, nerede, kaç yaşında, kiminle ve neden yediniz? Sorularımı hevesle cevaplıyorlar ve ben buna bayılıyorum...

Osman Amcam, halamın eşi, 76 yaşında. Memleketinden 15 yaşında ayrılıp Karabük’ deki amcasının yanına terzilik öğrenmeye geliyor. Terzihane eve yakın olduğundan öğlen yemekleri için genellikle eve gidiyorlar ancak işlerin yoğun olduğu zamanlarda amca kızı sefertaslarıyla dükkana getiriyor yemeklerini. Dışarıda ilk yemeğini bir esnaf lokantası olan Gafur’un Lokantasında, 16 yaşındayken yemiş, menü: haşlama ve pilav.

Babam 70 yaşında, dışarıdaki ilk yemeğini 1952’de 13 yaşındayken, Ankara Samanpazarında, hisara çıkarken yol üstündeki Yusuf’un Lokantasında yemiş, menü: pilav üstü kuru fasulye. 

Annem ilk 1962’de, Trabzon’da bir lokantada, mercimek çorbası içmiş, tas kebabı yemiş…

Bırakın hamburgeri, lahmacun, döner-ekmek, adana kebabın filan esamisi okunmuyor o yıllarda. Restaurant kelimesi henüz kullanıma girmemiş ya aşçı evi deniyor ya da lokanta ve lokantada çorba, hünkar beğendi, tas kebabı, kuru fasulye-pilav gibi ev yemekleri yeniyor genellikle. Sultan Ahmet Köftecisi gibi köfteciler, Zeynel gibi muhallebiciler ki muhallebicilerde pilav üstü tavuk, tavuk suyuna çorba yemek mümkün ve bir de börekçiler var… 

Kısacası bizim fast food'umuz pek çok ülkedeki gibi sağlıksız değil. Bunu esnaf lokantalarındaki yemeklere bakınca görebiliyor insan. Annelerimiz, nenelerimiz saatlerce uğraşıp gerek Türk mutfağı klasiklerini gerek yöresel yemekleri, taze hazırlanmış çorbaları Allahın her günü sofraya getirmişler. Dar gelirli olsalar bile uydurma hazır yiyecekleri sofraya getirmeyi aile onuruna aykırı bulmuşlar. İşte bu aile geleneğinin uzantısı ve gerçek temsilcisi lokantalar "esnaf lokantaları".

Peki esnaf Lokantası nedir?

Öğlen yemeklerini dışarıda yemek zorunda olan yakın çarşı esnafının yemek yediği lokantadır. Esnaf lokantasında ev yemekleri yenir. Her türlü zeytinyağlı, bamya, enginar, yerelması, barbunya, piyaz mı istersin, etli Özbek pilavı, elbasan tava, beğendili kebap, acem tavuğu, hünkar beğendi, tandır, iç pilav, nohut, kuru fasulye, cacık mı? Yok yoktur… Çoğu sadece öğle yemeği için açılan ve erkenden kapanan, patronla işçinin yan yana yemek yediği bu lokantalarda insanlar "Hoş geldin abi!" gibi sıcak bir şekilde karşılanır ve öyle fazla merasime, abartıya kaçmadan, hızlı ama saygılı bir şekilde servis yapılır. Yemek sonu önünüze siz sormadan çay ya da acı kahve gelir ve kasada çok makul bir fiyat öderken "patron" ile ayaküstü sohbet edilip, hal hatır sorulur, çoğunda kredi kartı
geçmez. Geçen süre en fazla yarım saattir ama yine de fast foodtan çok farklı bir şeydir bu. Hatta tam tersine... Bizdeki gerçek fast food özellikle İstanbul’da bol bol örnekleri bulunan ve çoğu da lezzetli, kese delmeyen, sağlıklı, taze yemekler hazırlayan esnaf lokantalarında yeniyor. Ankara’ da Tarihi Çiçek Lokantası, Mutlu Lokantası ve Hüsrev de benim tercihlerim arasındadır. Bu tip lokantalar daha çok bir yaşam biçimini temsil ediyor ve bir salataya 15 YTL yazan, doğru dürüst bir kapuçino yapamayan modern "cafe"lerden çok farklılar. Mesela Mutlu’ da yemekten sonra, baharda can eriği, kışın dilimlenmiş portakal, yazın dilim karpuz ya da kavun, çayın yanında da sütlü irmik tatlısı ikram ederler ki yemeğin biraz tuzlu kaçmış olsa bile insan mutlu ayrılır oradan.  

Bu arada ben de dışarıdaki ilk yemeğimi Ankara, Ulus Heykelde, Tarihi Mutfak Lokantasında yediğimi hatırladım. Çift pideli meşhur Ankara Döneriydi galiba mideye indirip bana mısın demediğim ve bugünlerde hiçbir şeyde o tadı bulamadığım yemek… 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
2855 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter