İşkembeden...

23.12.2010 - 11:23 | - Tüm hikayeler
  • Dilimizi seviyorum… Deyimlerini, kafiyelerini, hüznünü, neşesini…Bazen bir sözcüğün peşine takılıp gidiyorum Perşembe, işkembe, işkence, iskemle

Esasında hiç anlamam işkembeden. Yemek Hikayeleri’nin Perşembe yazarıyım ya bir İşkembe yazısı yazayım dedim. Sırf, kafiyeli diye…Bende yalan yok! Evet Müjdat Gezen’in  Şizoşems şiirindeki gibi : 

 

“ ….

Sen de farkettin zaman kötü en iyisi biz işi deliliğe vuralım,

Sen kedilerden kork işkembesin diye,

Ben insanlardan korkayım iskemleyim diye,

ve iskemle üzerinde işkembe, çarşamba, perşembe

gün say Şemsettin gün say…”

             

 Dilimizi seviyorum… Deyimlerini, kafiyelerini, hüznünü, neşesini…Bazen bir sözcüğün peşine takılıp gidiyorum Perşembe, işkembe, işkence, iskemle… Perşembe’nin  Farsça kökenli penc + şenbe’den gelişi  fark etmiyor. Çok uzun zamandır Türkçe bir kelime Perşembe, Çarşamba ile Cuma’nın ortasında… Ordu’da, Zonguldak’da  ve Şanlıurfa’da  ayrı ayrı yerleşim birimlerine verilen ortak ad Perşembe… Öyle oki gibi, bay gibi uyduruk değil. Bir geçmişi, ortak bir tarihi var…

 

 Bizim evde nedense hiç pişmezdi işkembe çorbası. Otuz yaşını devirmiştim ilk tattığımda, hiç unutmam bir yılbaşı sabahıydı….Eğlenmek mecburiyetindeymiş gibi eğlenilmeye çalışılan yılbaşı kutlamalarını hiç sevmem! Dostlarımla geçirdiğim birkaç özel  kutlamadan başka önemli bir hatırası da yoktur bende yılbaşı gecelerinin. İşte o nadir zamanlardan birine denk geldiği için sevilmiştir belki  ilk işkembe çorbası, unutulmamıştır…

 

 Öyle Perşembe’den, İşkembe’ye, daldan dala atlayarak geldik yeni yıla!… Sahi bir hafta kaldı,  bir yıl daha bitmek üzere. Benim, hiçbir programım yok yılbaşı gecesi için. Hani gönül isterdi şen şakrak, hoş sohbet dost muhabbetleriyle sabahlayarak,  ilk saatlerini işkembe çorbasıyla karşılayalım yeni yılın...

 

2010 yılında güzel günlerim de oldu elbet ama genelde hasretle, hayretle, en çok da gayretle geçti… Çok yoruldum, çok bekledim, çok şaşırdım… Sevindiğim de oldu tabi ama ülkem gibi yalnızlık ve yoksunluk çektim daha çok… İşkembeden atanlar duydum çokça, tarihi yeniden yazanlar, gerçeği çarpıtanlar…Nesini kutlayayım, gidişini mi? Üç kuruş maaşımı bir geceye yatırarak mı?

 

Bak ben uydurmuyorum, gelen gideni aratırmış! Yalnız, yoksul ve güzel  ülkem için yine zor bir yıl olacak bu gelen yıl. Havada uçuşan toz pembe yalanlara kanmadan, yine de yılmadan, yılmamak için mümkünse kendi meşrebimizce eğlenebilerek geçirmemiz temennisiyle…      

 

Dip Not:

işkembedenatmak(söylemek): uydurarak söylemek.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3755 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Etiketler
işkembe çorbası, yemek ve yaşam, yemek hikayeleri, canan özkazanç yazıları

Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter