Helal süt emmiş

25.07.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • "Helal süt emmiş" lafının derinliğini, çocukluğumdan beri çözemedim

"Helal süt emmiş" lafının derinliğini, çocukluğumdan beri çözemedim. Ahlak ve erdemi, beslenmedeki helal/haram kriterine dayandıran bir söz. Bu kriteri de anneden emilen bir damla süte kadar götüren bir anlayış. Yani henüz hiçbir ahlaki değerle tanışmamış insanoğlunu, kendisini emziren annesinin emdiği sütün oluşumu için yediği besinlerin helal olmasına kadar sorgulayan bir derin anlayış. İşte ben bu derin sorgulamayı çözemedim bir türlü.

Önce 'Annen nasıl?' dedi. 'Çok şükür 15 gün sonra da olsa annemi soruyorlar bari' dedim. Annemi sorduktan sonra da 'Şöyle bir durum var. Maalesef bu ekonomik kriz var, çalışamayacağız seninle' dedi. 'Ciddi misin?' dedim. Çünkü kendimden küçücük bir şüphem yok. Belki de sonlarda akla gelebilecek...Bilemiyorum çok mu önemsiyorum kendimi? Ben kimlerin nasıl okunup okunmadığını biliyorum. Çok üzüldüm. En azından içim çok kırıldı Şunu söylemeden geçemeyeceğim. Bütün gazteleri okuyorum. Yazıları okuyorum. Orada o kadar çok gidecek insan var ki... O zaman diyorum ki 'Niye ben?' Benden önce gidecek çok insan var gazete. Hiç kimse kusura bakmasın."/Habertürk

Doğan Medya Grubuna ait Hürriyet Gazetesinden ekonomik nedenlerle işine son verilen Yazar Pakize Suda, böyle anlatıyor işten çıkartılışını. Pek çok sektörde işten çıkartmaların yaşandığı, çalışanların ekmek teknelerinden oldukları günler yaşıyoruz. Ne yazık ki her ekonomik krizde olduğu gibi patronların ilk aklına gelen maliyet unsuru çalışanlar oluyor. Ancak Pakize Suda'nın "Niye ben?" sorusu da pek haksız sayılmaz. Gerek Hürriyet ve gerekse diğer Doğan Medya Grubu gazetelerinde o kadar çok "okunmayan" yazar var ki. Bence de Pakize Suda'ya gelinceye kadar, epey kişinin işten çıkartılması gerekiyordu.

Ayrıca Doğan Medya Grubu içinde köşe yazarlığı yapan ve bu yayın grubuna ait gazetelerinin boykot edilmesini isteyen mevcut iktidarı, yıllardır koşulsuz destekleyen yığınla isim var. Çetin Altan, Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Nur Çintay, Avni Özgürel, Hasan Celal Güzel gibi. Daha birkaç gün önce de bu gazetelerin alınmamasını isteyen başbakanın basın danışmanı Akif Beki bu yayın grubunda köşe yazarlığına başladı. Sonuçta köşe yazarları da ekmeklerini kazanan insanlar. Yazdıkları yazı karşılığında o gazete patronundan belli bir ücret/telif geliri elde ediyorlar.

Ama ortada garip ve anlaşılmaz bir durum var. Bu yazarlar hep iktidarı destekleyen yazılar kaleme alıyorlar ama aynı iktidar bu yazarların çalıştığı gazetelerin boykot edilmesini istiyor. Bu gazeteleri para verip alan okurların, büyük çoğunluğu da iktidara muhalif insanlar. Bu okurların paraları ile bu yazarların maaşları ödeniyor. Sözkonusu yazarlar da, bu paralarla karınlarını doyuruyorlar. Hani emdiğimiz sütün helal/haram olmasının sorgulandığı bir kültürde, böyle karın doyurmayı da anlayabilmiş değilim. 

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
2884 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter