Harala gürele alışveriş

21.11.2011 - 8:00 | - Tüm hikayeler
  • Kütlesi ağır olanlar alta, hafif ve narin ürünler üste konulmalı

Bugün saat 14.00 gibi aylık market alışverişine gittik. Eve geldiğimizde saat 18.00 i geçmişti. Gerçi zamanımızın çoğu marketin bulunduğu Antares Alışveriş Merkezinin giyim mağazalarında geçti.

Tırtıllar, sabahtan beri bayram hasılatını bir an önce harcamak için başımın etini yediler. Ben de "aman ekonomimiz resesyona girmesin, piyasalarımız biraz canlansın" türü bir makro düşünceyle onlara uydum. Hem onların kendi paralarını (sonuçta el öperek kazandıkları bir para) harcama biçimlerini görmek istedim.

Küçük Tırtıl, beğendiği elbisenin indirimli fiyatında ekstradan bir indirim daha yaptırmak istedi ama satış görevlisi olumsuz cevap verdi. Tırtılın ısrarına ben de destek verince görevli gidip müdürle konuştu ve indirim yapmalarının imkansız olduğunu yineledi. Tırtıl gidip bir de müdürle bizzat görüştü fakat sonuç değişmedi. Bunun üzerine çok beğendiği elbiseyi bırakıp başka bir mağazaya geçtik. Üç beş mağaza daha dolaştık ama bir türlü içine sinen bir kıyafet bulamadık.

–Baba, gidip o elbiseyi alayım mı sence?
-Onu çok beğendin değil mi?
–Evet.
-O zaman git al...

Tez canlı birisi olmama rağmen, market alışverişinde elimden geldiğince sabırlı davranırım. Eskiden evde alışveriş listesi yapıp öyle markete giderdik. Son yıllarda liste yapmadan bodoslama dalıyoruz, ezberimizdeki zorunlu ihtiyaçlara. Bin bir çeşit ürünün yığıldığı reyonlarda, kaliteli ürünleri ve makul fiyatları bulmaya çalışırız. Uzun süredir kalitesinden memnun olduğumuz için fiyatına hiç bakmadan alıp arabaya koyduğumuz ürünlerde vardır tabi. Alıştığımız, bildik markalardan pek kolay vazgeçmeyiz. Yani biraz muhafazakar tüketici yanımız var. Ancak bazı ürünlerde, yeni çıkan markalardan da satın aldıklarımız olur. Üstelik böyle ürünleri, tanıtım süreci içinde oldukça ucuz fiyattan almış oluruz.

Tabi en çok da bizim Tırtılların, çaktırmadan alışveriş arabasına sokuşturdukları ürünlere dikkat ediyoruz. Makul ölçüleri aşan tırtıl gıdalarını, reyon aralarında fark ettik, ettik. Yoksa ancak eve gelip poşetler açılınca fark edebiliyoruz.
Bir de kasada ödeme yaptıktan sonra poşetlerin alışveriş arabasına ve otoparka inince bizim arabanın bagajına konulmasında azami dikkat gerekiyor. Kütlesi ağır olanlar alta, hafif ve narin ürünler üste konulmalı. Hazır kekin üzerine beş kiloluk ayçiçek yağı konulunca, telafisi imkansız sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

Nihayet evin otoparkındayız ve bagajdaki poşetleri alıp eve gireceğiz. Herkes taşıyabileceği kadar poşeti alıp çıkıyor merdivenlerden. Tabi beş kiloluk ayçiçek yağı, beş kiloluk tozşeker, on kiloluk toz deterjan, ace-vernel-cif üçlüsünün ve sütaş süt-yoğurt ikilisinin bulunduğu baba poşetler babaya bırakılıyor.

tarafından girilen tüm hikayeler Yemek ve yaşam kategorisindeki tüm hikayeler
3024 kez okunmuştur. Yorumlar (0) - Yorum Yaz! Sık kullanılanlara ekle veya Paylaş

Yorum Gönder

Lütfen tüm alanları doldurmayı unutmayınız!


Kategoriler

Yeni Hikayeler

Yeni Yorumlar

Çok Okunanlar

Çok Yorumlananlar

E-Bülten

Bizden haberdar olmak için
Copyright © Yemek Hikayeleri
hit counter