Kızarmış tavuk yüzünden

27.06.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Efendim, herşey aslında kızarmış bir tavuk yüzünden…

Okuduğum yazıların, belleğimde kendilerine yer bulup kalması olayını anlayabilmiş değilim. Bazen iki gün önce okuduğum bir makaleyi hatırlamakta zorlanırım; bazen de yirmi-otuz yıl önce okuduğum bir kitabı baştan sona hatırlarım. Aziz Nesin’in pek çok kitabı da belleğimde kendine yer bulup kalıcı olanlar grubuna girer. Örneğin: Bir Sürgünün Anıları kitabını öğrencilik yıllarımda okumuştum. Bu kitaptan çok sevdiğim bir bölümü, bu güne kadar pek çok kişiye beş dakika da özetledim. İşte o bölümü bir kez de Yemek Hikayeleri Okurlarına sunuyorum:

Aziz Nesin ve bir profesör arkadaşı Bursa’da üç yıl ikamet etmeye mahkum ediliyor. Ekonomik yönden bin bir sıkıntıyla geçen günler. Kaldıkları evin kirasını ve yiyecek parasını sağlamak için yapmayacakları iş yok. Ama ikisi de mimli oldukları için iş bulmakta zorlanıyorlar. Geçici işlerle ve yakınlarının arada bir gönderdiği paralarla idare ediyorlar.

Bir süre sonra, genç bir çocuk bunlara musallat oluyor ve sabah akşam, çat kapı evlerine geliyor. Sürekli “Abi ben de sosyalistim, bana da sizin örgütte bir görev verin.” talepleri; “Git oğlum işine, ne örgütü? Ne görevi ya? Bak burada üç kuruşa hayatta kalmaya çalışıyoruz.” diye cevaplanıyor. Tabi çocuk her geldiğinde, bunların zaten kıt olan yemeğine de ortak oluyor. Bir gün ellerine biraz para geçiyor ve kendilerine kızarmış tavuklu ziyafet sofrası kuruyorlar. Tam yemeğe başladıklarında çat kapıda süngerli bela.

Aziz Nesin: “Valla ben bu tavuğu ona yedirmem.” deyip; hemen bir plan yapıyor. Tavuğu saklıyorlar ve çocuğa: “Tamam sana artık güveniyoruz ve örgütümüze alıyoruz. İlk görevin şu pusulayı, hemen Ulucami’nin arkasındaki üçüncü çınar ağacının kovuğuna bırakmak. Kgb ajanları gelip o pusulayı alacak…” Eline yabancı dilde bir kağıt tutuşturulan genç sempatizan, uçarak gidiyor ilk görevine. Bizimkiler de çıkartıp kızarmış tavuklarını afiyetle yiyorlar.

O günden sonra, ne zaman bu süngerli bela kapıyı çalsa; hemen eline bir pusula verip sepetliyorlar. Nihayet üç yıllık sürgün bitiyor ve Bursa’dan ayrılıyorlar.
Aradan yirmi küsur yıl geçiyor ve yetmişli yıllarda bir gün Necip Fazıl’ın çıkarttığı gazete de sür manşet: ”Komünist Aziz Nesin’in Kuryesinden İtiraflar!”

O genç çocuk yıllar sonra hidayete ermiş ve geçmişte yaptığı Aziz Nesin-Kgb bağlantısı görevini(!) bir bir gazeteye ifşa ediyor. Aziz Nesin, hemen Necip Fazılı arayıp; olayın aslını astarını anlatıyor. Bir yandan da, bir savcı bu haberi ciddiye alıp dava açarsa diye kendince savunma metni hazırlıyor:

-Efendim, herşey aslında kızarmış bir tavuk yüzünden… 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3557 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter