"Kızarmış kırmızı domateslerden getirdim" afferder misin?

16.07.2012 - 8:00 | - Yemek Hikayeleri Admin Tüm hikayeler
  • Tohumlar bir o yana bir bu yana savruldukça insanları öbek öbek görsel şölene çekmeye başlamıştı.

Tohumlar bir o yana bir bu yana savruldukça insanları öbek öbek görsel şölene çekmeye başlamıştı. Emre ile ailesinin evi de her zamanki gibi şendi. Emre'nin anne ve babası heyecanlı idi...O gün seçimlerde oy kullanacaklardı. Bu seçimler önemliydi. Bu nedenle erkenden kalktılar. Onlar evden çıkmak için hareketlendiğinde...Bir başına kalacağını anlayan Emre, kadim dostu..Malkof'un kapısına koştu ve çaldı.

"Annemle babam seçmelere gidiyorlar da, ben de biraz burada kalabilir miyim?"

Malkof, duruma şöyle bir baktı.."ne yapabilirim" dedi..Dedi demesine de Emre'yi de çağırdı.

-"gel bakalım".

Emrenin yüzüne bahar güneşi vurmuştu. Fırsat kaçmasın diye hemen içeri girdi. Girer girmez de pozisyon aldı.

-"Peki şimdi ben ne yapacağım?"

Malkof bir çocukla birlikteliğin deve sırtında top oynamak gibi olduğunu bildiği için...hazırlıklıydı. Ortada vukuat çıkmadan...

"Birlikte kurabiye yapalım" dedi.

 

Emre sevinmişti.
Mutfağa gittiler..
Birlikte kurabiye yapmaya başladılar..

 

Bir kalp, bir yızdız, bir ayıcık. bir kalp bir yıldız..bir ayıcık....

Kurabiyeler çok güzel görünüyordu. Emre bu güzellik karşısında boş durmamış..onlarla ilgili planlar yapmaya başlamıştı. Beslenmesine koyar, hatta Burcusu'ya bile götürürdü. Burcusu ona gülümserdi. Ancak, Malkof, ondan erken davrandı ve madem kurabiye yaptık; arkadaşlarımı çağırayım dedi..Demesi ile birlikte hareket etmesi de bir oldu. Telefonu aldı ve çocukları ile birlikte arkadaşlarını davet etti. Bu durum Emre'nin hiç hoşuna gitmemişti. Hem de hiç. Bütün planlar suya yatmıştı.

Kurabiyeleri çıkardıklarında Emre'nin içi gitmişti. Güzelim kurabiyeler elden gidecekti. Bir yolu olmalıydı...

Malkof içeride kitap okurken..Emre'ye de gün doğmuştu. Bir ara mutfağa girdi. Giriş o giriş..Malkof'a çaktırmadan yemeye başladı. Bir kurabiye..iki kurabiye..üç kurabiye.. derken bütün kurabiyeler bitti.

Malkof bir ara yerinden kalktı. "Emre neredeydi ki?" Az biraz dolaştı evin içinde.

Nihayet mutfağa vardığında...o korkunç manzara ile karşı karşıya kalmıştı. "Hiç kurabiye kalmamıştı"

-"Nasıl olur? Nasıl olur..diye dönüp durmaya başladı.

Kızdı. O kadar çok kızdı ki..Dayanamayıp dolaptaki turşu kavanozuna dayandı..bitirdi...

Saatler saatleri kovalamaya ve Malkof...kıvrım kıvrım kıvranmaya başladı. Emre bir terslik olduğunu anlamıştı. Anlamıştı ama...işte ne yapabilir ki.

Endişe ile annesi ve babasının gelmesini bekledi.

Nihayet kapı çalınmış ve gelmişlerdi. Onlar gelir gelmez nefes almıştı...Eve gittiğinde ilk işi koşa koşa dolaba gitmek oldu. Diğerlerine göre daha büyük bir domatesi çıkardı. Yamru yumru, yarı çamurlu yıkadı domatesi. Biryandan da parmaklarını yalıyordu. Tam..Ekmek tahtasını koymuş domatesi kesecekti ki..Annesi; "hayrola" dedi.

"Turşu kavanozunu bitirdi de" dedi..Malkof'u, tedavi edeceğim" ...Hızlı hızlı domatesleri kesmeye girişti tekrar. Annesi domates nasıl tedavi edecek turşunun etkisini dedi. Emre "eder, eder" dedi. Anne baktı emre kararlı. Yardım etti.

Malkof Lazeryan öfkesinden ve mide ağrısından kıvrılmış yatmaya çalışıyordu:

Kapının sesini duyunca, büyük bir güçlükle yerinden kalktı ve kapıya gitti.

Kapıda Emre..

"Kızarmış kırmızı domateslerden getirdim", afferder misin?
 

Yemek Hikayeleri Admin tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
2514 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
yemek hikayeleri

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter